Mezenter iskemi hastalarında postoperatif laktat seviyesinin mortalite ve morbidite üzerine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ADANA TIP FAKÜLTESİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MERT AÇIKGÖZ

Danışman: Tolga ÖLMEZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: Akut mezenter iskemi (AMİ), intestinal perfüzyonun kısmen ya da tamamen kesilmesine bağlı gelişen, erken tanı ve müdahale edilmediğinde yüksek mortalite oranlarına yol açan ciddi bir batın acilidir. Görüntüleme ve cerrahi yöntemlerdeki ilerlemelere rağmen, özellikle ileri yaş ve komorbiditesi olan hastalarda AMİ hala önemli bir morbidite ve mortalite nedenidir. Spesifik olmayan klinik belirtiler ve tanısal değeri sınırlı laboratuvar testleri nedeniyle erken tanı çoğu zaman mümkün olamamaktadır. Laktat düzeyi, doku hipoperfüzyonunun ve anaerobik metabolizmanın biyokimyasal göstergesi olarak son yıllarda öne çıkmıştır. Ancak literatürdeki çalışmaların büyük bölümü preoperatif laktat düzeylerine odaklanmaktadır. Bu çalışmada, mezenter iskemi tanısıyla cerrahi uygulanan hastalarda postoperatif dönemde ölçülen laktat düzeylerinin mortalite ve morbiditeyle olan ilişkisi araştırılmıştır. Yöntem: Bu retrospektif kohort çalışma, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'nda gerçekleştirilmiştir. Mezenter iskemi tanısıyla cerrahi uygulanan hastalar dahil edilmiştir. Demografik veriler, preoperatif klinik skorlamalar (GKS, APACHE II, SOFA), cerrahi bulgular, laboratuvar parametreleri ve postoperatif laktat düzeyleri (0., 6., 12. ve 24. saat) analiz edilmiştir. Laktat düzeylerinin mortaliteyi öngörme performansı ROC eğrisi analizi ile değerlendirilmiş ve cut-off değerleri belirlenmiştir ve istatiksel analizler gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Toplam 98 hasta çalışmaya dahil edilmiştir; ortalama yaş 70,1 yıl, erkek oranı %55,1'dir. Yaş ve cinsiyetin mortaliteyle ilişkisi istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. ROC analizine göre, 24. saat laktat düzeyi >22 mg/dL, mortaliteyi öngörmede en yüksek tanısal doğruluğa sahipti (AUC: 0,855), duyarlılık %73, özgüllük %91 olarak hesaplanmıştır. Bu eşik değerin üzerindeki hastalarda, anlamlı şekilde daha yüksek oranlarda Clavien-Dindo Grade 5 komplikasyon (%94), intestinal nekroz ve sadece tanısal laparotomi uygulaması gözlenmiştir. Bu hastalar aynı zamanda daha kısa hastane ve yoğun bakım yatış sürelerine sahip olup, hızlı klinik kötüleşme eğilimi göstermiştir. Yüksek laktat grubunda ALT, AST, kreatinin, potasyum, PTZ gibi laboratuvar parametreleri belirgin şekilde yüksek; pH değeri ise anlamlı şekilde düşük bulunmuştur. BT bulguları arasında özellikle pnömotosistis intestinalis ve ileus varlığı bu grupta daha sık görülmüştür (sırasıyla p=0,001 ve p=0,010). Preoperatif klinik skorlamalar da (APACHE II, SOFA, GKS) mortaliteyle uyumlu şekilde kötüleşmişti. Sonuç: Bu çalışma, mezenter iskemi hastalarında 24. saat postoperatif laktat düzeyinin, mortalite ve ağır komplikasyonları öngörmede güvenilir bir biyobelirteç olduğunu ortaya koymuştur. Literatürde genellikle preoperatif değerlere odaklanılırken, çalışmamız postoperatif izlem sürecine dikkat çekerek özgün katkı sunmaktadır. Özellikle kalıcı hiper¬laktatemi, sistemik organ disfonksiyonu ve intestinal nekrozla güçlü ilişki göstermektedir. Elde edilen bulgular doğrultusunda, postoperatif 24. saat laktat düzeyinin izlenmesinin, yüksek riskli hastaların erken tanımlanması ve agresif tedavi planlarının şekillendirilmesinde klinik kararlara yön verebileceği düşünülmektedir. Bulguların daha geniş hasta gruplarında, çok merkezli ve prospektif çalışmalarla desteklenmesi gerekmektedir. Anahtar kelimeler: Akut mezenter iskemi; laktat, mortalite, cerrahi komplikasyon