Kliniğimizde doğum indüksiyonu için dinoproston uygulanan gebelerin gebelik sonuçlarının retrospektif değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: DİLARA ÇEŞTEPE KOL
Danışman: Arzu Bilge TEKİN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı, doğum indüksiyonu amacıyla 10 mg dinoproston vajinal insert (Propess®) uygulanan gebelerin maternal ve neonatal sonuçlarının retrospektif olarak değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, Sancaktepe Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde Propess® uygulanması ile doğum kararı verilen, dahil edilme kriterlerini karşılayan 881 gebe alındı. Hastaların demografik verileri, obstetrik öyküleri, indüksiyon–doğum süreleri, Propess® uygulama süreleri ve çekilme nedenleri, doğum şekli ve sezaryen endikasyonları, maternal komplikasyonlar ile neonatal sonuçlar (doğum ağırlığı, Apgar skorları, yenidoğan yoğun bakım ünitesi ihtiyacı) elektronik hasta kayıt sisteminden geriye dönük olarak derlendi. İstatistiksel analizlerde Kruskal–Wallis testi, Mann–Whitney U testi, Pearson ki-kare ve Fisher exact testleri kullanıldı; etki büyüklükleri Cramer's V, r ve eta-kare ile raporlandı. Bulgular: Çalışma grubunun yaş ortalaması 27,10±5,54 yıl, ortalama vücut kitle indeksi 28,76±4,57 kg/m² olup olguların %30,7'si obez olarak sınıflandırıldı. Normal spontan vajinal doğum (NSD) oranı %71,6, sezaryen (CS) oranı ise %28,4 olarak saptandı. Gestasyonel yaş grupları arasında sezaryen oranları anlamlı farklılık gösterdi (p<0,001): preterm grupta %52,1 ile en yüksek düzeyde seyrederken, geç term/postterm grupta %18,2 ile en düşük düzeyde izlendi. Sezaryen endikasyonları arasında fetal distres %62,5 ile ilk sırada yer aldı. Olguların %27,4'ünde oksitosin augmentasyonu gereksinimi doğdu; bu oran erken term grubunda %37,9 ile en yüksek değere ulaştı. Propess® çekilme nedenleri arasında aktif travayın başlaması %46,3 ile ön sırada yer alırken, hiperstimülasyon oranı %10,6 olarak saptandı; çekilen olgular ile doğum şekli arasında güçlü bir ilişki gözlemlendi (Cramer's V=0,734, p<0,001). Medyan doğum süresi 11 saat 58 dakika olup primipar gebelerde total indüksiyon– doğum süresi multiparlara kıyasla anlamlı ölçüde uzun bulundu (28 saat 14 dakika vs. 22 saat 52 dakika, p<0,001). Erken term grubunda doğum süresi, Propess® süresi ve total indüksiyon–doğum süresi diğer gestasyonel yaş gruplarına göre istatistiksel "x olarak anlamlı biçimde daha uzundu (p<0,001). Gestasyonel yaş arttıkça doğum ağırlığı (r=0,516, p<0,001), 1. ve 5. dakika Apgar skorları anlamlı biçimde iyileşti. Yenidoğan yoğun bakım ünitesi (YYBÜ) ihtiyacı %18,8 oranında saptandı; preterm grupta bu oran belirgin biçimde daha yüksek izlendi (p<0,001). Atoni oranı %1,4, kan transfüzyonu gereksinimi ise %0,8 olarak belirlendi; gestasyonel yaş ile maternal komplikasyonlar arasında anlamlı ilişki saptanmadı. Sonuç: Dinoproston vajinal insert (Propess®), 34. gebelik haftasından itibaren geniş bir gestasyonel yaş yelpazesinde %71,6 vajinal doğum oranı ve kabul edilebilir maternal komplikasyon profiliyle etkin ve güvenli bir servikal olgunlaştırma ve doğum indüksiyonu yöntemi olarak değerlendirilebilir. İndüksiyon başarısını belirleyen en önemli klinik faktörlerin gestasyonel yaş ve parite olduğu görülmekte; term ve postterm gebeliklerde hem daha yüksek vajinal doğum oranları hem de daha kısa indüksiyon–doğum aralıkları elde edilmektedir. Preterm grupta yüksek seyreden sezaryen ve YYBÜ oranları, Propess®'e özgü bir komplikasyon tablosunu değil; bu gestasyonel aralığa özgü yüksek maternal-fetal risk yükünü yansıtmaktadır. Elde edilen bulgular, klinisyenlere hasta seçimi ve izlem protokollerini gestasyonel yaş, parite ve endikasyon tipine göre bireyselleştirmelerine rehberlik edecek gerçek dünya verisi sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Dinoproston, doğum indüksiyonu, Propess®, prostaglandin E2, gestasyonel yaş, maternal sonuçlar, neonatal sonuçlar.