Acil servise st elevasyonlu miyokard enfarktüsü kliniği ile başvuran hastalarda koroner anjiyografi öncesi ve sonrası galektin-1 ve galektin-3 düzeylerinin troponin düzeyindeki değişimle karşılaştırılması ve prognozla ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE TIP FAKÜLTESİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUHAMMED DOĞU

Danışman: Ertan CÖMERTPAY

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmanın amacı, acil servise ST segment elevasyonlu miyokard enfarktüsü kliniği ile başvuran hastalarda, koroner anjiyografi öncesi ve sonrası galektin-1 ve galektin-3 düzeylerindeki değişimi değerlendirmek; bu biyobelirteçlerin yüksek duyarlıklı kardiyak troponin düzeylerindeki değişim ile ilişkisini incelemek ve prognozu öngörmedeki potansiyel rollerini ortaya koymaktır. Yöntem: Bu çalışma, Mart 2025-Kasım 2025 tarihleri arasında Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi'ne ST elevasyonlu miyokard enfarktüsü kliniği ile başvuran hastalarda gerçekleştirilen prospektif, gözlemsel bir çalışmadır. Çalışmaya ST segment elevasyonlu miyokard enfarktüsü tanısı konulan ve koroner anjiyografi uygulanan hastalar dahil edilmiştir. Hastaların demografik ve klinik verileri kaydedilmiştir. Hastalardan koroner anjiyografi öncesi ve sonrası dönemde alınan venöz kan örneklerinde galektin-1, galektin-3 ve yüksek duyarlıklı kardiyak troponin düzeyleri ölçülmüştür. Biyobelirteç düzeylerindeki değişimler karşılaştırılmış ve galektin-1 ile galektin-3 değişimlerinin troponin değişimi ile ilişkisi analiz edilmiştir. Ayrıca biyobelirteçler ile sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu arasındaki ilişki incelenmiş ve prognostik performansları değerlendirilmiştir. İstatistiksel analizler SPSS programı kullanılarak gerçekleştirilmiş, p 0,05). Biyobelirteç değişimleri ile sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu değişimi arasındaki ilişki incelendiğinde ise genel hasta grubunda anlamlı bir ilişki saptanmadı. Bununla birlikte, komorbiditesi olmayan hasta alt grubunda ise galektin-3 düzeyi ile sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu arasında negatif yönlü bir ilişki olduğu gözlendi. Sonuç: Bu çalışma, ST segment elevasyonlu miyokard enfarktüsü hastalarında galektin-1 ve galektin-3 düzeylerinin troponinden farklı patofizyolojik süreçleri yansıtabileceğini göstermektedir. Bu durum, akut miyokard hasarının değerlendirilmesinde biyobelirteçlerin tek başına değil, birbirini tamamlayıcı şekilde ele alınmasının önemini ortaya koymaktadır. Her ne kadar galektin düzeyleri ile troponin ve ejeksiyon fraksiyonu arasında genel hasta grubunda anlamlı bir ilişki saptanmamış olsa da, özellikle komorbiditesi olmayan hastalarda galektin-3'ün sol ventrikül fonksiyonları ile ilişkili olabileceği gözlenmiştir. Bu bulgular doğrultusunda, galektinlerin ST segment elevasyonlu miyokard enfarktüsü hastalarında klinik değerlendirmeye katkı sağlayabilecek tamamlayıcı biyobelirteçler olarak kullanılabileceği ve uygun hasta alt gruplarında prognozun öngörülmesinde faydalı olabileceği düşünülmektedir. Ancak bu kullanımın netleştirilebilmesi için daha geniş ve uzun dönemli çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.