Tip 2 diyabetli hastalarda prognostik nutrisyon indeksinin diyabetik retinopati ve şiddeti ile ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL FATİH SULTAN MEHMET SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ENES CEYLAN

Danışman: Ali ÖZDEMİR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Diyabetik retinopati (DR), tip 2 DM (T2DM) hastalarında en sık görülen mikrovasküler komplikasyonlardan biridir ve diyabetik hastaların %35'inden fazlasını etkileyen, çalışma çağındaki yetişkinlerde önlenebilir görme kayıplarının önde gelen sebebidir. DM'nin süresi, gen polimorfizmi, anormal kan lipit değerleri, hiperglisemi, obezite, hipertansiyon, anemi ve sigara birçok patolojik süreç yoluyla DR'nin gelişimine ve ilerlemesine katkıda bulunur. DR patogenezi karmaşıktır ve birçok sebeple ilişkilidir. Son yıllarda elimizdeki kanıtlar hem oksidatif stresin hem de kronik inflamasyonun DR gelişiminde etkili olduğunu göstermiştir. Erken tanı ve tedavi DR'nin şiddetine, DM ile ilişkili görme bozukluğu veya kaybının önlenebilmesine önemli miktarda katkı sağlamaktadır. Serum albumin ve lenfositler iyi bilinmekte olan akut faz reaktanlarıdır ve birçok hastalıkta prognozu göstermek açısından inflamatuar biyobelirteçler olarak kullanılmıştır. Hem serum albümin hem de lenfosit değerleri inflamasyon sırasında azalmaktadır. T2DM'de serum albümini ile retinopatinin şiddeti arasında anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Prognostik nutrisyon indeksi (PNI), serum albümin konsantrasyonu ve lenfosit sayısı kullanılarak hesaplanmaktadır ve kolay ölçülebilir bir sistemik inflamatuar belirteç olarak belirtilmektedir ve son yıllarda popüler bir indeks haline gelmiştir. Prognostik nütrisyon indeksinin, inflamatuvar durumu gösterme konusunda tek başına serum albümini veya lenfosit değerlerinden daha güvenilir bir belirteci olduğuna inanılmaktadır. PNI başlangıçta çeşitli malignite türleri için bir prognostik belirteç olarak ortaya çıkarılmıştır. Aynı zamanda birçok kardiyovasküler sistem hastalığı olan hastalarda bağımsız bir prognostik belirteçtir. Bununla birlikte, oftalmoloji alanında PNI'nin klinik açıdan değeri tam olarak ortaya konulamamıştır. Bu çalışmamızda Tip 2 DM tanısı olan hastalarda Diyabetik Retinopati gelişimini ve şiddetini göstermede güvenilir, pratik hesaplanabilen Prognostik Nutrisyon İndeksinin nasıl kullanılabileceğini araştırmayı amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEM: Bu çalışmada Ocak 2022-Kasım 2022 tarihleri arasında Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları polikliniğine müracaat eden Diyabetik Retinopati ICD kodu alan ve diyabetik retinopati açısından göz muayenesi olmuş hastalar ile Tip 2 Diyabet tanılı ancak retinopatisi olmayan hastanemiz Diyabet polikliniğine başvurmuş hastaların dosyaları taranıp hastaların verileri değerlendirilmiştir. Hasta dosyalarından müracaat ettiği dönemde bakılmış serum albümin düzeyi ve total lenfosit sayısı ile glukoregülasyon durumunu gösteren son 6 ayda bakılmış HbA1c değerleri ait veriler tarandı. Çalışma hastaları 2 grupta değerlendirildi. Grup1'de en az 1 yıldır diyabeti olan ve retinopati saptanmayan hastalar yer aldı ve kontrol grubu olarak adlandırıldı, grup 2'de ise diyabetik retinopati saptanan ve en az 1 yıldır diyabet tanısı olan hastalar yer aldı ve çalışma grubu olarak adlandırıldı. G*Power programı kullanılarak %95 güven (1-α), %95 test gücü (1-β) ve d=0.5 etki büyüklüğü tek kuyruklu bağımsız örnekler t testi (independent samples t test) analizine göre her bir grupta alınması gereken örnek sayısı en az 69 olarak belirlenmiştir. Çalışma grubundaki hasta popülasyonu da hasta dosyalarından edindiğimiz göz hastalıkları klinik muayene notlarına göre Proliferatif Diyabetik Retinopati ve Nonproliferatif Diyabetik Retinopati olarak iki alt grupta değerlendirildi. Her iki gruptaki hastalarda; 10 x serum albümin değeri (g/dL) + 0,005 x periferik kandaki toplam lenfosit sayısı (mm3 başına ) formülü ile prognostik nütrisyon indeksi hesaplandı. Hastaların immünsüpresif ilaç kullanıp kullanmadığı Med eczaneden sorgulandı ve ilaç kullanan hastalar çalışma dışı tutuldu. Çalışmaya Dahil edilme kriteri: - En az bir yıldır tanı almış Tip-2 DM 'li hastalar Çalışmaya Dahil edilmeme kriterleri: - Tip 1 DM - Malignite tanısı - Herhangi bir akut/ kronik inflamasyon - Nefrotik düzeyde proteinürisi olan hastalar ( >3.5 gr /gün ) -Aktif enfeksiyon -Kronik karaciğer hastalığı - İmmünsüpresif ilaç kullanan hastalar BULGULAR: Çalışmaya katılım kriterlerini karşılayan 553'ü (%60,4) kadın, 362'si (%39,6) erkek olmak üzere toplam 915 hasta alınmıştır. Hastaların 655'i kontrol grubunda, 260'ı çalışma grubunda yer almıştır. 260 çalışma grubu hastasının 199'unda (%76,5) NPRP, 61'inde (%23,5) PRP saptanmıştır. Kontrol grubu hastaların yaş ortalaması 58,4±10,57 yıl iken çalışma grubu hastaların yaş ortalaması 61,56±10,18 yıl idi (p<0,001 saptanmış olup grupların yaşları arasındaki fark anlamlı bulunmuştur.) Çalışma grubu ve kontrol grubu hastalarını karşılaştırdığımızda; çalışma grubu hastaları daha uzun ortalama DM süresine (16,26±7,66 ve 9,91±7,11 yıl; p<0.001), daha yüksek ortalama HbA1c seviyesine (%8,45±1,73 ve %7,7±1,66 p<0,001), daha düşük lenfosit sayısı 2,48±0,85 (103/ul) ve 2,62±0,87 (103/ul)); p:0.004), daha düşük ortalama serum albümin (42,13±3,92 (g/dl) ve 43,71±2,85 (g/dl) ; p<0.001) ve daha düşük PNI seviyelerine (54,54±6,18 (10x g/dl+ 0.005x103/ul) ve 56,88±5,23 (10x g/dl+ 0.005x103/ul) ; p<0.001) sahipti. Diyabetik retinopatisi olan hastaların alt grupları (NPDR ve PDR) arasında PNI seviyeleri açısından anlamlı fark görülmektedir (p:<0,001). Gruplar arasındaki fark araştırıldığında NPDR bulunan hastaların PNI seviyeleri 55,55±5,76 (10x g/dl+ 0.005x103/ul) PDRP bulunan hastaların PNI seviyelerinden 51,1±6,38 (10x g/dl+ 0.005x103/ul) belirgin olarak yüksektir (p: <0,001). PNI, Diyabet süresi, HbA1c ile Diyabetik retinopati arasındaki ilişkiyi ortaya koymak için yapılan regresyon analizi sonuçlarına göre yüksek PNI değerine sahip olan hastalarda diyabetik retinopati görülme olasılığı %48,6 iken, düşük PNI değerine sahip olan hastalarda ise %51,4'tür. PNI değerinin yüksek olması hastalığın görülme olasılığını düşürmektedir. Diyabet Süresi uzun olanlarda (%52,6) diyabet süresi kısa olanlara (%47,4) göre daha fazla diyabetik retinopati görülme olasılığı bulunmaktadır. HbA1c seviyesi yüksek olan hastalarda (%55,5) düşük olan hastalara (%44,5) göre diyabetik retinopati görülme olasılığı belirgin olarak fazladır. Analiz sonucuna göre diyabetik retinopati (DRP) gelişimini açıklayan denklem: Diyabetik retinopati gelişimi = -0,174 + -0,053 PNI + 0,106 Diyabet süresi + 0,207 HbA1c şeklinde saptanmıştır. SONUÇ: PNI'nin DRP ve şiddetini öngörme konusunda etkin bir şekilde kullanılabilecek bir belirteç olduğu sonucuna vardık. Bunun dışında çalışmamızda; DRP gelişiminde uzun diyabet süresi ve yüksek Hba1c seviyelerinin etkili olduğunu gösteren bulgular elde ettik. Ayrıca düşük albümin ve lenfosit düzeylerinin bunun sonucunda da düşük PNI düzeyinin DRP varlığı ve diyabetin diğer komplikasyonlarının habercisi olarak kullanılması için daha geniş populasyonlu ve ileri düzeyde çalışmaların yapılması önerilir. ANAHTAR KELİMELER: Tip 2 Diyabetes Mellitus, Diyabetik Retinopati, Proliferatif Retinopati, Non-Proliferatif Retinopati, Prognostik Nutrisyon İndeksi, İnsülin direnci