2016-2020 yılları arasında İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi kliniğinde cerrahisi gerçekleştirilen primer glioblastoma tanılı hastalarda thioredoksin-1, peroksiredoksin-1, sirtuin-2 ve sirtuin-3 düzeylerinin araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MEHMET AKİF AMBARCIOĞLU

Danışman: Okan TÜRK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Glioblastoma (GBM) beynin bilinen en sık primer malign tümörüdür. Sağ kalım süresi ortalama 15 ay ila 24 ay olup tedavisinde cerrahi sonrası kemoterapi ve radyoterapi uygulanmaktadır. Bu çalışmanın amacı erken teşhis ve tedavide sağ kalım süresini uzatmak için yardımcı yöntem ve araçların oluşmasına katkı sağlamaktır. Gereç ve Yöntem: İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniğinde 20 ile 80 yaş aralığında primer GBM tanısıyla cerrahisi yapılan 20 hastanın (10 kadın 10 erkek) tümör doku örnekleri -80 derecede muhafaza edilmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan onay ile alınan 30 kadar kadavradan frontal ak madde örnekleri alınarak (15 erkek kadavra dokusu,15 kadın kadavra dokusu) kontrol grubu oluşturulmuştur. Örnek üzerine fosfat tamponu (1:9 oranında) (pH:7.4) eklenmiştir. Mekanik homojenizatör ile her bir örnek homojenize edilerek %10'uk homojenatlar elde edilmiştir. Homojenatlar 3000 rpm'de 5 dakika santrifüj edilmiş ve süpernatantlar kullanılarak Sirtuin 2-3, tioredoksin-1, peroredoksin-1 seviyelerine Elisa kitleri (BT Lab Shanghai, China ) ile bakılmış ve elde edilen sonuçlar istatiksel olarak karşılaştırılmıştır. Bulgular: Tüm tümör dokularında, bakılan 4 parametrenin de yüksek düzeyde olduğu saptanmıştır. SIRT-2 ve SIRT-3 ün birbirine etkileri olduğu, SIRT -3 ve TRX-1 PRX-2'nin orta düzey tümör oluşumunda birbirine etkileri tespit edilmiştir. Lakin TRX-1 ve PRX-2 birbirlerine etkisi yoktur. Sonuç: Çalışma sonucunda, SIRT-3 enziminin tümör oluşumuna bağımsız şekilde risk oluşturduğu tespit edilmiştir.