Trombositten zengin fibrin ve hyaluronik asit jel matriksinin sıçan femuru kırık modelinde kemik iyileşmesine etkileri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAĞCILAR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ERDAL EREN
Danışman: Mehmet Akif GÜLEÇ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Kırık iyileşmesi, karmaşık bir takım hücresel ve biyokimyasal süreçler sonunda gerçekleşir. Bu süreçler birçok faktör tarafından uyarılarak kırık iyileşmesi olumlu ya da olumsuz yönde etkilenebilir. Kırık iyileşmesinin biyolojisinin, rol alan biyolojik faktörler ve matriks komponentlerinin etkilerinin anlaşılır hale gelmesiyle, iyileşme süresini kısaltmak ve kaynama oranlarını en üst düzeye çıkarmak için kırık tedavisinde bir takım yenilikler gündeme gelmiştir. Yaptığımız bu çalışmada, sıçan femuru kırık modelinde kemik iyileşmesinde Hyaluronik Asit(HA) ve Trombositten Zengin Fibrinin(TZF) etkilerini inceledik. Çalışmanın planlama aşamasında yaptığımız literatür taramasında benzer çalışmalar yolumuzu aydınlatmış olsa da bu iki madde, uzun kemik kırık modelinde ilk kez karşılaştırılarak incelenmiştir. Çalışmamızda kırksekiz adet Sprague-Dowley cinsi sıçan kullanıldı. Çalışmanın başında dört adet sıçan sakrifiye edilerek TZF elde edildi, kalan kırkdört adet sıçan kontrol(K), hyaluronik asit(H), TZF(P) ve kombine(P+H) olarak dört gruba ayrıldı. Her grup üyesinin sol femuruna açık osteotomi sonrası Kirschner-teli ile tespit uygulanarak standart kırık modeli oluşturuldu. Cerrahi sahada osteotomi hattına HA ve TZF ayrı ayrı ve birlikte uygulandı, uygulama sonrası 15.gün(erken dönem) grupların ilk yarısı, 30.gün(geç dönem) kalanı sakrifiye edilerek sol femurlar ampute edildi. Kırkdört adet piyeste Mikro Bilgisayarlı Tomografi ile kallus hacmi ve kemik yoğunluğu (BMD) ölçüldü. Ardından Huo ve arkadaşlarının kaynama kriterlerine göre histopatolojik olarak değerlendirildi. Uygulanan tedaviler, birbirleri arasında ve kendi dönemlerine ait kontrol grupları ile karşılaştırıldığında; Radyolojik olarak tüm grupların kallus hacminde artış mevcuttu ancak P+H grubu kallus hacim ortalamasının diğer gruplara göre anlamlı artış gösterdiği izlendi. Kemik yoğunluğu her grupta arttı ancak P grubunun BMD ortalamaları Kontrol, H ve P+H gruplarından yüksek bulundu, diğer gruplar arasında anlamlı farklılık gözlenmedi. Kullanılan her 2 materyal de kontrol grubuna göre histolojik kaynamayı daha fazla uyardı ancak H grubunun Histolojik Skor ortalamaları P+H grubundan düşük bulundu. Yaptığımız çalışmada osteoindüksiyonu arttıracak bir matriks olarak öngördüğümüz HA'in bu potansiyel etkisinin sınırlı olduğunu, yalnız başına kullanılmak yerine büyüme faktörlerini taşıyıcı skafold olarak kullanılabilirliğini, diş hekimleri tarafından yumuşak ve sert dokuda iyileşmeyi hızlandırmak maksadı ile sıklıkla kullanılan TZF'nin uzun kemik kırıklarında da kaynamanın uyarılmasında olumlu etkilerinin olabileceği sonucuna vardık. Çalışmamızın konu ile ilgili bir ön çalışma olduğunu ve doz çalışmaları, biyomekanik özellikler açısından da değerlendirmelerin yapılması gerekliliği kanaatindeyiz.