Ankara ilindeki aile hekimleri aile hekimliği asistanları ve uzmanlarının tüberkülozla ilgili bilgi ve yaklaşım düzeylerinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA KEÇİÖREN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYŞE ELİF BORA
Danışman: Şeref ÖZKARA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Çalışmamızda tüberküloz kontrolünün gerektirdiği temel bilgi ve yaklaşım konusunda birinci basamak hekimlerinin bilgi düzeyinin değerlendirilmesi, biyopsikososyal bakış gözetilerek hazırlanmış anket soruları ve yanıtlarını da içeren bilgilendirme broşürü kullanılarak tüberküloz farkındalığı oluşturulması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Gözlemsel, analitik ve prospektif yöntemlerle yapılan çalışmamıza Ocak-Şubat 2020 tarihleri arasında Ankara'da kendi örneklem alanındaki aile hekimleri, aile hekimliği asistan ve uzmanlarından oluşan 195 hekim dahil edildi. Katılımcıların genel ve mesleki demografik özellikleri ile tüberküloz bilgi ve yaklaşım düzeyini belirlemeye yönelik T.C. Sağlık Bakanlığı Tüberküloz Tanı ve Tedavi Rehberi 2019'a göre hazırlanan toplam 53 sorudan oluşan ve 3'lü likert tipi cevaplamanın kullanıldığı bir anket yüz yüze görüşme yöntemi ya da internet ortamı desteği alınarak uygulandı. Verilerin analizinde IBM SPSS 22.0 paket programı kullanıldı. Çalışmanın tamamında tip-I hata değeri %5 alınarak p<0,05 değeri istatistiksel anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışmamıza katılan toplam 195 hekimden 97'si (%49,7) aile hekimliği asistanı, 54'ü (%27,7) aile hekimi, 34'ü (%17,4) sözleşmeli aile hekimliği uzmanlık öğrencisi ve 10'u (%5,1) aile hekimliği uzmanı idi. Katılımcıların yaş ortalaması 36,78±11,39 yıl iken mezuniyet sonrası hekimlik süresi yıl ortalaması 12,48±11,47 olarak saptandı. Polikliniklerinde günlük ortalama 55,83±23,75 hasta gördüğünü beyan eden katılımcıların yılda gördükleri tüberkülozlu hasta sayısı ortalaması 1,11±1,92 idi. Hekimlerin 17'sinin (%8,7) anketteki soruların %75'inden fazlasına, 161 hekimin (%82,6) soruların %50-%75'ine, 17 hekimin (%8,7) ise soruların %50'sinden azına doğru yanıt verdiği tespit edildi. Meslekte TB tanısı koymak (p=0,01), TB hastası takibi yapmak (p=0,047) daha yüksek başarı ortalaması ve farkındalık ile uyumlu bulundu. İstatistiksel karşılaştırmada cinsiyet, çalışma süresi, pratisyen ya da uzman olmak, çalışma yeri, tıp fakültesinde TB eğitimi almış ya da almamış olmak, tıp fakültesinden sonra TB eğitimi almış ya da almamış olmak, tıp fakültesinde TB hastası ile karşılaşmış ya da karşılaşmamış olmak doğru yanıt yüzdesi için gruplar arasında farklılık oluşturmadı. Sonuç: Sık görülmeyen hastalıklar, unutulan, üzerinde fazla durulmayan hastalıklardır ve kişilerin nadir görecekleri konularda bilgi sahibi olmak için ciddi bir çaba içerisinde olmayacağı düşünülmektedir. Aile hekimliğinde günde yaklaşık 56 hasta görülürken yılda görülen TB hastası sayısı yaklaşık 1'dir. Bu durum TB hastalığının insidansının azalmasıyla görülmesi beklenen bir durumken olası şüphe eksikliğini, tanı azlığını da akla getirmektedir. Bu nedenle "Tüberkülozu düşün!" sloganıyla tek tek hekimlerin bilmeleri gereken temel bilgiyi içeren bir bilgi kaynağını ellerinin altında bulunduracakları bir başvuru yolu geliştirilebilir. Tüberkülozlu bir hasta ile karşılaşıldığında da tedavi, takip, temaslı muayenesi ve koruyucu tedavi konularında hekime, tanı konulan hasta ile ve hasta odaklı verilecek eğitimin teorik ve pratik bilginin birleştirilerek verilmesi noktasında daha etkin olacağına inanılmaktadır.