Anti HCV pozitifliği saptanan kişilerin risk faktörlerinin, tanı konma şeklinin ve tedavi uygulanma durumlarının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR BOZYAKA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SONGÜL YAVUZ SEZGİN
Danışman: Selma TOSUN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Hepatit C virüsü tüm dünyada yaklaşık 200 milyon insanı etkilemekte olan ve kronik karaciğer hastalığı, siroz, hepatoselüler karsinom gibi komplikasyonlara ve ölüme yol açabilen önemli viral hepatit etkenlerinden biridir. Ülkemizde yapılan epidemiyolojik çalışmalarda toplumumuzda prevalansı %0,7 olarak saptanmıştır. HCV enfeksiyonu için başlıca bulaş yolları iV ilaç kullanımı, kan transfüzyonu, hemodiyaliz uygulaması ve enfekte anneden doğum sırasında çocuğa bulaş şeklindedir. HCV enfeksiyonunun özelliği, hastalığı geçirirken çoğunlukla farkına varılmaması ve %75-85 vakada hastalığın kronikleşmesidir. Tüm çalışmalara rağmen henüz bir aşısının olmaması, hastalıktan korunmak için riskli davranışları bilip önlem almanın önemini bir kat daha arttırmaktadır. Çalışma grubumuza 1994-2016 yılları arasında takip etmiş olduğumuz 87 hasta kabul edildi. Hasta grubunun %54'ü kadın, %46'sı erkekti. Yaş ortalaması 63.5 yıldı. Hastalarımızın %47'si ilkokul mezunuyken sadece %2.6'sı üniversite mezunuydu. Hastalarımızın meslekleri de eğitim durumuyla koreleydi (%57'si çalışmıyor). Hastalarımızın %47'si rutin tetkik edilirken tanı almışken; %12'si kan bağışı sırasında, %27'si preoperatif test edilirken tanı almıştı. Hastalarımızdan sadece %8'i semptomatik sarılıktan sonra tanı almıştır. HCV için olası risk faktörleri değerlendirildiğinde hastaların %54'ünde transfüzyon, %81'inde ameliyat, %77'sinde diş tedavisi,%90'nında hastane yatışı, %7'sinde dövme yaptırma, %6'sında ise şüpheli cinsel ilişki öyküsü mevcuttu. Sonuç olarak, kronik HCV enfeksiyonu ülkemizde normal popülasyonda çok yaygın olmamakla birlikte belli bazı riskleri olan kişilerde daha yüksek oranda görülebilen, ağırlıklı olarak kanla ve parenteral yolla bulaşan, akut enfeksiyon döneminde çoğunlukla saptanamayan ve ilerki yıllarda çoğunlukla tesadüfen yapılan kan tetkikleri sonucu tanı konan, güncel tedavi yöntemleriyle tedavi yanıtları oldukça yüksek olan bir viral hepatit tablosudur. Tanı konmada yapılan rutin tetkikler ve ameliyat öncesi tetkikler ön planda olduğundan bu tetkikleri isteyen hekimlerin tetkik sonuçlarını titizlikle yorumlaması gerekmektedir.