Dirençli status epileptikus nedeniyle tiyopental kullanılan hastaların retrospektif değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYKUT UYAR
Danışman: Esra ŞEVKETOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Status epileptikus (SE) çocukluk çağının en yaygın nörolojik acillerinden biridir. SE, son yıllarda tedavide ilerlemelere rağmen önemli mortalite ve morbidite sebebidir. Dirençli status epileptikus (DSE), birinci basamak anti epileptik ilaç (AEİ) ve ikinci basamak AEİ uygulandıktan sonra devam eden nöbet aktivitesi olarak tanımlanır. Çocukluk çağında DSE tedavisine ilişkin yeterli randomize kontrollü çalışma mevcut değildir ve literatürde önerilen tedaviler arasında fikir birliği bulunmamaktadır. Biz de bu amaçla DSE tanısı alan ve midazolam infüzyonu ile nöbet kontrolü sağlanamayan hastalarda tiyopentalin, çocukluk çağı DSE tedavisindeki etkinliğini ve güvenilirliğini göstermeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız, Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Yoğun Bakım Ünitesi'nde gerçekleştirildi. Ocak 2017 ile Temmuz 2020 tarihleri arasında DSE nedeniyle tiyopental tedavisi alan 1 ay-18 yaş arası 25 hasta dahil edildi. Hastaların yaşı, cinsiyeti, doğum haftası, yenidoğan yoğun bakım yatış öyküsü, epilepsi öyküsü, nöbetin ilk başlangıç zamanı, ailede epilepsi varlığı ve AEİ ilaç kullanımı olup olmadığı, konvülziyon özellikleri, DSE tipi, etiyolojisi, hastaların taburculuktaki son nörolojik durumları, tiyopental tedavisinin özellikleri, yan etkileri ve tetkik sonuçları retrospektif olarak hasta dosyalarından incelendi. Bulgular: Hastaların %52'si (n=13) erkek, %48'i (n=12) kızdı. Hastaların yaş ortalaması 86,74 aydı (4-210 ay). Hastaların %92'sinin (n=23) term doğum, %8'inin (n=2) preterm doğum öyküsü mevcuttu. Hastaların %36'sında (n=9) epilepsi tanısı, %28'inde (n=7) yenidoğan döneminde yatış öyküsü, %8'inin (n=2) ailesinde epilepsi öyküsü ve %8'inin (n=2) ailesinde febril konvülziyon öyküsü mevcuttu. Hastaların nöbet tipleri incelendiğinde; %60'ı (n=15) jeneralize, %40'ı (n=10) fokal başlangıçlı jeneralize, etiyolojileri incelendiğinde; %48'i (n=12) akut, %28'i (n=7) ilerleyici, %24'ü (n=6) önceden edinilmiş olduğu görüldü. Hastaların ilk 24 saat tansiyon v değerleri incelendiğinde %40'ında (n=10) hipotansiyon saptandı. Hastaların %48'inde (n=12) tiyopental tedavisi sonrası inotrop tedavi ihtiyacı görüldü. Tiyopental tedavisi öncesinde %20 (n=5) hastanın mekanik ventilatör ihtiyacı vardı. Tiyopental tedavisi başlanacak bütün hastalar entübe edilip mekanik ventilatöre bağlandı. Hastaların toplam ventilasyon ihtiyacı 7 ile 1200 saat arasında değişmekte olup, ortalama 268,36±317,99 saatti. Hastaların %44'ünde (n=11) lenfopeni, %32'sinde ise (n=8) anemi, %24'ünde (n=6) akut böbrek hasarı, %16'sında (n=4) sepsis, %12'sinde (n=3) ventilatör ilişkisi pnömoni, %12'sinde (n=3) tromboemboli, %12'sinde (n=3) lökopeni, %8'sinde (n=2) aritmi, %8'inde (n=2) akut karaciğer hasarı görüldü. Çalışmamızda DSE tedavisinde tiyopentalin %84 etkin olduğu saptandı. Tiyopental infüzyon tedavisine yanıt alınan ve alınmayan hastalarda değişkenler arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık görülmedi (p>0,05). Sonuç: Tiyopental tedavisinin yan etkilerinin en sık kardiyovasküler ve solunum sistemi üzerine olduğu ayrıca immünsüpresif etkisi nedeniyle enfeksiyonlara yatkınlık oluşturduğu gözlendi. En sık yan etki olarak hipotansiyon izlendi ancak sıvı ve/veya inotrop tedavisi ile bütün hastaların tansiyonları kontrol altına alındı. Sonuç olarak tiyopental tedavisinin, çocukluk çağında DSE tedavisinde nöbet kontrolünü sağlamada etkin ve görece güvenilir olduğunu düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: çocuk, çocuk yoğun bakım, dirençli epilepsi, dirençli status epileptikus, status epileptikus, tiyopental