Majör depresif bozukluk tanılı kadın hastalarda çocukluk çağı travmalarının üst bilişler ve cinsel yaşam kalitesi üzerine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CANSU ÜNSAL
Danışman: Kamil Nahit ÖZMENLER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Depresyon sık görülen, etiyolojisinde birçok etkenin yer aldığı ve işlevsellikte ciddi düzeyde bozulmaya neden olabilen psikiyatrik bir tablodur. Çocukluk çağı travmatik yaşantıları fiziksel, ruhsal ve sosyal alanlarda bireylerin gelişimini olumsuz yönde etkilemekte ve uzun dönemde çeşitli psikiyatrik hastalıkların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bilişleri değerlendirme, izleme ve kontrol etme stratejilerin psikiyatrik hastalıklardaki rolünü inceleyen üstbiliş hipotezine göre çocukluk dönemindeki travmatik yaşantılar bireylerde maladaptif üstbilişsel inançların gelişmesine neden olmaktadır. Gelişen olumlu ve olumsuz inançlar psikiyatrik hastalıkların ortaya çıkmasına neden olmakta ve yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. Literatürde bu bağlamda sınırlı sayıda araştırma bulunmakla birlikte bu etkenlerin cinsel yaşam kalitesi üzerindeki etkisine dair çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmada, majör depresif bozukluk tanısı konulan kadın hastalarda çocukluk çağı travmalarının üstbilişler ve cinsel yaşam kalitesi üzerine olan etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Kesitsel tasarıma sahip olan mevcut çalışmanın örneklemini Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Kliniğine başvurup majör depresif bozukluk tanısı alan ve son 6 aydır düzenli cinsel hayata sahip olan 20-49 yaş arasındaki 91 kadın hasta ile belirtilen özellikler bakımından benzer ve gönüllü olan 99 sağlıklı kadın kontrol oluşturmaktadır. Katılımcıların sosyodemografik verileri görüşme sırasında kaydedilmiş olup, sonrasında Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği (DASÖ-21), Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği (ÇÇTÖ-33), Üst Biliş Ölçeği (ÜBÖ-30) ve Cinsel Yaşam Kalitesi Ölçeği-Kadın uygulanmıştır. Elde edilen veriler uygun istatistiksel yöntemler ile analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 190 katılımcının yaş ortalaması 32,34±7,73 yıl ve eğitim yılı ortalaması 14,44±5,03 olarak hesaplandı. Yapısal eşitlik modeline göre çocukluk çağı travmalarının, Depresyon-Anksiyete-Stres Ölçeği-21 (Standardize regresyon katsayısı: 0,44; p<0,001) ve Üst Bilişler Ölçeği-30 (Standardize regresyon katsayısı: 0,36; p<0,001) üzerinde pozitif yönde anlamlı ve orta büyüklükte bir etkiye sahip olduğu ve Cinsel Yaşam Kalitesi Ölçeği-Kadın üzerinde ise negatif yönde ve anlamlı bir etkiye sahip olduğu (Standardize regresyon katsayısı: -0,35; p<0,001) belirlendi. Depresyon, anksiyete ve stres düzeylerinin (Standardize regresyon katsayısı: -0,28; p=0,014) ise cinsel yaşam kalitesi üzerine negatif yönde istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip iken; Üst Biliş Ölçeği-30'un (Standardize regresyon katsayısı: 0,09; p=0,388) cinsel yaşam kalitesi üzerine istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olmadığı bulundu. Sonuç: Majör depresif bozukluk tanılı kadın hastalarda çocukluk çağı travmalarının üstbilişler ve cinsel yaşam kalitesi üzerine aracılık etkisinin değerlendirildiği mevcut çalışmada çocukluk çağı travmalarının, üstbilişler üzerine doğrudan, cinsel yaşam kalitesi üzerine doğrudan ve ek olarak depresyon, anksiyete ve stres düzeylerini etkileyerek dolaylı şekilde etkisinin olduğu saptanmıştır. Sık görülen, kronikleşme riski olan ve tedavi edilmediği takdirde kişilerin cinsel yaşam dahil tüm alanlarda yaşam kalitelerini etkileyebilen depresyonun etiyolojisine ve tedavisine yönelik yapılacak ileri çalışmalar literatüre katkı sağlayacaktır.