Seboreik dermatit hastalarında diyetin, metabolik durumun ve oksidatif stresin rolünün araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLAR ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YAVUZ SEMİZ

Danışman: Ezgi AKTAŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Kronik, inflamatuar, tekrarlayıcı bir deri hastalığı olan seboreik dermatit (SD) etyopatogenezinde pek çok faktör suçlansa da henüz net bir açıklama yapılamamıştır. Literatürde az sayıda çalışmada SD hastalarında bazı diyet parametreleri, metabolik sendrom (MetS) komponentleri veya oksidatif stresin rolü araştırılmış olsa da SD hastalarında bu parametrelerin hepsinin incelendiği bir çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmada amacımız SD hastalarında diyet özelliklerinin, metabolik durumun, oksidatif stresin incelenmesidir. Gereç ve Yötem: Bu prospektif, tek merkezli, olgu-kontrol çalışmasına 49 SD hastası ve cinsiyet ve yaş uyumlu 40 sağlıklı kontrol dahil edildi. Katılımcıların diyetlerinin glisemik indeks (Gİ), glisemik yük (GY), diyet total antioksidan kapasite (DTAK) değerleri, oksidatif stres ve MetS komponentleri uygun yöntemlerle ölçüldü. Bulgular: SD grubunda 14 hastada MetS saptanırken kontrol grubunda hiçbir hastada MetS yoktu (p< 0,001). SD grubunun serum adiponektin ve total antioksidan kapasite (TAK) değerleri kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı düşük, leptin, total oksidan kapasite (TOK) ve oksidatif stres indeksi (OSİ) düzeyleri istatistiksel olarak anlamlı yüksekti (sırası ile; p= 0,002 p< 0,001 p= 0,005, p= 0,011, p< 0,001). SD grubunda DTAK değerleri kontrol grubuna kıyasla istatistiksel olarak anlamlı olarak daha düşüktü (7,16±2,66 vs 12,85±4,26; p< 0,001). GY değerleri SD grubunda anlamlı olarak daha yüksekti (187,2±57,2 vs 110,6±46,5; p< 0,001). Daha şiddetli SD'si olan hastalarda diyet Gİ ve GY değerleri hafif olanlara göre istatistiksel olarak anlamlı yüksekti (sırası ile; p= 0,014, p= 0,017). Sonuç: Diyetin, oksidatif stresin ve MetS'nin SD patogenezine katkıda bulunduğu ve diyetin vücuttaki metabolik süreçlere ve oksidatif duruma etki etmesi sebebiyle ayrıcalıklı bir rol oynadığı düşüncesindeyiz. Bu çalışmamızın bulguları ile antioksidanlardan zengin ve düşük Gİ/GY içeriğine sahip bir diyetin SD hastalarının tedavisine faydalı olabileceği ve muhtemel metabolik ve inflamatuar komorbiditelere karşı da koruyucu olabileceğini öneriyoruz.