Yeni nesil oral antikoagülan kullanımının varis dışı üst gastrointestinal kanamalı hastalarda endoskopik bulgular, hastane yatış süresi, kan transfüzyon ihtiyacı ve mortaliteyle ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUHAMMET TALHA DURMUŞ

Danışman: Mine ADAŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Yeni nesil oral antikoagülanlar (YOAK), nonvalvüler atrial fibrilasyona bağlı inme profilaksisi ve venöz tromboemboli profilaksi ve tedavisinde kullanılan vitamin K analoglarına alternatif geliştirilen ve etkinlik açısından vitamin K analoglarına eşdeğer ajanlardır. Hem enteral yolla uygulanabilmesi hem de yakın takip gerektirmemesi nedeniyle YOAK'ların yakın zamanda vitamin K analoglarının yerini alması beklenmektedir. Çok sayıda meta-analiz ve faz 4 çalışma etkinlik ve güvenlik profili açısından değerlendirildiğinde YOAK'ların varfarine kıyasla non-inferior veya superior olduğu gösterilse de gastrointestinal sistem (GİS) kanama açısından riskin hala devam ettiği görülmektedir. Biz de çalışmamızda kullanımı gün geçtikçe yaygınlaşan bu yeni ilaçların varis dışı üst GİS kanamalayla hastane yatışlarında yatış süresi, klinik progresyon ve mortalite üzerine etkilerini karşılaştırmayı; varsa modifiye Glasgow Blatchford skorlama (mGBS) sistemine etkisini; endoskopik bulgular açısından değerlendirilmesini ve varis dışı üst GİS kanamaya neden olabilecek diğer predispozan faktörler hakkında bilgi sahibi olmayı amaçladık. Bu amaçla Ocak 2020 ve Ocak 2021 tarihleri arasında Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi'ne varis dışı üst GİS kanamayla tanısıyla yatırılarak takip edilen veya takip sırasında varis dışı üst GİS kanama tanısı alan 18-99 yaş arası toplam 275 hasta retrospektif olarak değerlendirildi. Çalışmada hastaların 174'ü (%63,4) erkek, 101'i (%36,6) kadın oluşmaktaydı. Hastaların yaş ortalaması 62.68±19.37 (medyan 65) yıl; yatış sürelerinin ortalaması 6.98±5.72, medyan süre 5 gündü. mGBS ortalaması 7.39±3.44, medyanı 7'ydi. Hastaların 88'inde bilinen kronik hastalık yok iken geriye kalan 187 (%68) hastada kronik hastalık; tüm olguların %66,3'ünde üst GİS kanamaya yol açabilecek ilaç kullanımı mevcuttu. En sık görülen kronik hastalık hipertansiyon (%49,3); GİS kanamaya yol açabilecek en sık kullanılan ilaç NSAİİ (%33,5); en sık gastroskopik bulgu peptik ülserdi (%51,4). Mortaliteyle sonuçlanan hasta sayısı 7 (%2,5); ağır klinikle seyreden (exitus, genel cerrahi veya yoğun bakıma sevk edilen) hasta sayısı 30 (%10,9)'du. Hastaları YOAK kullanımı açısından gruplandırdığımızda YOAK kullanan grupta yaş ortalaması ileri; mortalite ve komplikasyon riskini (hemorajik şok, miyokard enfarktüsü gibi) artırabilecek hastalıklar daha sık olmasına rağmen mortalite veya klinik ağır seyir görülme riskinde belirgin artış yoktu. Yine artmış komplikasyon riskine rağmen eritrosit süspansiyonu transfüze edilen kişi sayısı, transfüzyon miktarları ve başvuru anındaki mGBS açısından da istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu. Yani YOAK kullanımıyla kötü klinik progresyon ve artmış komplikasyon riski arasında anlamlı ilişki saptamadık. Yalnız istatistiksel olarak anlamlı fark oluşturmayacak derecede YOAK kullanananların ortalama ve median yatış süreleri görece daha uzundu. Gastroskopik bulgular açısından değerlendirdiğimizde ise YOAK kullanımının üst GİS kanamalı hastalarda peptik ülser veya gastroduedonit görülmesiyle ters orantılı; patolojik bulgu görülmemesi veya (zayıf ilişkili olarak) dielufoy lezyonu görülmesiyle doğru orantılı olduğunu saptadık (p<0.05). Sonuç olarak YOAK'lara bağlı üst GİS kanamaların peptik ülser veya gastroduedonite neden olmadan normal üst GİS endoskopik bulgularla kanamaya yol açtığı; GİS kanamayla hastane yatışlarında mortalite/ ağır klinik seyir, komplikasyon sıklığında artışa; yatış süresi, transfüzyon ihtiyacı sıklığında veya transfüze edilen ES ünitesi miktarında değişikliğe neden olmadığı görüldü. Bu nedenle YOAK kullanımıyla üst GİS kanama şüphesinde üst GİS endoskopi haricinde diğer görüntüleme yöntemleriyle de tetkik edilmesinin tanıyı aydınlatmaya yardımcı olacağı ön görülmektedir.