Anormal servikal sitoloji öyküsü olmayan human papilloma virüs (HPV) testi pozitif hastalarda servikal preinvaziv ve invaziv lezyon sıklığının araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ALİ EMRE ATİK
Danışman: Veli MİHMANLI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Çalışmanın amacı, normal Pap smear sonuçları olan ve pozitif Human Papilloma Virüs (HPV) DNA' ya sahip hastalarda pre-invaziv ve invaziv hastalık oranlarını belirlemek, rahim ağzı kanseri tarama yöntemi olarak kullanılan Pap smear ve HPV testlerinin etkinliğini değerlendirmek, HPV tabanlı taramanın önemini vurgulamaktır. Materyal-Metot: Nisan 2017 – Şubat 2019 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Prof. Dr. Cemil TAŞÇIOĞLU Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'ne başvuran 9732 hastanın kayıtları retrospektif olarak tarandı. Smear sonuçları negatif, HPV sonuçları pozitif ve çalışma kriterlerini karşılayan 2170 hasta dosyası çalışmaya dahil edildi. Hastaların yaş, parite, sigara alışkanlığı gibi demografik özellikleri ve güncel kolposkopik değerlendirme sonuçları kaydedildi ve karşılaştırıldı. Bulgular: Punch biyopsi alınan hastaların %17.5'inde patoloji sonucu servikal intraepitelyal neoplazi (CIN) II+, endoservikal küretaj (ECC) örnekleme yapılan hastaların ise %8.6'sında patoloji sonucu CIN II+ olarak sonuçlanmıştır. Hastaların %52.3 'ünde HPV 16, %36.6'sında ise izole HPV 16 pozitif bulunmuştur. Servikal kanser tanısı alan 10 hastanın tamamında HPV 16 pozitifliği saptanmıştır. Bu hastalardan 7'sinin patolojik tanısı adenokarsinom, diğer 3 hastanın patolojik tanısı ise skuamoz hücreli karsinom şeklinde sonuçlanmıştır. CIN II+ grubu hastalar, hem CIN I hem de displazi olmayan gruptaki hastalara göre daha ileri yaş ortalamasına sahip ve tüm hastaların %58.8'i multipar olarak bulunmuştur. Sonuç: Pap smear testi ile gözden kaçan pre-invaziv ve invaziv servikal lezyonlar, yüksek riskli HPV pozitif hastalarda kolposkopik muayene ve biyopsi ile tespit edilebilir. Elde ettiğimiz veriler HPV DNA testinin tarama programındaki önemini göstermektedir. Daha fazla sayıda örneğin incelendiği kapsamlı çalışmalarla tek başına HPV taramasının smear testinin yerini alabileceğini düşünmekteyiz. Anahtar kelimeler: HPV, smear, serviks kanseri, kolposkopik biyopsi, displazi