Açık kalp cerrahisi hastalarında intraabdominal basıncınmortalite ve morbiditeye etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: DAMLA BOZAN GÜLER
Danışman: Mehmet GAMLI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Açık kalp cerrahisi, kardiyovasküler hastalıkların tedavisinde yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Ancak cerrahi sırasında ve sonrasında gelişen komplikasyonlar, özellikle intraabdominal basınç (İAB) artışı, postoperatif morbidite ve mortaliteyi artırabilir. İAB artışı; kardiyovasküler, renal ve pulmoner sistemlerde olumsuz etkilere yol açabilir ve intraabdominal hipertansiyon (İAH) ile abdominal kompartman sendromu (AKS) gibi ciddi durumlara neden olabilir. Bu çalışmanın amacı, açık kalp cerrahisi uygulanan hastalarda İAB artışının postoperatif komplikasyonlar üzerindeki etkilerini değerlendirmek ve ilişkili risk faktörlerini belirlemektir. Gereç ve Yöntem: Prospektif, gözlemsel çalışmamıza kardiyopulmoner bypass (KPB) ile elektif açık kalp cerrahisi geçirecek olan 18 yaş üzeri, ejeksiyon fraksiyonu %40 ve üzerinde olan 100 hasta dahil edildi. Acil cerrahi gerektiren vakalar ve renal yetmezlik gibi ek hastalıkları olan bireyler çalışma dışı bırakıldı. Hastalar, İAB değerlerine göre iki gruba ayrıldı: İAB değeri ≥12 mmHg olanlar Grup 1 (İAB+), İAB değeri <12 mmHg olanlar Grup 2 (İAB-). İAB ölçümleri mesane kateteri kullanılarak yapıldı. Hastaların hemodinamik parametreleri, ekstübasyon süreleri, hospitalizasyon süreleri ve postoperatif komplikasyonları kaydedildi. Bulgular: Hastaların vücut kitle indeksi (VKİ) ortalaması 28,50 ± 3,14 kg/m² olarak tespit edildi. Grup 1'de VKİ anlamlı olarak daha yüksekti (p<0,05). Grup 1'de KPB ve aortik kross klemp (AKK) süreleri daha uzundu (p<0,05). Postoperatif dönemde grup 1'de santral venöz basınç (SVB) yüksekliği ve ortalama arter basıncı (OAB) düşüklüğü gözlendi. Ekstübasyon süresi grup 1'de anlamlı derecede daha uzundu (p<0,05). Renal perfüzyon bozukluğu, laktat seviyelerinde artış ve akut renal hasar, grup 1'de daha sık görüldü. Ayrıca, grup 1'de postoperatif periferik oksijen satürasyonu (SpO₂) daha düşüktü ve solunum komplikasyonları daha yaygındı. Yara yeri enfeksiyon oranı grup 1'de daha yüksek bulundu. Sonuç: Açık kalp cerrahisi sonrası İAB artışı, postoperatif morbidite ve mortaliteyi etkileyen önemli bir faktördür. Özellikle obezite, uzun KPB süreleri ve sıvı yüklenmesi gibi risk faktörlerine sahip hastalarda İAB'nin dikkatli izlenmesi ve yönetilmesi gerekmektedir. İAB artışına bağlı komplikasyonların erken tanısı ve etkin yönetimi, hasta bakım kalitesini artırabilir ve iyileşme sürecini hızlandırabilir. Gelecekte yapılacak geniş kapsamlı çalışmalar, İAB yönetimi için spesifik protokollerin geliştirilmesine yardımcı olacaktır.