Tip 2 diyabet hastalarında medikal tedavinin aortik ve karotis intima media kalınlığına etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ADANA TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYŞE KURU
Danışman: Hilmi Erdem SÜMBÜL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Diabetes Mellitus, birçok organı etkileyebilen ve komplikasyonlara neden olabilen yaygın bir metabolik hastalıktır. Kardiyovasküler hastalık, diyabetik hastalarda morbidite ve mortalitenin önemli bir nedenidir ve bu hastalar artmış ASKVH (aterosklerotik kardiyovasküler hastalık) riski altındadır. Diyabetin bu komplikasyonlarının erken tanınması, hastalığa bağlı morbidite, mortalite ve sağlık bakım maliyetlerinin azaltılması açısından çok önemlidir. Bu nedenle bu amaçla kullanılabilecek olası belirteçler üzerine çok sayıda araştırma ve çalışma bulunmaktadır. Bu belirteçlerden biri subklinik aterosklerozun belirteci olan vasküler IMT ölçümüdür. SGLT2-İ ile yapılmış olan çalışmalarda bu ilaçların kardiyoprotektif etkileri görülmüştür. SGLT2-İ'leri ile yapılan çalışmalarda kardiyovasküler ve renal güvenlik çalışmalarında diyabeti ve KV (kardiyovasküler) hastalığı olanlarda majör kardiyovasküler hastalık ilişkili ölüm riskinde azalma, kalp yetmezliğine bağlı hastaneye yatış öyküsünde azalma saptandığı bilinmektedir. Kardiyovaküler koruma etkileri ile ön plana çıkmalarından ötürü SGLT2-İ'lerini Türkiye'de bulunan iki molekül olan dapagliflozin ve empagliflozin olarak ayırdık ve çalışmamızda oral hipoglisemik ajan olan empagliflozin, dapagliflozin ve DPP4-İ'nin kardiyovasküler hastalık belirteçleri olan aortik ve karotis IMT üzerine üzerine etkilerini araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız tek merkezli, prospektif, kesitsel olarak planlandı. Çalışmamıza Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi iç hastalıkları ve endokrinoloji polikliniğine 01.05.2023 ile 01.05.2024 tarihleri arasında başvuran ve çalışma için gönüllü olup aydınlatılmış onamları alınan herhangi bir dışlama kriteri olmayan, 18 yaş üstü Tip 2 diyabeti olan hastalar çalışmaya alındı. Oral antidiyabetiklerden sadece metformin kullanmakta iken takiplerinde metformin tedavisine ek olarak saksagliptin dışı DPP-4 inhibitörü başlanan 100, empagliflozin başlanan 100 ve dapagliflozin başlanan 100 olmak üzere toplam 300 hasta dahil edildi. Hastalar hem empagliflozin, dapagliflozin, DPP4-İ'leri olarak üç grupta hem de SGLT2-İ ve DPP4-İ olarak iki grupta değerlendirildi. Hastalar 6 aylık tedavi sonrası tekrardan değerlendirildi. Çalışmaya katılmayı reddeden hastalar, 18 yaş altı ve 75 yaş üstü olanlar, gebeler, kardiyovasküler hastalık öyküsü olanlar, diyabet dışında endokrinoloji hastalığı olanlar, solunum sistemi hastalığı olanlar, malignitesi olan hastalar çalışma bırakıldı. Hastaların cinsiyeti, yaşı, ek hastalıkları kaydedildi. Gruplar glukoz, Hba1c, hemogram, böbrek ve karaciğer fonksiyon testleri, CRP, albümin, spot idrar albümin/kreatinin, lipid profili, mikrovasküler komplikasyonlar, c-IMT ve a-IMT açısından karşılaştırıldı. Hastalar 6 aylık tedavi sonrası bu parametrelerle tekrar değerlendirilip önceki sonuçlarla karşılaştırıldı. Tedavi öncesi ve sonrasında parametrelerin değişimi ∆ olarak ifade edildi. Bulgular: Gruplar arasında tedavi başlangıcında demografik ve laboratuvar parametleri açısından anlamlı farklılık yoktu. Tedavi başlangıcından 6 ay sonra yapılan laboratuvar ve görüntülemelere bakıldığında SGLT2-İ alan grupta a-IMT'de anlamlı azalma saptanır iken DPP4-İ grubunda fark saptanmadı. (SGLT2-İ grubunda tedavi öncesi 1.67±0.40, tedavi sonrası 1.240±.40 iken DPP4-İ grubunda tedavi öncesi 1.62±0.46, tedavi sonrası 1.62±0.47) (sırasıyla p değer<0.001, 0.855) ∆ değerlerin karşılaştırılmasında; SGLT2-İ alan grupta ∆Aort IMT, ∆ALT, ∆Albuminüri ve ∆VKI istatiksel olarak anlamlı olarak yüksek saptandı. (P değerleri sırasıyla <0.001, 0.041, <0.001 ve 0.004). SGLT2-İ alan hasta grubunda ∆Aort IMT düzeyi ile ilişkili parametreleri belirlemek için tek değişkenli korelasyon analizi yapıldığında ∆LDL, ∆ALT, ∆Albuminüri ve statin kullanımı arasında pozitif korelasyon var iken sigara kullanımı ile negatif korelasyon bulundu. En yüksek oranla korelasyon saptanan parametre ∆Albuminüri olması üzerine SGLT2-İ alan grup nefropatisi olan ve nefropatisi olmayan gruplar olarak ikiye ayrıldı ve iki grup ∆Aort IMT açısından karşılaştırıldı. Nefropati olan grupta ∆Aort IMT istatistiksel olarak anlamlı olarak yüksek saptandı. (p değeri:0.004) Ayrıca SGLT2-İ kullanıp nefropatisi olan hastalarda ∆Aort IMT ile anlamlı ilişkisi bulunan parametrelerle yapılan lineer regresyon analizinde ∆ALT ve ∆Albuminüri bağımsız olarak ∆Aort IMT ile ilişkili olduğu bulundu. Sonuç: Diyabete bağlı gelişen ASKVH mortalite ve morbiditenin önemli sebepleridir. ASKVH'ın erken tanınması, bu hastaların prognozu üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilir ve komplikasyon durumunda erken müdahaleye olanak sağlayabilir. A-IMT ölçümü ile subklinik ateroskleroz erken görülebilir. Diyabet tedavisinde kullanılan ve kardiyovasküler faydalarıyla ön plana çıkan SGLT2-İ aortik IMT'de belirgin azalma yaparak ASKVH risk azalması ve tedavisinde yer alabilir. Bu etkisini ALT ve albuminüride de göstererek NAFLD, diyabetik böbrek hastalığı ve nihayetinde aterosklerozda iyileşme sağlayabilir. Anahtar Kelimeler: Diyabet, Ateroskleroz, Aortik İntima Media Kalınlığı, SGLT2 İnhibitörleri, DPP4 İnhibitörleri, NAFLD, Diyabetik Böbrek Hastalığı