Gestasyonel diyabet hastalarında santral retinal arter resistive indeksinin hedef organ hasarıyla ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÖKÇE NAS
Danışman: İhsan ATEŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Gestasyonel diabetes mellitus (GDM) tanılı gebelerde santral retinal arter (CRA) resistive indeksinin (RI) araştırılması ile mikrovasküler ve makrovasküler komplikasyonlar için öncül bulguların saptanabileceğini ve yeni bir molekül olan endotel hasarı göstergesi olarak bahsedilen endokan seviyelerine eş zamanlı bakarak hedef organ hasarı için aralarındaki ilişkiyi ve sonuçlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Çalışmamız prospektif bir gözlemsel çalışma olarak tasarlanmış ve Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'ne başvuran GDM tanılı gebeler ve GDM tanısı olmayan gebeler karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Çalışmaya alınan gebelerin doppler ultrasonografide sağ ve sol CRA RI ve endokan düzeylerine bakılmıştır. Hastaların yaşı, kaçıncı doğumu olduğu, abortus sayısı, önceki GDM öyküsü, GDM tedavisi için insülin kullanımı, vitamin replasmanı alması ve laboratuvar değerleri not edilerek; iki grubun tüm özellikleri ve sonuçları karşılaştırmalı olarak incelmiştir. Bulgular: Çalışmamıza toplam 87 gebe dahil edilmiştir. Hastaların 43'ü GDM tanısı alan gebelerden, 44'ü ise kontrol grubu olarak GDM tanısı almamış gebelerden oluşmaktadır. Çalışmaya dahil edilen 87 hastanın GDM tanısı dışında herhangi bir tanı almış hastalığı veya kullandığı ek ilacı yoktur. Çalışmadaki gebelerin ortalama yaşı 29,6±5,2 yıl ve ortanca gebelik haftası 32,0 hafta olarak bulunmuştur. Gestasyonel diyabeti olan ve olmayan gebeler karşılaştırıldığında; ileri yaş (p=0,01), daha önce gestasyonel diyabet öyküsü olması (p=0,003), düzenli vitamin replasmanı kullanımı (p=0,03), ALT'de yükseklik (p=0,005), HbA1c'de yükseklik (p=0,03) gestasyonel diyabeti olan gebelerde istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur. GDM tanılı gebelerde sağ ve sol santral retinal arter resistive indekslerinde yükseklik (p<0,001, p=0,001; sırasıyla) ve endokan düzeyinde düşüklük (p<0,001) istatistiksel olarak anlamlı saptanmıştır. Sonuç: GDM tanısı almamış gebelere kıyasla GDM tanılı gebelerde, doppler ultrasonografide sağ ve sol CRA RI değerlerinin anlamlı derecede yüksek olması; GDM tanılı gebelerde altta yatan hiperglisemi, hiperinsülinemi ve sitokinlerin etkisi ile kısa süreli hiperglisemiye rağmen, GDM tanılı gebelerde mikrovasküler ve makrovasküler komplikasyonların görülebileceği ve CRA RI değerinin GDM'de hedef organ hasarıyla ilişkili olduğu gösterilmiştir. Eş zamanlı olarak değerlendirilen ve endotel hasarı göstergesi olarak bahsedilen endokanın, GDM tanısı almamış gebelere kıyasla GDM tanılı gebelerde literatürden farklı olarak istatistiksel olarak anlamlı düşüklük saptanmıştır. Bu sonucun TNF-α ile IFN-γ'nın GDM'de eş zamanlı yüksekliği nedeniyle olabileceği düşünülmüştür. Bu sonuçlardan yola çıkılarak uygun maliyetli ve invazif olmayan doppler ultrasonografi ile bakılan CRA RI'nin, gelecekte mikro ve makrovasküler komplikasyonları tahmin etmek ve GDM tanısı koymak için alternatif bir yöntem olabileceği görüşündeyiz. Ayrıca endokan düzeyindeki düşüklüğe neden olan faktörler ile ilgili daha detaylı ve geniş çaplı çalışmalara ihtiyaç olduğunu ve bu çalışmalar ile endokanın GDM tanı ve tedavisinde kullanılabileceğini düşünüyoruz.