Paraoxonase (PON -1) ve oxidatif stress parametrelerinin akut pankreatit fizyopatogenezi ve klinik takibinde olası rolü: prospektif klinik çalışma
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ÜMRANİYE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ESRA YÜKSEL
Danışman: Ethem ÜNAL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Bu çalışmada, PON-1' in HDL (high density lipoprotein) kolesterole bağlı taşınan lipofilik antioksidant bir enzim olarak, akut pankreatit fizyopatogenizi ve klinik takibindeki olası rolünü araştırdık. Ayrıca, diğer antioksidant ajanlar, oksidatif stres ve lipid profili arasındaki muhtemel ilişkiyi ortaya koyarak; bilinen biyokimyasal parametreler ve klinik şiddet skorlamaları ile olan korrelasyonunu değerlendirdik. Hastalar ve Metod: Haziran-Eylül 2017 arasında akut pankreatit tanısıyla Kliniğimizde takip edilen hastalardan yatış anında (0.gün), 3.gün ve 10.gün olmak üzere kan alınarak hemogram, geniş biyokimya, lipid profili, PON-1 ve oksidatif stres parametrelerine (malonyl dialdehid, MDA; superoksid dismutaz, SOD; total antioksidant kapasite, TAC) bakıldı. Tüm hastaların demografik verileri ve radyolojik görüntüleme yöntemleri de dahil edilerek klinik skorlamalar not edildi ve biyokimya sonuçları ile korrele edildi. İstatistiksel analizler Kolmogorov-Smirnov, Friedman ve Wilcoxon testleri ile yapılırken, korrelasyonlarda Spearman testi kullanıldı ve p<0.05 anlamlı kabul edildi. Bulgular: Toplam 25 hastanın yaş ortalaması 51.4 idi. Ranson skorları sırasıyla 0-2 puan (%60), 3-4 puan (%24) ve 5-6 puan (%16) olarak hesaplandı. CTSI (computed tomography severity index)' e göre; % 72 hafif şiddette, % 24 orta, % 4 ise ağır pankreatit tablosunda idi. Hastalığın klinik şiddeti ise hafif, orta ve ağır pankreatit (sırasıyla, % 64, % 28 ve % 8) olarak not edildi. Biyokimyasal veriler incelendiğinde, Ranson skorlarına daha çok LDH (ort. 452.5 U/L) ve AST (ort. 417.08 U/L) değerlerinin yansıdığı görüldü. Total kolesterol, trigliserid ve LDL (low density lipoprotein) değerleri normal referans aralığında kalmakla birlikte 3. ve 10.gün anlamlı bir düşme eğiliminde iken HDL seviyesi 10.gün referans aralığın çok üzerinde tespit edildi (p<0.001). PON-1 seviyeleri 0, 3 ve 10.günlerde sırasıyla, ortalama 69.23, 76.72 ve 113.15 U/mL düzeyinde hesaplanırken; HDL ile pozitif korrelasyon içinde bulundu (p<0.001). Serum SOD düzeyi de PON-1' e paralel olarak yükselirken (ort. 20.49 vs.39.46 U/mL) MDA seviyesi belirgin olarak azaldı (ort. 3.9 vs. 2.28 μM/L, p<0.001). TAC ise tedavi ile birlikte anlamlı oranda yükseldi (ort. 0.52 vs. 1.22 mM/L). Sonuç: Safra taşına bağlı klinik olarak hafif pankreatitin ön planda olduğu hastalarımızda radyolojik ve klinik şiddet skorları uyumludur. Akut pankreatitin başlangıç evresinde tespit edilen düşük PON-1 ve HDL değerleri ile antioksidant SOD ve TAC konsantrasyonları, tedavi ile birlikte klinikle pozitif korrelasyon göstererek yükselmekte; başlangıçta yüksek seyreden oksidatif stres marker'ı olan MDA ise paralel olarak düşmektedir. Bu durum, hastalığın klinik gidişatında oksidatif stres ve antioksidant savunma mekanizmaları arasındaki dengenin önemini ve PON-1' in klinik bir marker olarak kullanılma potansiyelini ortaya koymaktadır.