Ankilozan spondilitte miyeloperoksidaz/paraoksonaz-1 oranı ile disfonksiyonel HDL düzeylerinin değerlendirilmesi ve koroner arter hastalığı ile ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YAĞMUR ÇAĞLA REİS

Danışman: Barış NACIR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmanın amacı ankilozan spondilitli (AS) hastalarda miyeloperoksidaz/paraoksonaz-1 (MPO/PON-1) oranı ile disfonksiyonel yüksek dansiteli lipoprotein (dHDL) seviyelerini belirlemek, ekokardiyografi ile ölçülen epikardiyal yağ dokusu kalınlığının (EYDK) MPO/PON-1 oranı ile ilişkisinin varlığını araştırmaktır. Materyal ve Metod: Çalışmaya dahil edilme kriterlerini karşılayan, gönüllü olur aydınlatılmış onam formunu imzalayan 50 hasta ve 50 sağlıklı birey çalışmamıza dahil edildi. Hasta ve sağlıklı gönüllülerin yaş ve cinsiyet gibi demografik bilgileri, beden kitle indeksleri, hastaların AS hastalık aktivite skorları (Bath Ankilozan Spondilit Hastalık Aktivite İndeksi (BASDAİ), Bath Ankilozan Spondilit Fonksiyonel İndeksi (BASFİ), Ankilozan Spondilit Hastalık Aktivite Skoru-C reaktif protein (ASDAS-CRP)), AS hastalık süreleri, insan lökosit antijeni-27 (HLA-B27) genetik polimorfizm durumları ve kullandıkları ilaçlar kaydedildi. Hasta ve sağlıklı gönüllülerin 12 saat açlık sonrası alınan kan biyokimyasında kan total kolesterol, trigliserit, HDL, düşük dansiteli lipoprotein (LDL), CRP ve eritrosit sedimentasyon hızı (ESH) düzeyleri tetkik edildi. Ek olarak başka bir biyokimya tüpüne alınan kandan MPO ve PON-1 düzeyleri otomatik bir analiz cihazında piyasada bulunan kitler (Rel Assay, Türkiye) kullanılarak ölçüldü. Serum ayırıcı tüplere alınan kanlar 20 dakikalık inkübasyon periyodundan sonra 1500 g'de (santrifüje yerleştirilen örneği bileşenlerine ayıran fiziksel etki, gravite) 10 dk santrifüj edilip serumları eppendorf tüplerine ayrılarak analiz gününe kadar -80 derecede saklandı. Toplanan kanlar Bolu Abant İzzet Baysal Biyokimya Araştırma Laboratuvarına biyolojik materyal transfer protokolüne uygun olarak götürüldü. dHDL belirteci olarak MPO/PON-1 oranı hesaplandı. Hastalara ve sağlıklı gönüllülere Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi kardiyoloji polikliniğinde ekokardiyografi uygulandı. Tüm hastaların ve kontrol grubundaki olguların ekokardiyografik değerlendirmeleri aynı, ekokardiyografi konusunda deneyimli kardiyolog tarafından yapıldı. Konvansiyonel M-mod, 2- boyutlu ve renkli doppler görüntülemeleri sırasında, parasternal ve apikal pencereler kullanıldı. Hastaların ve kontrol grubundaki bireylerin EYDK ve ejeksiyon fraksiyonu (EF) ölçüldü. Bulgular: Her iki grubun demografik verileri benzerdi. Hasta ve kontrol grubundaki olgular arasında HDL, LDL ve trigliserit düzeyleri yönünden fark saptanmazken, MPO, PON-1 düzeyleri, MPO/PON-1 oranı ve EYDK açısından anlamlı farklılık saptandı (p<0,05). MPO düzeyi ve MPO/PON-1 oranı ile EYDK arasında pozitif korelasyon bulunurken, PON-1 düzeyi ve EYDK arasında negatif korelasyon saptandı. Sonuç: Bu çalışmada koroner arter hastalığının (KAH) biyokimyasal belirteci olarak sayılan MPO/PON-1 oranının AS hastalarında daha yüksek olduğunu saptadık. Aynı zamanda aterosklerotik kalp hastalığının ekokardiyografik göstergesi olan EYDK ile MPO/PON-1 oranının ilişkisini ortaya koyduk. Bu sonuçlar ile AS'li hastalarda MPO/PON-1 oranı ve EYDK'nın KAH'ın erken tespiti amacı ile kullanılabileceğini düşünüyoruz.