Gebelikte SARS-COV-2 RT-PCR pozitifliğinin gebelerin duygu durumuna etkisinin SCL 90 R ölçeği ile değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE ULUSLARARASI TIP FAKÜLTESİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ARZU ÇETİN

Danışman: Ahmet Birtan BORAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Şiddetli akut solunum yolu sendromu koronavirüs-2 (SARS-CoV-2), ilk olarak Çin'in Hubei eyaleti, Wuhan'da tanımlanan ve 2019-2020 pandemisine sebep olan yeni bir virüstür. Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2019 yılında pandemi ilan edilmiştir. Covid-19 salgını ile ilgili uygulanan karantina, yayınlanan haberler, ölüm sayıları toplumda stres ve endişe nedeni olmuştur. Pnomöniye neden olan virüslerin gebelik esnasında özellikle bir endişe sebebi olduğu uzun zamandır bilinmektedir. Araştırmalar, duygusal dalgalanmalar, stres, depresyon ve anksiyete sorunlarının perinatal dönemde daha yaygın olduğunu göstermiştir. Bu sebeple perinatal dönem, pandeminin mevcut olumsuz etkilerini derinleştiren bir risk faktörü olabileceğinden bu popülasyonu derinlemesine değerlendirmek gerekir. Mevcut literatürde kadınlar, yaşlılar, çocuklar, ergenler, psikyatrik hastalığı olanlar, göçmenler, sağlık çalışanları gibi gruplarda Covid-19 pandemisinin ruh sağlığı üzerine etkileri araştırılmıştır. Literatürde, obstetrik popülasyonda Covid-19'un seyrini; bu enfeksiyonu geçiren gebelere psikolojik etkisini araştıran-karşılaştıran çalışmalar kısıtlı sayıdadır. Çalışmamızın amacı SARS-Cov-2 RT-PCR pozitifliği olan gebeler ve sağlıklı gebelerin, Semptom Kontrol Listesi 90-Revize (SCL-90-R) anketi ile duygudurumunu değerlendirmek ve hastalığın gebeler üzerinde psikolojik etkilerini tespit etmektir. Çalışma sonucunda özel bir grup olan hamile kadınların, pandemi dönemlerinde ortaya çıkabilecek duygudurum bozukluklarını en aza indirebilecek psikolojik müdahaleler, sağlık politikalarının planlanması ve yürütülmesi ve destek stratejilerinin geliştirilmesi açısından literatüre değerli bir katkı sağlayacağını düşünmekteyiz. Yöntem: Çalışmamıza 27/10/2022-28/03/2023 tarihleri arasında Süleymaniye Kadın Hastalıkları ve Çocuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi' ne başvuran 18-45 yaş aralığında, bilinen komorbit hastalığı ve ek psikyatrik problemi olmayan ve SARS-Cov-2 RT-PCR sonucu pozitif olan 109 hasta gebe ve 100 sağlıklı gebe olmak üzere toplam 209 kişi dahil edildi. Araştırmaya dahil edilen tüm gebelere 90 sorudan oluşan Semptom kontrol listesi ( SCL-90-R ) anketi uygulandı. Okur-yazar olmayan ve yoğun bakım ünitesinde yatan ve entübe olmayan hastalara sorular tek tek okundu ve hastaların cevapları işaretlendi. Testten alınan puanlara göre her hasta için genel semptom indeksi ve somatizasyon, obsesif-kompulsif, kişiler arası duyarlılık, depresyon, anksiyete, öfke, fobik anksiyete, paranoid düşünce, psikotik bozukluk ve ek maddeler alt grupları için hesaplama yapıldı. Elde edilen puanlara göre 1'in üzerindeki değerler anlamlı kabul edildi ve kişinin o psikopatolojiye eğilimli olduğunu gösterdi. Bu değerlerle birlikte gebelerin yaş, BMI, kan grubu , evde yaşayan kişi sayısı, gebelik sayısı, eğitim düzeyi, gelir düzeyi, göçmen olup olmaması, sigara kullanımı, enfeksiyon gebelik haftası, hastalık semptomları, hastaneye başvuru şekli, doğum endikasyonu, doğum şekli, bebeğin doğum kilosu, bebek 1.dakika apgar skoru, bebek 5.dakika apgar skoru, bebek yoğun bakım ünitesi ihtiyacı, gebenin hastanede yatış süresi, gebenin yoğun bakımda yatış süresi, hastanede yatışı boyunca aldığı tedaviler, gebelikte aşı durumu, aşı çeşidi ve aşı haftası kaydedildi ve çalışmamızda değerlendirildi. Bulgular: Çalışmamıza katılan gebelerden covid olan grupta kaygı anksiyete skoru Covid olmayan gruptan anlamlı (p 0.05) farklılık göstermedi. Covid olan ve olmayan grupta somatizasyon, obsesif kompulsif değeri anlamlı (p>0.05) farklılık göstermedi. Covid olan ve olmayan grupta genel semptom indeksi anlamlı (p>0.05) farklılık göstermedi. Covid olan ve olmayan grupta depresyon skoru anlamlı (p>0.05) farklılık göstermedi. Çalışmamızda aşı olan grupta depresyon skoru, kaygı anksiyete skoru ve fobik reaksiyon skoru aşı olmayan gruptan anlamlı (p 3 gün olan Grup 2 de somatizasyon, obsesif kompulsif değeri hastanede yatış süresi ≤3 olan grup 1 den anlamlı (p<0.05) olarak daha yüksekti. Grup 2 de kişiler arası duyarlılık değeri grup 1 den anlamlı (p<0.05) olarak daha yüksekti. Grup 2 de depresyon skoru, kaygı anksiyete skoru grup 1 den anlamlı (p<0.05) olarak daha yüksekti. Sonuç: Çalışmamız Covid-19 pandemisinin gebe popülasyonda kaygı anksiyete üzerine negatif etkisi olduğunu göstermiştir. 2.cil sonuçlar: Bulgularımız, gebelikte Covid-19 aşısının doğum, anne sağlığı ve yenidoğan sonuçları üzerinde koruyuculuğunu ve güvenliğini desteklenmiştir. Covid -19 pozitif gebeler arasında sigara kullanımının ve hastanede yatış süresinin uzun olmasının duygudurum üzerine negatif etkilerinin olduğu gösterilmiştir. Covid-19 pozitif olan hastaların A Rh (+) kan gurubu oranı daha yüksek tespit edilirken; A Rh (-) ve 0 Rh (-) kan gurubu oranı daha düşük tespit edilmiştir ve bu bulgumuz, literatür verileri ile benzerlik göstermiştir. Vitamin C kullanımının hastalık şiddetini ve hastanede yatış süresini önemli ölçüde azalttığı çalışmamızla desteklenmiştir. Anahtar Kelimeler: Covid-19, gebelik, SCL-90-R, duygudurum bozuklukları, yenidoğan, somatizasyon, obsesif-kompulsif, kişiler arası duyarlılık, depresyon, anksiyete, öfke, fobik anksiyete, paranoid düşünce, psikotik bozukluk.