Pediatrik behçet hastalığı tanılı olguların romatolojik ve kardiyovasküler değerlendirmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İLYAS BİNGÖL

Danışman: Helen BORNAUN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Behçet hastalığı (BH), birden fazla sistemi etkilemesinden dolayı çok sayıda ve farklı semptomlarla karşımıza çıkabilir. Bu hastalık farklı boyutlarda ve herhangi bir tipte (arteriyel, venöz) damar tutulumu ile seyreden primer değişken damar vasküliti olarak sınıflandırılmıştır. Çalışmamızda çocukluk çağı BH'nin kardiyak ve vasküler tutulum yönünden değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmada yetişkin BH'deki bulguların çocukluk çağı hastalardaki mevcudiyetinin erken tanınması ve bu konuda gerekli önlemler ve tedavilerin düzenlenmesi planlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza hasta grubu olarak, "Behçet Hastalığı için Uluslararası Çalışma Grubu" tarafından tanımlanan 2015 yılındaki Pediyatrik kriterlere (International classifications criteria for Behçet's disease - Paediatric criteria for BD 2015) göre BH tanısı almış 29 hasta alındı. Kontrol grubu olarak kardiyovasküler tutuluma sebep olabilecek ek hastalığı bulunmayan ve demografik özellikleri hasta grubu ile benzer olan 29 sağlıklı birey çalışmaya alındı. Hasta ve kontrol grubunun Konvasiyonel doppler ve Pulsed Wave Doppler ekokardiyografik yardımı ile kardiyak yapısal ve fonksiyonel belirteçler ölçüldü ve karşılaştırıldı. Hasta ve kontrol grubunun elektrokardiyografileri (EKG) çekildi. Ritim değerlendirildi. PR mesafesi, QRS ve QTc süreleri ölçüldü. Ultrason yardımı ile karotis intima-media kalınlığı (CIMT) ölçülerek kayıt altına alındı. Videokapilleroskopi yardımı ile hasta grubunun başparmak dışı diğer el parmak kapilleri görüntülendi ve morfolojik değişiklikler kayıt edildi. Bulgular: Hasta ve kontrol grubu demografik ve klinik ve özellikler açısından benzer bulundu. Hasta grubunda nabız /dakika sayısı, sistolik tansiyon değeri ve vücut kitle indeksleri kontrol grubuna göre anlamlı yüksek bulundu fakat klinik olarak anlamlı kabul edilmedi. Hastaların konvansiyonel ekokardiyografi değerlerinden mitral A değerinin ise kontrol grubundan anlamlı olarak yüksek olduğu görüldü (p=0,023). Hastaların mitral IVRT ve sol ventrikül LV MPI değerleri, kontrol grubundan anlamlı olarak yüksekti (sırasıyla p=0,002, p=0,007). Hasta grubunun RVOT, VTI, P max ve TRV değeri, kontrol grubundan daha fazlayken (sırasıyla p=0,016, p=0,004, p<0,001). RV TAPSE değeri kontrol grubundan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük bulundu.(p=0,005). Hasta grubunun Triküspit IVRT ve RV MPİ değerleri kontrol grubundan yüksekti (sırasıyla p<0,001, p=0,008). Hasta ve kontrol gruplarının CIMT ölçümleri karşılaştırıldığında; sağ ve sol CIMT arasında anlamlı farklılık bulunmadı (sırasıyla p=0,554, p=0,876). Hasta grubunun aort sistolik ve diyastolik çapları kontrol grubundan anlamlı olarak yüksek bulundu (sırasıyla p=0,017, p=0,007). Hasta grubunun Aortik Stif oranı, Aortik Strain, ve Aortik Distensibilite değerleri kontrol grubundan anlamlı olarak düşükken; Aortik Stifness indeks anlamlı olarak yüksekti (sırasıyla p=0,025, p=0,018, p=0,003, p=0,005). Hasta grubunun Pressure Strain Elastic Modulus (EP )değeri ise kontrol grubundan istatistiksel anlamlı olarak fazlaydı (p=0,002). Hastaların elektrokardiyogramlarında (EKG), elektrofizyolojik olarak hasta ve kontrol grubu arasında fark saptanmadı. Tırnak yatağı videokapilleroskopi incelemesinde hasta grubunda belirgin morfolojik değişim saptanmadı. Sonuç: Literatürde çocukluk çağı BH kardiyavasüler tutulum değerlendirmesi için Pulsed Wave Doppler ekokardiyografi, CIMT ölçümü ve videokapilleroskopi kullanılan bir çalışma bulamadık. Çalışmamızda sol ventrikül ve sağ ventrikül erken diyastolik disfonksiyon belirteçleri hasta grubunda anlamlı yüksek saptanmış ve subklinik diyastolik disfonsiyon saptanmıştır. Aterosklerotik değişiklikler açısından değerlendirmede hasta grubunun kontrol grubuna göre daha yüksek ateroskleroz riskine sahip olduğu bulundu. Pulmoner arter basınç değerleri hasta grubunda kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde yüksek bulundu. CIMT ölçümü ve EKG verilerinde hasta ve kontrol grubu arasında anlamlı fark saptanmadı. Anahtar Kelimeler: Behçet Hastalığı, Ekokardiyografi, Karotis intima media kalınlığı, Kapilleroskopi