Obezite nedeniyle sleeve gastrektomi ve gastrik bypass olan hastaların postoperatif kontrol endoskopi sonuçlarının kıyaslanması ve kliniğe yansıması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YUNUSEMRE TATLIDİL

Danışman: Erkan SOMUNCU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ Bariyatrik cerrahi yapılan hastalarda preopoeratif ve postoperatif yapılan endoskopi ve biyopsi sonuçlarının klinik takipte oluşan komplikasyonlar ve hastanede yatışa sebep olan mükerrer başvuruya neden olan patolojilerle ilişkisinin olup olmadığını ortaya koymayı amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEM Bu çalışma 2018- 2022 tarihleri arasında Kanuni Sultan Süleyman Sağlık Uygulama ve Araştırma merkezi Genel Cerrahi Kliniği'nde obezite tanısıyla bariyatrik cerrahi yapılan ve en az postoperatif 1. yıl takibini tamamlamış 286 hastanın retrospektif olarak taranmasıyla oluşturuldu. Bariyatrik cerrahi konseyinde operasyon kararı verilen hastalardan preoperatif, postoperatif 1. yılda ve postoperatif 2. yılda gastroskopi yapılan hastalar karşılaştırıldı. Klinik takiplerinde yasadıkları en çok görülen kanama komplikasyonu ve hastanede yatışa sebep olan mükerrer başvuru sebepleri kaydedildi. Endoskopi sonuçları ve biyopsi sonuçları taranarak kaydedildi. Rutin takipleri olmayan, endoskopileri ve biyopsi sonuçları olmayan hastalar çalışma dışı bırakıldı. BULGULAR Bariyatrik cerrahi yapılan 286 hastanın 248'i (%86,7) kadın, 38'i(%13,3) erkekti. Yaş ortalaması 35,27±9,72 yıl, VKİ ortalaması ise 45,22±4,42 kg/m² idi. Bu hastalardan 67(%23,4) hastada 1 ek hastalık , 33(%11,5) hastada ise 2 veya daha fazla ek hastalık saptandı. Hastaların 259(%90,6)'un SG, 20(%7)'si RNYGB, 7(%2,4)'si ise MGB ameliyatı olmuştur. Piyes histopatolojik sonuçlarını incelediğimizde; 1(%0,3) hasta GİST izlendi, 8(%2,7) hastada hafif veya orta şiddette intestinal metaplazi izlendi, 91(%31,8) hastada hafif, orta veya şiddetli seviyede helikobakter pylori izlendi. Postoperatif 1. yıl gastroskopilerinde 45(%34,6) hastada normal gastroskopik bulgu, 38(%29,2) hastada gastrit, 16(%12,3) hastada stapler hattında polipoid oluşum, 16(%12,3) hastada Z line transmigrasyonu, 11 13(%10) hastada reflü özofajit tespit edildi. 11 gastrik bypass hastasından 2 hastada marjinal ülser görüldü. 1(%0,8) hastada nöroendokrin tümör tespit edildi. SONUÇ Çalışmamızda tüm hastalara preoperatif EGD uyguladık ve 5 hastada operasyon stratejisinin değiştiği görüldü. Literatürde preoperatif EGD ile tespit edilmiş tümör vakaları da bildirildiğinden biz preoperatif EGD yapılması gerektiğini savunmaktayız. Postoperatif takiplerde rutin EGD uygulamak yerine semptomatik hastalara EGD yapılmasını önermekteyiz. Bu uygulamanın hasta konforu açısından ve getireceği mali yük açısından izlenebilecek doğru bir yol olduğunu düşünmekteyiz.