Term gebelerde görülen postpartum depresyonun risk faktörlerinin belirlenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BEGÜM KANBİR

Danışman: Tarık Eren YILMAZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Gebelik ve postpartum kadınlarda fizyolojik değişiklikler ile ilerleyen bir süreç olmakla birlikte komplikasyona açık bir dönemdir. İlk 6 ay gerek jinekolojik ve obstetrik komplikasyonlar gerekse psikiyatrik komplikasyonlar için oldukça riskli bir dönemdir. Postpartum Depresyon (PPD), müdahale edilmezse mortaliteyle sonlanabilecek oldukça önemli bir hastalıktır. Annenin sağlığını ve işlevselliğini bozarak yenidoğanın büyüme ve gelişmesini de etkilemektedir. Aile hekimleri olarak gebe ve süt çocukluğu takibinde PPD saptanması ve erken müdahale edilmesi hem anne sağlığı hem de çocuk sağlığı için oldukça önemlidir. Bu çalışmamız PPD'ye etki eden nedenleri saptamak amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız Eylül ve Ekim 2021 tarihlerinde Ankara Şehir Hastanesi postpartum hasta takibinin yapıldığı Gebe 5 numaralı polikliniğe başvuran postpartum kadınlardan ardısıra şeklinde seçilmiş 250 kadınla yapılmıştır. Çalışmamızın evreni ortalama 600 kişidir. Çalışmamıza yüksek riskli gebelik geçirenler dahil edilmemiştir. Çalışmamız yüz yüze anket yöntemiyle yapılmış tanımlayıcı bir çalışmadır. Gönüllü katılımcılara sosyodemografik bilgiler anketi, Edinburgh Doğum Sonrası Depresyon Ölçeği (EDSDÖ) uygulandı ve katılımcıların hemoglobin değerleri not edildi. Hemoglobin seviyesi 12 g/dl altındakiler anemi olarak kabul edildi. EDSDÖ kesme değeri 13 olarak alındı. ≥13 olan kadınlarda PPD riski var kabul edildi. Sürekli değişkenlerin tanımlayıcı istatistiklerinde ortalama ve standart sapma, kategorik değişkenlerin tanımlanmasında ise frekans (n) ve yüzde (%) değerleri verildi. Bütün analizlerde anlamlılık düzeyi olarak p<0.05 değeri kabul edildi. Bulgular: Çalışmamızda PPD risk sıklığı %22,8 olarak tespit edilmiştir. Çalışmamızda katılımcıların yaş ortalamalarının depresyon riskine göre farklılık gösterdiği gözlendi (p=0,042). Depresyon riski olanların yaş ortalaması diğerlerine göre daha düşüktü. Eğitim durumunun, depresyon riski üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi saptandı (p=0,020). Aile tipi ile depresyon riski arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptandı (p=0,019). Çekirdek ailelerde depresyon riski geniş ailelere göre daha fazlaydı. Çalışmamızda EDSDÖ'ye göre risk durumları arasında hem gebelikteki eş desteği açısından istatistiksel olarak anlamlı (p=0,007), hem de doğum sonrasındaki eş desteği açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (p=0,009). Çalışmamızda EDSDÖ ile hemoglobin arasında negatif zayıf istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki görülmüştür (p<0,001, r=-0,266). Hemoglobin seviyesi düştükçe EDSDÖ'deki puan yükselmektedir. Emzirme sayısı ortalamalarının depresyon riskine göre farklılık gösterdiği gözlendi (p<0,001). Depresyon riski olmayan annelerin ortalama emzirme sayısı diğerlerine göre daha yüksekti. Sonuç: Çalışmamızda PPD oranı gelişmiş ülkelere oranla daha yüksek tespit edilmiştir. Risk faktörleri arasında genç yaş, erken evlenme yaşı, düşük eğitim seviyesi, çekirdek aile yapısı, gebelikte ve doğum sonrası eş desteğinin olmaması, bebeğin doğum ağırlığı ve şimdiki ağırlığı arasındaki fark, emzirme durumu ve sayısı, hemoglobin seviyesiyle EDSDÖ puanıyla anlamlı ilişki olduğu tespit edildi. Aile Hekimliği'nin bütüncül yaklaşımlı koruyucu hekimliği ilkesiyle postpartum dönemdeki tüm kadınların PPD açısından taranması, etkileyebilecek olası nedenlerin farkındalığı açısından dikkatli olunması oldukça önemlidir. Oldukça sık görülen ve mortal seyredebilen PPD yakından takip edilmelidir. Anahtar Kelimeler: Postpartum depresyon, aile hekimliği, Edinburgh Doğum Sonrası Depresyon Ölçeği, anemi.