Acil serviste noninvaziv ventilasyon uygulanan koah' a bağlı akut solunum yetmezliği olan hastalarda ıpap değeri hastaneye yatışı etkiler mi?
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SÜREYYAPAŞA GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÖRKEM FEYZULLAHOĞLU
Danışman: Huriye BERK TAKIR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Acil servise başvuran, KOAH ilişkili akut hiperkapnik solunum yetmezlikli hastalarda mortalite ve morbidite yüksektir. Noninvaziv mekanik ventilasyonun (NİV), KOAH ilişkili solunum yetmezliğindeki yüksek tedavi başarısı, entübasyon gereksinimi ve mortaliteyi azalttığı bilinmektedir. Ancak IPAP düzeyinin tedavi başarısına etkisi bilinmemektedir. Çalışmamızda acil serviste KOAH'a bağlı akut hiperkapnik solunum yetmezliği nedeniyle NİV uygulanan hastalarda yüksek (IPAP > 20 cm H2O) ve düşük (IPAP ≤ 20 cm H2O) IPAP etkilerini değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Retrospektif kohort çalışmaya Ağustos 2023-Nisan 2024 tarihleri arasında akut solunum yetmezliği nedeniyle acil serviste NİV uygulanan KOAH hastaları dahil edildi. Evde NİV kullanan ve acil servisten eve taburcu edilen hastalar dışlandı. Gruplar IPAP basıncına göre yüksek (> 20 cm H2O, grup 1) ve düşük (≤ 20 cm H2O, grup 2) basınç uygulananlar olarak ikiye ayrıldı ve yoğun bakım ünitesine yatış, entübasyon ve hastane mortalitesi açısından karşılaştırıldı. Temel demografik özellikler, eşlik eden hastalıklar, NİV öncesi ve sonrası arter kan gazı değerleri ve NİV ayarları hastane elektronik bilgi sisteminden ve acil servis triyaj belgelerinden kaydedildi. İstatistiksel analiz SPSS-25 portable versiyon ve Jamovi kullanılarak yapıldı. Çalışmada istatistik anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 193 olgunun 87'si grup 1'de, 106'sı da grup 2'de idi. Hastaların 130'u erkekti (% 67) ve ortalama yaş 71 idi. Hipertansiyon en sık görülen komorbiditeydi. Yoğun bakım ünitesine yatırılmış hasta sayısı 79 (%41) iken 114 (%59) hasta servise yatırılmıştı. Vücut kitle indeksi, sigara içimi ve USOT kullanımı iki grupta benzerdi. Koroner arter hastalığı, diabetes mellitus varlığı ve yoğun bakım ünitesine yatış yüksek IPAP uygulanan grupta daha fazlaydı (sırasıyla, n=29 (%33) n=31 (%36) n=45 (%52)). Bronşektazi varlığı yoğun bakım ünitesine yatış riskini %58 oranında azaltırken (odds: 0.42), ilk PaCO 2 seviyesindeki her bir birimlik artışın, yoğun bakıma yatış olasılığını %3 attırdığı (odds:1.03) bulundu. Tartışma ve Sonuç: Koroner arter hastalığı, diabetes mellitus varlığı ve yoğun bakım ünitesine yatış yüksek IPAP grubunda daha fazla olduğu saptandı. Hastalara yüksek basınç tedavi uygulanması, düşük basınç tedavisine göre mortalite ve morbidite açısından anlamlı bir fark yaratmamaktadır. Sonuç olarak, bronşektazi, yoğun bakım ünitesine yatış olasılığını azaltırken, ilk PaCO2 seviyesindeki her bir birimlik artış, yoğun bakıma yatış olasılığını arttırmaktadır. Bu bulgular, tedavi stratejilerinin belirlenmesinde bronşektazi ve PaCO2 seviyelerinin önemli faktörler olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: KOAH, NİV, Yoğun bakım ünitesi, akut hiperkapnik solunum yetmezliği,