Tirotoksikoz ayırıcı tanısında ARFI (Acoustıc radiation force ımpulse) elastografi'nin değeri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SERKAN SELVİ
Danışman: Feyza YENER ÖZTÜRK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve amaç: Tirotoksikoz saptanan hastalarda kesin tanıya gitmek için sıklıkla nükleer tıp tetkiklerinde ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak bu tetkiklerin; maliyetinin yüksek olması, radyasyon maruziyeti oluşturması, yeterince yaygın olmaması gibi kısıtlayıcı yönleri bulunmaktadır. Bu nedenle daha düşük maliyetli ve daha yaygın olabilecek yeni tetkik yöntemlerine ihtiyaç vardır. Bu çalışmada, ARFI (Acoustic Radiation Force Impulse) elastografi tetkikinin, tirotoksikoz ayırıcı tanısındaki değerinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Çalışmaya S.B.Ü. Şişli Hamidiye Etfal S.U.A.M. İç Hastalıkları Polikliniği ile Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Polikliniği'ne başvuran, tirotoksikoz saptanan 64 hasta alınmıştır. Hastalar graves hastalığı (GH), subakut tiroidit (SAT) ve hashimoto tiroiditi hipertiroidi evresi (HT) olmak üzere 3 gruba ayrılmıştır.Hastaların her iki tiroid lobu parankiminde altı farklı yerden ölçüm yapılmıştır. Hasta gruplarının ARFI elastografi ile yapılan ölçümlerinin ortalamaları (mARFIv) karşılaştırılmıştır. Hasta gruplarının mARFIv değerleri, tiroid fonksiyon testleri sonuçları ile karşılaştırılmıştır. Ayrıca GH grubunun mARFIv değeri, I-131 tiroid uptake testi değerleriyle karşılaştırılmıştır. Bulgular: Çalışmamızda SAT grubunun mARFIv değeri (4,5±2,1 m/s) GH grubunun (2,4±0,6 m/s) ve HT grubunun (2,3±0,4 m/s) mARFIv değerinden istatistiksel olarak anlamlı yüksek saptanmıştır (sırasıyla p<0,001 p=0,014, AUC değeri: 0,813). Ancak GH ve HT gruplarının mARFIv değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanamadı (p=0,921). SAT tanısı için kesim (cut-off) değeri %81 sensivite, %74,4 spesifite ile 2,47 m/s saptandı. Pozitif prediktif değer: %60,7 , negatif prediktif değer: %88,9 , doğru bilirlilik oranı: %76,6 olarak saptandı. SAT grubunda TSH değeri ile mARFIv değeri arasında, negatif yönde orta düzeyde (r= - 0,490) korelasyon saptandı. (p=0,024). SAT grubunda sedim ve WBC değerleri ile SWV değeri arasında pozitif yönde orta düzeyde (sırasıyla r=0,506 , r=0,475) ) korelasyon saptandı. (sırasıyla p=0,004 , p=0,029). GH grubunda Anti-TPO, Anti-TG ve WBC değerleri ile mARFIv değeri arasında, pozitif yönte orta düzeyde (sırasıyla r=0,519 , r=0,413 , r=0,384) korelasyon saptandı (sırasıyla p<0,001 , p=0,012 , p=0,021). GH grubunda I-131 Uptake 24. Saat değeri ile mARFIv değeri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanamadı (p= 0,079). HT grubunda laboratuvar parametreleri ile mARFIv değeri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmadı. Sonuç: Tirotoksikoz ayırıcı tanısında, ARFI elastografi yönteminin kullanışlı olduğunu düşünüyoruz. Bu çalışmada ARFI elastografi yöntemi ile SAT hastalarının, otoimmün tiroit hastalıklarından (GH ve HT) ayrılabileceği ortaya konmuştur. Aynı zamanda ARFI elastografi yöntemi GH ve HT hastalarının birbirinden ayırt edilemediği de görülmüştür. Bu konuda daha fazla vaka ile uzun süreli prospektif araştırmalar planlanmalıdır,çalışmaların sonuçları klinik pratiği etkileyebilecektir. Anahtar Kelimeler: tirotoksikoz, ARFI, SWE, elastografi, diffüz tiroid hastalıkları, graves hastalığı, hashimoto tiroiditi, subakut tiroidit