Perilipin-2 molekülünün sıçan karaciğer iskemisinde ve akut dönem reperfüzyon hasarındaki serum düzeylerinin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TURAN CAN YILDIZ
Danışman: Kemal EYVAZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada, karaciğer iskemi-reperfüzyon (I/R) hasarının erken evrede oluşturduğu histopatolojik değişiklikler ile serumda ölçülen perilipin-2 (Plin2) ve diğer biyobelirteçlerin düzeyleri arasındaki ilişkiyi değerlendirmek hedeflenmiştir. Bu kapsamda, perilipin-2'nin karaciğer hasarını göstergesi olarak kullanılabilirliği araştırılmış ve farklı reperfüzyon süreleri boyunca biyobelirteçlerde meydana gelen değişimler, kontrol grubuyla karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu amaçla 50 adet dişi wistar albino rat rastgele 5 gruba ayrıldı. 1. grupta kontrol (Sham), 2. grupta 30 dk iskemi sonrasında 0 dk reperfüzyon uygulanan, 3. grupta 30 dk iskemi sonrasında 1 saat reperfüzyon uygulanan, 4. grupta 30 dk iskemi sonrasında 2 saat reperfüzyon uygulanan, 5. grupta 30 dk iskemi sonrasında 3 saat reperfüzyon uygulanan ratlar yer aldı. Deney aşamasında intrakardiyak ve arteryel kan numuneleri ile karaciğerden doku numuneleri toplanan ratlar çalışma gereği sakrifiye edildi. Deney uygulamasında iskemi sonrası reperfüzyon esnasında 5. Gruptan bir ratta exitus gelişmesi üzerine çalışma dışı bırakıldı. Kan numunelerinden serum Plin2, TOS (total oksidan status), TAS (total antioksidan status), AST (aspartat aminotransferaz), ALT (alanin aminotransferaz), albumin, İMA (iskemi modifiye albümin) değerleri ve İMA/Albumin oranı, TOS/ TAS oranı incelendi. Doku numuneleri hematoksilen eozin ile boyandı. Işık mikroskobu eşliğinde patolog tarafından değerlendirildi. Bulgular: Elde edilen veriler incelendiğinde serum Perilipin-2(Plin2) düzeyleri bakımından gruplar arasındaki farklılık istatistiki olarak anlamlıdır. En düşük Perilipin-2 ortalaması 0 DK Reperfüzyon grubunda tespit edilmiştir. Perilipin-2 değerleri bakımından 1 saat Reperfüzyon, 2 saat Reperfüzyon ve 3 saat reperfüzyon grupları arasındaki fark istatistiki olarak anlamlı değildir. Serum IMA düzeyleri bakımından gruplar arasındaki farklılık istatistiksel olarak anlamlıdır. IMA oranı en düşük Sham grubunda tespit edilmiştir. Serum ALT ve AST değerleri bakımından grup ortalamaları arasındaki farklılık istatistiki olarak anlamlı bulunmuştur. Ortalama ALT ve AST değerleri en düşük Sham gruplarında izlenmiştir. Patolojik gradeler ve kan sonuçları arasında da anlamlı farklılıklar izlenmiştir. Serum Plin2 değerleri bakımından gruplar arasındaki farklılık istatistiksel olarak anlamlıdır. Grade 1 de yer alan ratların Plin2 değerleri daha düşüktür. Serum İMA değerleri bakımından Grade grupları arasındaki farklılık istatistiki olarak anlamlıdır. Grade 1 de yer alan ratların İMA değerleri daha yüksek bulunmuştur. Sonuç: Bu çalışmada, karaciğer iskemisi ve iskemi sonrası reperfüzyon hasarında iskemiyi ve oksidatif stresi gösteren biyobelirteçlerin artışı gözlemlenmiş, iskemi olmayan kontrol grubu ile karşılaştırıldığında aralarında istatistiksel olarak anlamlı farklar saptanmıştır. Serum Perilipin-2 değerlerindeki anlamlı düşüş ve reperfüzyon süresince tekrar yükseliş, bu biyobelirtecin akut karaciğer hasarını göstermede potansiyel bir biyomarker olarak kullanılabilirliğini öne sürmektedir. Bununla birlikte, iskemi sonrası reperfüzyon grupları arasında Perilipin-2 değerlerinde anlamlı bir fark bulunmaması, bu hasar sürecindeki rolü ile ilgili olarak daha kapsamlı ve ileri düzeyde araştırmalara ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir.