Pelvik ınflamatuar hastalık (PID) veya Tubo-ovaryan apse (TOA) tanısında serum kallistatin düzeyinin biyobelirteç olarak kullanılabilirliği
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MERYEM BÜŞRA BİRSEN
Danışman: Metin KABA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Amerika Birleşik Devletleri'nde reprodüktif çağdaki kadınların yıllık %4,4'ünde (2,5 milyon) pelvik inflamatuar hastalık (PID) öyküsü bulunmaktadır. Hastaneye yatırılan PID vakalarının %2,3-20'sinde apse rüptürü veya sepsis gibi önemli morbidite ve mortaliteye neden olabilen komplikasyonlar görülmektedir. Mortalite ve morbiditenin en aza indirilebilmesi için kısa sürede tanı konulması ve tedaviye başlanması çok önemlidir. Biz bu çalışmamızda PID veya tubo-ovaryan apse (TOA) tanısında yardımcı olması için serum kallistatin düzeyinin biyobelirteç olarak kullanılabilirliğini araştırmayı amaçladık. Gereç-Yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Jinekolojik Kliniği'nde 21.7.22-30.5.23 tarihleri arasında PID ve TOA tanısı ile takip ve tedavisinin yapıldığı 30 hastanın yatışı sırasında tam kan sayımı, biyokimya, C- Reaktif Protein (CRP) gibi kan parametreleri ile beraber serum kallistatin düzeyinin ölçümü için de ayrı bir tüpe kan alındı. Kallistatin ölçümü için alınan kan 2000 g'de 10 dk santrifüje edilerek buzdolabında eksi 80 santigrat derecede saklandı. Kontrol grubu aynı kliniğe elektif ameliyatlar için başvuran 30 hastadan oluşturuldu. Bu hastalardan da aynı şekilde kan parametleri alındı ve kallistatin için alınan kan örnekleri biriktirilip saklandı. Hedeflenen örneklem büyüklüğüne ulaşınca kan örnekleri çözdürülerek serum kallistatin düzeyleri ölçüldü. Ölçüm sonuçları veri tabanına kaydedildi. Verilerin gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlılık düzeyi SPSS 20.0 istatistik paket programı ile değerlendirildi ve anlamlılık düzeyi p <0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: Gruplar arasında sosyodemografik özellikler kıyaslandığında; yaş (p: 0,079) ve VKİ (p=0,594) açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamışken, medeni hal (p<0,001), gebelik sayısı (p=0,044), parite sayısı (p<0,001), özgeçmişinde rahim içi araç öyküsü (p=0,005), geçirilmiş cerrahi öykü (p=0,003) açısından ise istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Gruplar arasında labratuvar değerleri kıyaslandığında serum hemoglobin (p:0,008), lökosit (p<0,001), nötrofil (p<0,001), platelet (p<0,001), nötrofil/lenfosit oranı (p<0,001), platelet/lenfosit oranı (p<0,001), high sensitive CRP (p: <0,001), kallistatin (p=0,006) açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmıştır. Sonuç: PID ve TOA'lı hastalar (grup 2, n:30) ile kontrol grubunu (grup 1, n:30) karşılaştıran çalışmamızın sonucunda serum Kallistatin seviyelerinin PID ve TOA tanısı konulmasında kullanılabilecek bir biyobelirteç olduğu görülmüştür. Bu çalışmanın sonucunun doğrulanması için daha çok sayıda katılımcıyı içeren prospektif çalışmaya ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: C-reactive protein; kallistatin; pelvik inflamatuar hastalık; tubaovaryen apse