COVİD-19 nedeniyle yoğun bakım ünitesinde yatan entübe hastalarda COVİD-19 klinik laboratuvar vegörüntüleme bulgularının mekanik ventilatörden ayrılmadaki rolü


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖMER ÇERİ

Danışman: İhsan ATEŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Koronavirüs 2019 Hastalığı (COVID-19) hastalığının neden olduğu hastalık nedeniyle entübe olan hastaların ekstübasyon başarısını klinik laboratuvar ve görüntüleme tetkikleri ile öngörmeye çalıştık. Yöntem: Ankara Bilkent Şehir Hastanesinde Mart 2020-Mayıs 2023 tarihleri arasında COVID-19 enfeksiyonu nedeniyle yoğun bakımda yatan entübe, COVİD-19 Polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) sonucu pozitif olarak sonuçlanmış ve Health İntegrated Campus (HICAMP) sisteminde Toraks BT (Bilgisayarlı tomografi)'si bulunan, 18 yaşından büyük bütün hastalar retrospektif olarak tarandı. RT-PCR (Real Time Polimeraz Zincir Reaksiyonu) sonucu negatif olanlar, entübe olmayanlar ve toraks BT'si bulunmayanlar dışlandı. Hastaların klinik özellikleri komorbiditeleri antibiyoterapileri covid-19 aşı durumları tromboembolik olay durumları yatış süreleri görüntüleme bulguları, akut faz reaktanları, biyokimyasal değerleri tam kan sayımları kaydedildi. Hastaların 48 saatten uzun süren mekanik ventilatörden ayrılmaları başarılı weaning olarak kabul edildi. Weaning sürecinin herhangi bir döneminde reentubasyon veya mekanik ventilatör ihtiyacı duyulması başarısız weaning olarak sonuçlandı. Hastaların 3 aylık mortalitesi araştırıldı ve kaydedildi. Çalışmamızın birincil sonlanım noktası başarılı weaning, ikincil sonlanım noktası ise 3 aylık mortalite ve başarısız weaning olarak belirlendi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 266 katılımcının 170 (%63,9)'i erkek 96 (%36,1)'sı kadın olup çalışmadaki hastaların 48(%18,0)'inde 3 aylık sağkalım görülmüş olup, 218 (%82,0)'sinde ilk 3 ay içerisinde mortalite görülmüştür. 3 aylık sağ kalımı olanlar ve 3 ay içerisinde mortalite gelişen grupların yaşları ve cinsiyetleri arasında anlamlı farklılık görülmedi. Çalışmaya dahil edilen hastaların yaş ortalamaları 65,4±14,3 olarak hesaplandı. 3 aylık sağkalımı olanlar ve 3 ay içerisinde mortalite gelişen grupların Charlson komorbidite endekslerinin ortalamaları arasında istatistiksel anlamlı farklılık görülmüş olup, sağkalım grubunda Charlson Comorbidity Index (CCI) ortalaması 4,2±2,5, mortalite grubunda 5,5±2,7 olarak görüldü (p=0,003). Grupların ek hastalıkları arasında istatistiksel anlamlı farklılık görülmedi (p>0,05). Mortalite grubunun 42 (%87,5)'si sağkalım grubunun ise 65 (%29,8)'i elektif entübe edilmiş olup aralarında anlamlı farklılık görülmüştür(p 0,05). Sağkalım grubu ve mortalite grubunun görüntüleme bulguları karşılaştırıldığında gruplar arasında anlamlı farklılık görülmemiştir (p>0,05). Sağkalım grubu ve mortalite gruplarının laboratuvar parametreleri kıyaslandığında Glomerüler filtrasyon hızı (GFR), üre, kreatinin, İnternational Normalized Ratio (INR), Red Cell Distribution Width (RDW), trombosit, interlökin- 6 değerleri arasında istatistiksel anlamlı farklılık görülmüştür (p 0,05). Başarılı ekstübasyon gerçekleşmeyenlerin 62'si ( %29,4 ) başarılı ekstübasyon gerçekleşenlerin ise 45 (%81,8)'i elektif entübe edilmiş olup aralarında anlamlı farklılık görülmüştür (p 0,05). Başarılı ekstübasyon gerçekleşenler ve gerçekleşmeyenlerin antimikrobiyal tedavi rejimleriyle ilgili anlamlı farklılık görülmemiştir (p>0,05). Başarılı ekstübasyon gerçekleşenler ve gerçekleşmeyenlerin görüntüleme bulguları karşılaştırıldığında gruplar arasında anlamlı farklılık görülmemiştir (p>0,05).Başarılı ekstübasyon gerçekleşenler ve gerçekleşmeyenlerin laboratuvar parametreleri kıyaslandığında Laktat dehidrogenaz (LDH), ferritin, RDW, trombosit değerleri arasında istatistiksel anlamlı farklılık görülmüştür (p<0,05). Yapılan regresyon analizi sonucunda elektif entübasyonun başarılı ekstübasyonu 10,681 kat (%95 güven aralığı: 4,602 - 24,786), trakeostomi uygulanmasının başarılı ekstübasyonu 11,611 kat artırdığı (%95 güven aralığı: 4,186 - 32,206) görülmüş olup bağımsız prediktörler olarak değerlendirilmişlerdir. CCI ihtimal oranı 0,832 (%95 güven aralığı 0,717 - 0,965) bulunmuş olup başarılı eksütbasyon üzerinde negatif etkili prediktör olarak bulunmuştur. Ferritin ihtimal oranı 0,999 (%95 güven aralığı 0,999 - 1,000) bulunmuş olup başarılı eksütbasyon üzerinde negatif etkili prediktör olarak değerlendirilmiştir. Ferritin, RDW ve LDH parametreleri başarılı ekstübasyon öngörülmesinde Receiver Operating Characterictic (ROC) eğrisi ile değerlendirilmiş olup, değişkenler Anlamlı olarak bulunmuşlardır. (p<0,001). Hassasiyet, duyarlılık, pozitif prediktif değer ve negatif prediktif değerler kullanılarak sınır değerler oluşturulmuştur. Sonuç: Çalışmamızda yoğun bakımda entübe olan hastaların trakeostomi açılmasından, elektif entübasyondan fayda gördükleri sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca bu hastaların komorbidite durumlarının indeksi olan Charlson komorbidite indeksinin düşük olmasının hastaların hem 3 aylık sağ kalımlarının hem de weaning sürecindeki daha olumlu sonuçlarla ilişkili olduğu bulunmuştur. Ayrıca laboratuvar parametrelerinden RDW, LDH ve ferritin parametrelerinin yükselmesinin mortaliteyi ve weaning'i olumsuz etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Covid-19, weaning, mekanik ventilasyon, sarkopeni, elektif entübasyon, ekstübasyon