Helicobacter pylori gastriti saptanan çocukların sosyo-demografik, klinik ve laboratuvar özelliklerinin incelenmesi ve tanı koymada histopatolojide optimal gastrik mukozal biyopsi bölgesinin belirlenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FATİH IŞIK

Danışman: Günsel KUTLUK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Helicobacter pylori (H. pylori), çoğunlukla çocukluk çağında edinilen ve tedavi edilmediği takdirde ömür boyu sürebilen, ciddi gastrointestinal patolojilere yol açan bir bakteridir. Çalışmamızda H. Pylori gastriti saptanan pediyatrik yaş grubundaki hastaların sosyo-demografik, klinik, laboratuvar özelliklerinin incelenmesi ve tanı koymada histopatolojide optimal gastrik mukozal biyopsi bölgesinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Güncel rehberlerde antrum ve korpustan biyopsi alınması gerektiği önerisine karşın, çalışmamız sadece antrumdan biyopsi alınmasının histopatolojik olarak H. Pylori tanısını koymada yeterli olacağını göstermeyi amaçlamıştır. Gereç ve Yöntem: Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Çocuk Gastroenterohepatoloji ve Beslenme Kliniği'nde 2020-2024 yılları arasında çeşitli yakınmalar ile başvuran ve özofagogastroduodenoskopi (ÖGD) yapılmış olan 2752 hastanın fiziki ve dijital sağlık kayıt sistemleri retrospektif olarak incelendi. Çalışmaya hem antrum hem de korpus bölgelerinden biyopsi alınmış ve bu örneklerin en az birinde H. pylori pozitifliği saptanmış olan toplam 763 hastanın sosyodemografik ve antropometrik verileri, başvuru semptomları, endoskopi ve histopatoloji bulguları retrospektif olarak değerlendirildi. Bulgular: Çalışmamızda H. pylori prevalansı %36,6 olarak saptandı. H. pylori pozitif olguların en sık başvuru nedeni epigastrik ağrı (%53,6) idi. Antropometrik incelemede hastaların %13,3'ünde boy kısalığı, %18,7'sinde zayıflık bulundu. Endoskopide en sık antral hiperemi (%89,8) ve nodülarite (%54,1) izlendi; duodenal ülser oranı %8 idi. Histopatolojik incelemede H. pylori yoğunluğu, inflamasyon ve aktivite skorlarının antrumda belirgin şekilde daha yüksek olduğu, atrofi ve intestinal metaplazi oranlarının ise çocukluk çağında oldukça düşük seyrettiği görüldü. Antrum biyopsisinin tanısal performansı yüksek olup duyarlılık %94,4, özgüllük %100 ve negatif prediktif değer %97,1 olarak hesaplandı. Phi korelasyon katsayısı +0,957 bulunarak sadece antrum biyopsisi ile toplam H. pylori pozitifliği arasında pozitif yönde güçlü ve anlamlı bir ilişki gösterildi (p<0,001). Sonuç: Çalışmamız, H. pylori enfeksiyonu üzerine Türkiye'den bildirilen en geniş pediatrik serilerden birini oluşturmaktadır. En önemli sonuçlarından biri, yalnızca antrumdan alınan biyopsilerin H. pylori enfeksiyonunun tanısında yüksek tanısal performans sergilediğinin ortaya konulmuş olmasıdır. Antrum biyopsisinin duyarlılık, özgüllük ve prediktif değerlerinin oldukça yüksek bulunması, çocukluk çağında enfeksiyonun saptanmasında bu yaklaşımın büyük ölçüde yeterli olabileceğini göstermektedir. Anahtar kelimeler: Helicobacter pylori, endoskopi, antrum biyopsisi, pediatri, histopatoloji