Patolojik tanısı olmayan endobronşial lezyonlarda tam tümör eksizyonu yapılmalı mı?
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ATATÜRK GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SELEN ZORLUTUNA
Danışman: Aydın YILMAZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Santral hava yollarının obstrüksiyonu (SHYO), önemli bir morbidite ve mortalite nedeni olup çeşitli nedenlerden kaynaklanmaktadır. SHYO' nun gerçek insidansı ve prevalansı bilinmemektedir. Akciğer kanserinde gelişen santral hava yolu obstrüksiyonu yaşam kalitesinde kötüleşmeye neden olur ve kötü prognozla ilişkilidir. Girişimsel bronkoskopik tedaviler SHYO varlığında semptomları hafifletmek ve palyasyon sağlamak için kılavuzlarda önerilmektedir. Çalışmamızda patolojik tanısı olmayan SHYO' nda bronkoskopik tedavilerin tümör rezeksiyon başarı oranlarını ortaya koymayı; bu tedavilerin zamanlamasının (tanı anında ya da hastalık tedavi sürecinde) sağkalıma etkisini göstermeyi amaçladık. Gereç-Yöntem: Çalışmamız Ocak 2018- Nisan 2021 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Girişimsel Pulmonoloji Kliniği'nde endobronşiyal tedavi uygulanan hastalar ile retrospektif olarak planlandı. İşlem yapılan 550 hastanın 260'ı dışlama kriterlerine göre çalışma dışı bırakıldı; 290 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların yaş, cinsiyet, komorbid hastalıkları, ASA skoru, kullandıkları antikoagülan/antiagregan ilaçlar, işlem zamanı, işlem başarısı, kullanılan yöntem, girişimsel işlem amacı, toraks BT bulguları, trakeobronşial darlık oranı, endobronşial lezyonun yeri, malign ise evresi, son patolojik tanısı ve komplikasyonları kaydedildi. Ayrıca tam tümör rezeksiyonu yapılmış malign havayolu obstrüksionu (MHO) olan hastaların 1- 6-12-18 ve 24 aylık sağkalımları kaydedildi. Uygun istatiksel yöntemler kullanılarak veriler analiz edildi. Bulgular: Çalışmamıza dahil edilen 290 hastanın %88.28 (n=256)'i erkekti. Hastaların yaş ortalaması 61,82±11,13 olarak saptandı. SHYO' larının %91.7 (n=266)' si MHO nedenli idi. MHO olan hastaların %88,46 (n=184)' sına, benign hava yolu obstrüksiyonu (BHO) olan hastaların tamamına (n=24) tanı-eş zamanlı tedavi amacıyla endobronşial tedavi yapıldı. Tanı anında işlem yapılan MHO hastalarının %85,86 (n=158)' sına, BHO olan hastaların %86,59 (n=23)' una tam tümör rezeksiyonu yapılmıştı. BHO olan hastaların tamamı (n=24) hayattaydı. MHO nedeniyle tanı anında tam tümör rezeksiyonu yapılmış hastaların ortalama sağ kalım süresi 10 ay, yapılamamış hastaların sağ kalım süresinin 8,5 ay olduğu saptandı (p>0.05). Tedavi- takip sürecinde tam tümör rezeksiyonu yapılan ve yapılmayan hastaların ortalama sağ kalım süresinin eşit olduğu (8,5 ay) dolayısıyla tam tümör rezeksiyonunun sağ kalım üzerine etkisi olmadığı saptandı. Patolojik tanısı olmayan tam tümör rezeksiyonu yapılmış evre 3 hastaların ortalama sağ kalımı 12,5 ay iken tedavi-takip sürecinde tam tümör rezeksiyonu yapılan evre 3 hastaların ortalama sağ kalım süresi ise 10 aydı (p>0,05). Tanı anında işlem yapılmış evre 4 hastaların ortalama sağ kalım süresi 7,4 ay; tedavi- takip sürecinde tam tümör rezeksiyonu yapılan evre 4 hastaların ortalama sağ kalım süresi 7 ay saptandı. Bu iki grup arasında da girişimsel işlem zamanı açısından istatistiksel anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). Sonuç: SHYO' da mekanik tümör rezeksiyonu en sık ileri evre akciğer kanseri olan hastalara uygulanmaktadır. Tanı anında yapılan tam tümör rezeksiyonu bu hastalarda kısmen sağ kalım süresine katkı sağlamaktadır. BHO olan hastalarda ise endobronşial tedavilerin başarısı oldukça yüksektir. Endobronşiyal tedavi seçenekleri, hava yolunu güvenli ve etkin hale getirerek hastanın hayat kalitesini ve semptomlarını iyileştiren etkili ve güvenli tedavilerdir.