Böbrek nakli yapılan hastalarda endotel disfonksiyonu sıklığı ve risk faktörlerinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GANİ BERK ÜNAL
Danışman: Gürsel YILDIZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Kronik böbrek hastalığında (KBH) KVH'lar (kardiyovasküler hastalık) en önemli mortalite nedenidir. Böbrek nakli yapılan hastalarda da durum değişmemektedir. Endotel disfonksiyonu, kardiyovasküler morbidite ve mortalitenin önemli bir nedenidir. Böbrek nakli yapılan hastalarda diyabetes mellitus(DM) ve hipertansiyon(HT) yaygındır. Ayrıca inflamasyon, endotel disfonksiyonu ve immünosüpresif ajanlar (steroid ve kalsinörin inhibitörleri) gibi geleneksel olmayan kardiyovasküler risk faktörleri söz konusudur. Bu çalışmada, endotel disfonksiyonu sıklığı ve ilişkili risk faktörlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmaya SBÜ (Sağlık Bilimleri Üniversitesi) İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Nefroloji Kliniğinde takip edilen, canlı veya kadavradan böbrek nakli olmuş, 18-70 yaş arası 66 hasta dahil edilmiştir. Çalışmaya alınan tüm bireylerden venöz kan örneği alınarak metabolik panel ve plazma endotelin-1(ET-1) düzeyleri analiz edilmiştir. ET-1 düzeyi ≥ 7.97 pg/mL olanlar endotel disfonksiyonu olan grup, <7.97 pg/mL olanlar ise endotel disfonksiyonu olmayan grup olarak ikiye ayrılmıştır. Bulgular: Çalışma grubunun (n=66) %50'sinde (n=33) endotel disfonksiyonu saptanmıştır. Endotel disfonksiyonu olan (ET-1 ≥ 7.97) ve olmayan (ET-1<7.97) gruplar karşılaştırıldığında, endotel disfonksiyonu olan grupta SGLT-2 (Sodyum-Glukoz Ko-Transporter 2) inhibitörü kullanımının daha fazla olduğu (p=0.02) ve HbA1C (Glikolize Hemoglobin) düzeylerinin daha yüksek olduğu (p=0.02) belirlenmiştir. Çalışma grubunda mevcut komorbid durumlar ve kullanılan ilaçlara göre ET-1 düzeyleri değerlendirildiğinde, tanımlanmış KVH olmayanlarda ET-1 düzeylerinin anlamlı derecede yüksek olduğu (p=0.001) belirlenmiştir. HT,DM,VKİ (vücut kitle indeksi) ve sigara kullanımı gibi diğer komorbid durumlar açısından ET-1 düzeylerinde anlamlı bir fark saptanmamıştır (p=0.15, 0.26, 0.57, 0.78). Statin, MMF (Mikofenolat mofetil), SGLT-2 inhibitörü ve ACEİ (Anjiyotensin Dönüştürücü Enzim İnhibitörü) /ARB (Anjiyotensin Reseptör Blokörü) kullanan ve kullanmayan hastalar arasında da anlamlı bir fark tespit edilmemiştir (p=0.71, 0.13, 0.13, 0.48). Öte yandan, steroid kullanan hastalarda ET-1 düzeyleri anlamlı derecede düşük bulunmuştur (p=0.007). Sonuç: Böbrek nakli hastalarında endotel disfonksiyon sıklığı yüksektir (%50). Diyabetik ve diyabetik olmayan hastalar arasında endotel disfonksiyon sıklığı benzer bulunmuştur. Ancak, endotel disfonksiyonu olan hastalarda HbA1c düzeyleri anlamlı derecede yüksek saptanmıştır (p=0.02). Bu durum, kan şekeri disregülasyonunun endotel disfonksiyon gelişimi için önemli bir risk faktörü olduğunu düşündürmektedir. Dolayısıyla, kan şekeri regülasyonu sağlanarak endotel disfonksiyonunun önlenmesi mümkün olabilir. Anahtar Kelimeler: Böbrek nakli, Endotelin-1, Endotel disfonksiyonu