Merkezimizde yapılan son 5 yıllık transkateter aort kapak implantasyonu (TAVI) ve cerrahi aort kapak replasmanı (SAVR) vakalarının erken dönem (ilk 30 gün) sonuçlarının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL DR. SİYAMİ ERSEK GÖĞÜS KALP VE DAMAR CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BURCU GÖNÜL
Danışman: Şebnem ALBEYOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Aort stenozu (AS) girişim gerektiren en sık kapak hastalığıdır. Semptomlar uzun yıllar sessiz kalabilir, bu nedenle eğer tedavi edilmezse önemli morbidite ve mortalite nedenidir.Tanı koyulan yaşlar etyolojiye göre farklılık gösterir. Kardiyopulmoner bypass kullanılarak yapılan konvansiyonel kalp cerrahisi altın standart tedavi olarak yıllardır uygulanmaktadır. Ne var ki ek komorbiditelere sahip, cerrahi açıdan yüksek riskli hastalarda operasyon kararı vermek zor olmaktadır. Bu komorbiditeler arasında ileri yaş, geçirilmiş kardiyak cerrahi, göğüse radyoterapi almış olmak, porselen aort sayılabilir. Geçtiğimiz on yılda yeni bir endovasküler girişim olan transkateter aort kapak implantasyonu (TAVI) tanımlanmış ve birçok merkezde uygulanmaya başlanmıştır. Önceleri cerrahiye uygun olmayan veya yüksek riskli hastaların tedavisinde öne çıksa da, günümüzde orta ve düşük riskli hastalarda da uygulanarak sonuçları araştırılmaktadır. Bu çalışmada, kendi merkezimizde Ocak 2015- Ocak 2020 tarihleri arasında uyguladığımız bu iki tedavinin erken dönem sonuçlarını değerlendirmeyi amaçladık. Metot: Çalışmamız retrospektif ve gözlemsel olarak tasarlandı. Merkezimizde Ocak 2015- Ocak 2020 arasında aort stenozu nedeniyle cerrahi aort kapak replasmanı (SAVR) veya TAVI yapılmış olan toplam 783 hasta incelendi. Hastanemiz veritabanından bu hastaların yaş, DM, HT, BMI, geçirilmiş kardiyak girişimler gibi demografik verileri toplandı. EuroSCORE ve STS skorları hesaplandı, ekokardiyografik ölçümleri kaydedildi. Tüm cerrahi risk gruplarının verileri incelenerek ekokardiyografik ölçümleri, yeni gelişen atrial fibrilasyon, kalıcı pacemaker gereksinimi, vasküler komplikasyonlar, reoperasyon gereksinimi, hastane yatış süresi ve erken (30 gün) mortalite gibi sonuçları karşılaştırıldı. Bulgular: dahil edilme kriterlerine uyan 364 hasta çalışmaya alındı. Değerlendirmelerimize göre her iki tedavi yöntemi de sol ventrikül çıkım yolu basıncını düşürmede ve myokardiyal fonksiyonları iyileştirmede etkili bulundu. İki yöntem arasında 30 günlük mortalite açısından istatistiksel anlamlı fark saptanmadı. TAVI grubunda vasküler komplikasyon, paravalvüler kaçak ve kalıcı pacemaker ihtiyacı anlamlı olarak daha yüksek bulundu. SAVR grubunda ise revizyon, yeni gelişen atrial fibrilasyon oranı daha yüksek ve hastane yatış süresi anlamlı olarak daha uzundu. Ardından EuroSCORE II'ye göre hastalar düşük, orta ve yüksek operatif risk gruplarına ayrıldı. İki yöntemin 30 günlük mortalitesinde yine anlamlı fark izlenmezken, yüksek riskli hasta grubunda yeni gelişen atrial fibrilasyon, kalıcı pacemaker ihtiyacı ve hastane yatış süresi bakımından anlamlı fark izlenmedi. Sonuç: Ciddi aort stenozlu hastalarda SAVR ve TAVI sol ventrikül çıkım yolu basıncını düşürerek myokardiyal fonksiyonları iyileştirmede etkili olan ve yaşam süresini uzatan tedavilerdir. Kalp takımı hastaların operatif risklerine göre bu iki tedavi yöntemini değerlendirmeli ve hastaya en uygun tedavi şekli belirlenmelidir. Nispeten yeni bir tedavi yöntemi olan TAVI'nin etkinliği yüksek riskli hastalarda gösterilmiştir. Erken dönem sonuçları açısından karşılaştırıldığında SAVR ileti yolu bozuklukları ve vasküler komplikasyonlar açısından daha güvenli iken, TAVI işlemi de daha kısa hastane yatış süresi ile öne çıkmaktadır. Anahtar Kelimeler:cerrahi aort kapak replasmanı, transkateter aort kapak implantasyonu