Servikal konizasyon sonrası yapılan endoservikal küretajın rezidü yüksek dereceli servikal preinvaziv lezyonları ve servikal kanseri saptamadaki değerinin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SELİN ŞAHİN
Danışman: Hakan Raşit YALÇIN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Dünya genelinde ve ülkemizde sık görülen jinekolojik malignitelerden biri olan serviks kanserinin tarama, tanı ve tedavi stratejisini belirlemede prekanseröz lezyonların erken tanısı büyük önem taşımaktadır. Hastaların Pap smear ve HPV DNA testleri ile taranması, gereklilik halinde kolposkopik biyopsi ve ECC örneklemesi alınması, uygun hasta gruplarına göre: takip, servikal konizasyon ve konizasyon sonrası ECC alınması, histerektomi seçeneklerinin belirlenmesi hayatidir. Literatür; konizasyon sonrası ECC'nin konizasyon spesmeninde rezidü lezyonu veya servikal kanseri saptamak için rutin uygulamada yeri olup olmadığı sorusuna henüz net bir cevap bulamamıştır ve tartışmalar hala sürmektedir. Bu çalışmadaki amaç; sitoloji, kolposkopik biyopsi ve ECC biyopsi sonuçlarına göreservikal konizasyon (soğuk konizasyon ve LEEP konizasyon) yapılan hastalarda konizasyon sonrasında yapılan ECC'nin rezidü yüksek dereceli lezyonlar (CIN 2 ve üzeri lezyonlar) ve servikal kanseri saptamada değerli olup olmadığını araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: 01.09.2019 ile 01.12.2022 tarihleri arasında hastanemize başvuran ve hastanemizde eksizyonel işlemleri, konizasyon operasyonu ve endoservikal küretaj işlemi yapılan 620 kadın hastanın medikal verileri retrospektif olarak değerlendirilmesiyle çalışmaya dahil edilmiştir. Gebe hastalar, virgo hastalar, endoservikal küretaj ve kolposkopi sonuçlarına ulaşılamayan, hastanemizde eksizyonel işlem yapılmamış hastalar, eksizyonel işlem sonrası ECC yapılmayan hastalar, immunsupresyona sebep olacak medikal sebepleri olan hastalar çalışmamıza dahil edilmemiştir. Nihai servikal konizasyon patoloji sonucu CIN 2 ve üzeri lezyon ve serviks kanseri tespit edilen 410 hastanın ne kadar oranda ve doğrulukta konizasyon sonrası yapılan ECC tarafından yakalandığı değerlendirilmiştir. Servikal konizasyon ve konizasyon sonrası yapılan ECC arasında istatistiksel uyum olup olmadığına bakılmıştır. Konizasyon sonrası yapılan ECC, servikal konizasyondan daha ileri bir lezyon yakalayabilmiş mi diye araştırılmıştır. Bulgular: Çalışmada servikal konizasyon yapılan ve ardından ECC biyopsi alınmış olan 620 kadının yaş ortalaması 40,8±10,5 (min=20-maks=78) olarak bulunmuştur. Hastaların konizasyon patolojisine göre dağılımı %23,4'ünde CIN1/LSIL, %24,7'sinde CIN 2/HSIL, %37,6'sında CIN 3/HSIL, %1,5'inde karsinoma in situ, %10,5'inde kronik servisit, %2,4'ünde kanser şeklindedir. Yine hastaların konizasyon sonrası ECC patolojisine göre dağılımı %6,5'inde endometrial doku, %2,6'sında CIN1, %1,8'inde CIN2, %4'ünde CIN3, %0,6'sında insitu kanser, %0,5'inde kanser, %46,8'inde yüzeyel epitel hücre, %26,3'ünde mukoid, %2,3'ünde polip ve %8,7'sinde servisit şeklinde bulunmuştur. Konizasyon sonrası ECC'de CIN2 ve üzeri sonuç gelenlerin tamamının konizasyon sonucunda da CIN2 ve üzeri sonuç gelmiştir. Konizasyon sonrası ECC'de CIN2 altı sonuç gelenlerin %36,4'ünde konizasyon sonucunda da CIN2 altı sonuç gelmiştir. Konizasyon sonrası ECC'nin doğru pozitif sayısı 43, yanlış pozitif sayısı 0, yanlış negatif sayısı 367 ve doğru negatif sayısı 210 olarak bulunmuştur. Buna göre konizasyon sonrası ECC'nin sensitivitesi %10,5, spesifitesi %100, pozitif prediktif değeri %100, negatif prediktif değeri %36,4 ve doğruluk oranı ise %40,8 olarak bulunmuştur. Yapılan kappa uyum analizinde kappa katsayısı 0,074 bulunmuştur (p<0,001). Sonuç: Çalışmamızda konizasyon sonrası ECC yapılmasının rezidüel yüksek riskli lezyonlar ve servikal kanseri saptamadaki değerini araştırdık. Düşük sensitiviteye rağmen yüksek spesitite ve pozitif prediktif değerlere sahip olması nedeniyle ve yalnızca iki hastada olsa bile ileri lezyon tespit etmesi nedeni ile konizasyon sonrası ECC yapılmasını öneriyoruz. Çalışmamız ECC sonuçlarının hastanın sonraki aşamadaki takip, rekonizasyon veya histerektomiye karar verme açısından önemli olduğunu göstermiştir. Fakat; çalışmamızdan daha güçlü çalışmalar için hasta popülasyonunun daha yüksek olduğu, yetersiz numune oranlarının daha az olduğu, çok merkezli prospektif çalışmalar gereklidir. Anahtar Kelimeler: Pap smear, HPV, kolposkopi, ECC, konizasyon, konizasyon sonrası ECC