Prostat kanseri tanısıyla radikal prostatektomi yapılmış hastalarda postoperatif biyokimyasal (PSA) nüksü saptamada nötrofil lenfosit oranı, platelet lenfosit oranı ve monosit lenfosit oranının diyagnostik önemi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HAMZA KARAMAN

Danışman: Öner ODABAŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Prostat spesifik antijen (PSA) kansere değil, organa spesifik bir antijendir. Son yıllarda malign durumlarda gündeme gelen sistemik inflamatuar belirteçler (SIB) sıklıkla kullanılmaktadır. Prostat kanseri için de bu inflamatuar süreç etyolojide ve patogenezde tartışılmaktadır. Biz bu tez çalışmasında PK nedeniyle radikal prostatektomi olmuş hastalarda bu inflamatuar belirteçlerin PSA nüksünü öngörmedeki diyagnostik önemini araştırdık. Gereç ve Yöntem: 18 Şubat 2019-26 Haziran 2020 tarihleri arasında radikal prostatektomi olmuş hastalar postoperatif biyokimyasal nüks gelişen ve gelişmeyen hastalar olarak iki gruba ayrıldı ve bu gruplar Gleason skor 6,7 ve Gleason skor 8-10 olmak üzere iki alt gruba ayrıldı. Diğer taraftan aynı hasta grubu patolojik evre T2c'nin altı ve T2c ve üzeri olarak yine iki alt gruba ayrıldı. Bu gruplarda preoperatif ve postoperatif 3. ay NLR, PLR ve MLR değerleri karşılaştırılarak nüksü öngörmedeki önemi araştırıldı. Bulgular: Çalışmamıza radikal prostatektomi yapılmış, post-operatif en az 12, en uzun 27 ay süreyle takip edilmiş 315 hasta dahil edildi. Tüm hastaların ortalama yaşı 64,25 olarak bulundu. Takiplerde bakılan PSA değerlerine göre 270 hastada biyokimyasal nüks gelişmezken, 45 hastada nüks saptanmıştı. 280 hastanın patolojisi Gleason 6 veya 7 idi. Bu hastalar da kendi aralarında nüks gerçekleşen ve gerçekleşmeyen olarak 2 alt gruba ayrıldı. Nüks gerçekleşen alt grupta, pre-op MLR değerleri 0,21 ± 0,06, post-op 3. Aydaki MLR değerleri 0,29 ± 0,15 olarak bulundu. Aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı idi (p=0,02). Nüks gerçekleşen alt grupta, pre-op PLR değerleri 125,54 ± 50,68, post-op 3. Aydaki PLR değerleri 160,18 ± 82,41 olarak bulundu. Aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı idi (p=0,03). 49 hastanın patolojisi ise Gleason 8, 9 veya 10 idi. Bu hastalar da kendi aralarında nüks gerçekleşen ve gerçekleşmeyen olarak 2 alt gruba ayrıldı. Nüks gerçekleşen Gleason 8-10 arası Prostat kanserli alt grupta, pre-op NLR değerleri 1,94 ± 0,63, post-op 3. Aydaki NLR değerleri 2,62 ± 1,26 olarak bulundu. Aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı idi (p=0,039). Nüks gerçekleşen alt grupta, pre-op PLR değerleri 114,85 ± 41,39, post-op 3. Aydaki PLR değerleri 159,46 ± 77,05 olarak bulundu. Aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı idi (p=0,042). Nüks gerçekleşmeyen hastalarda ise anlamlı değişim tespit edilmedi. RRP spesmen patolojileri evreleme açısından değerlendirildiğinde, 56 hastanın patolojik evrelemesi T2c'nin altında idi. Bu hastalar da kendi aralarında nüks gerçekleşen ve gerçekleşmeyen olarak 2 alt gruba ayrıldı. Nüks gerçekleşen ve gerçekleşmeyen alt grupta, pre-op NLR, PLR ve MLR değerleri ile post-op 3. Aydaki NLR, PLR ve MLR değerleri karşılaştırıldı. Aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildi. RRP spesmen patolojik evreleri T2c ve üzerinde olan 259 hasta nüks gerçekleşen ve gerçekleşmeyen olarak 2 alt gruba ayrıldı. Nüks gerçekleşen evre T2c ve üzeri prostat kanserli alt grupta, pre-op NLR değerleri 2,05 ± 0,73, post-op 3. Aydaki NLR değerleri 2,57 ± 1,14 olarak bulundu. Aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı idi (p=0,026). Yine bu alt grupta, pre-op PLR değerleri 120,98 ± 46,41, post- op 3. Aydaki PLR değerleri 163,11 ± 79,2 olarak bulundu. Aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı idi (p=0,002). Nüks gerçekleşen bu alt grupta MLR değerlerine bakıldığında, pre-op MLR değerleri 0,2 ± 0,06, post-op 3. Aydaki MLR değerleri 0,29 ± 0,15 olarak bulundu. Aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı idi (p=0,001). Sonuç: Biyokimyasal nüksün öngörülmesi adına NLR, PLR ve MLR'nin preoperatif ve postoperatif 3. ay değerleri karşılaştırıldı. Gleason 8-10 ve patolojik evre T2c ve üzeri nükslü hastalarda NLR ve PLR için anlamlı yükseliş tespit edildi. Gleason 6 ve 7 nükslü hastalar için ise MLR'nin anlamlı yükselişi tespit edildi. Bu sonuçlar çerçevesinde yüksek Gleason skorlu ve patolojik evreli hastalar için biyokimyasal nüksün öngörülmesinde NLR ve PLR'nin kullanılabileceği, düşük Gleason skorunda ise MLR'nin kullanılabileceği düşünüldü.