Kalkaneus kırıklarında minimal invaziv cerrahi orta dönem sonuçlarının retrospektif incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL OKMEYDANI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NİYAZİ İĞDE

Danışman: Murat ÇAKAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç. Bu çalışmada kalkaneus kırıklarında minimal invaziv yaklaşım uygulanan hastaların radyolojik ve klinik sonuçlarının incelenmesi ve bu sonuçların genişletilmiş lateral yaklaşım uygulanan hastaların sonuçları ile karşılaştırılarak, sonuçlar arasındaki benzerlik ve farklılıkların belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntem. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Okmeydanı Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği'nde 1 Ocak 2013 ile 31 Aralık 2017 tarihleri arasında kalkaneus kırığı nedeniyle opere edilmiş 18 yaş ve üstü hasta dosyaları retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Bu hastaların radyolojik ve fonksiyonel sonuçları değerlendirilerek çalışma gerçekleştirilmiştir. Uygun analizler SPSS 21.0 paket programı ile yapılmış, istatistiksel olarak p değerinin 0,05'in altında olması anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular. Bu çalışmaya 39 minimal invaziv cerrahi, 34 genişletilmiş lateral yaklaşım uygulanan toplam 73 hasta dahil edilmiştir. Ortalama takip süresi 14,47 ± 7,44 (8-36) ay olarak bulunmuştur. Hastaların 60'ı (%82,2) erkek, 13'ü (%17,8) kadın, yaş ortalaması 41,8'dir. Radyolojik olarak ölçülen kalkaneal genişlik(46,8±5,0), yükseklik(44,6±4,6) ve uzunluk(78,4±5,6) restorasyonunun her iki yaklaşımda da normal sınırlarda olduğu görülmüştür. Operasyon sonrası ölçülen Boehler(27,5±8,4) ve Gissane(125,2±10,1) açıları ile her iki yaklaşımda eklem restorasyonunun yeterli miktarda sağlandığı görülmüştür. AOFAS arka ayak skoru minimal invaziv cerrahi uygulanan hastalarda istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha fazladır (82,5-79,5, p=0,01). Sanders sınıflamasına göre tip 2 kırıkların 7'si (%77,8), tip 3 kırıkların 30'u (%81,1), tip 4 kırıkların 11'i (%40,7) AOFAS skorundan mükemmel / iyi sonuç almıştır. Sanders sınıflamasına göre tip 2 ve tip 3 kırıkların AOFAS skor sonucu tip 4 kırıklardan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha iyidir (p<0,01). Sonuç. Minimal invaziv cerrahi uygulamasının genişletilmiş lateral yaklaşıma göre kalkaneal geometriyi koruyarak ve yumuşak doku diseksiyonunun en aza indirgeyerek postop Gissane ve Boehler açılarını yeterli miktarda restore edildiği, AOFAS skorları açısından daha olumlu sonuçlar verdiği görülmüştür. Lateral açık yaklaşımda görülen yara yeri nekrozu, yüzeyel ve derin enfeksiyon riski gibi etmenlerin minimal invaziv cerrahi yöntemi ile en aza indirilmesi sebebiyle bu cerrahi yöntemin kalkaneus kırıkları cerrahisinde yeterli ve güvenilir bir seçenek olduğunu düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler. Ortopedi ve Travmatoloji; Kalkaneus; Kırık; Minimal İnvaziv Cerrahi, Genişletilmiş Lateral Yaklaşım