İnternal karotis arter stenozunda karotis anjioplasti ve stentlemenin retinal mikrovaskülarite üzerine etkisinin optik koherens tomografi anjiografi ile incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CANSU KOSTAKOĞLU DUMAN

Danışman: Gürdal ORHAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: İnternal karotis arter (İKA) stenozu, serebral ve oküler hipoperfüzyona yol açarak hem nörolojik hem de retinal düzeyde klinik sonuçlar doğurabilen majör bir vasküler patolojidir. Bu çalışmanın amacı, İKA stenozunun retinal ve koroidal mikrovasküler yapılar üzerindeki etkilerini optik koherens tomografi anjiografi (OKTA) ile değerlendirerek stenozun varlığı, şiddeti ve lokalizasyonu ile bu mikrovasküler yapılar arasındaki ilişkileri ve karotis stentlemesi sonrasında retinal mikrovaskülaritede oluşan değişiklikleri ortaya koymaktır. Yöntem: Çalışmaya İKA stenozu tanısıyla izlenen 60 hastanın 117 gözü dahil edildi. Dijital substraksiyon anjiyografi (DSA) öncesinde tüm hastalarda OKTA ile radial peripapiller kapillerler (RPK), yüzeyel kapiller pleksus (YKP) ve derin kapiller pleksus (DKP) vasküler dansiteleri; santral makula kalınlığı (SMK), subfoveal koroid kalınlığı (KK), foveal avasküler zon (FAZ) parametreleri değerlendirildi. Hastalar NASCET kriterleri kullanılarak stenoz yüzdelerine göre aktif (%≥50) ve kontrol (<%50) grup şeklinde iki kola ayrılarak elde edilen OKTA verileri karşılaştırıldı. Karotis anjiyoplasti ve stentleme (KAS) uygulanan 30 hastadan kontrol OKTA çekimi yapılabilen 25 hasta, tedavi öncesi ve sonrası değişikliklerin değerlendirilmesinde kullanıldı. OKTA ölçümleri; stenozun şiddeti, lokalizasyonu ve stentleme öncesi/sonrası değişiklikler açısından analiz edildi. Ayrıca tüm hastalar demografik özellikleri, sistemik komorbiditeleri, Fazekas skorları, Modifiye Rankin Skalası (mRS), bilişsel durum (sMMT), Algılanan Stres Ölçeği (ASÖ-10) ve Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (UFAA) ile değerlendirildi. Bulgular: Hastalarda sağ İKA stenoz oranı ile ipsilateral ve kontralateral gözde PRSLT temporal kalınlığı arasında negatif korelasyon saptandı (r=-0,316; p=0,020 ve r=-0,326; p=0,016). Her iki gözde; İKA stenozu ile ipsilateral tarafta RPKP vasküler dansiteleri, belirgin stenozu olmayan hastalar ile karşılaştırıldığında anlamlı derecede düşük saptandı (sağ: p=0,001, sol: p=0,005). Karotis stenozu <%50 olan hastalarda sağda RPKP (p=0,027), RPK temporal (p=0,014) ve subfoveal koroid kalınlığı (p=0,040); solda RPK nazal dansite daha yüksek (p=0,018), buna karşın DKP tüm kadran (p=0,017), parafovea (p=0,027)RPK temporal (p=0,014) ve subfoveal koroid kalınlığı (p=0,040); solda RPK nazal dansite daha yüksek (p=0,018), buna karşın DKP tüm kadran (p=0,017), parafovea (p=0,027) ve perifovea (p=0,047) dansiteleri anlamlı şekilde düşüktü. Stentleme sonrası sol gözde PRSLT inferior (p=0,048), DKP tüm (p=0,043) ve DKP perifovea (p=0,038) değerlerinde anlamlı azalma gözlenirken SMK (p=0,039) anlamlı artış gösterdi. Sol İKA'ya stent uygulananlarda ipsilateral göz RSLT (p=0,011), PRSLT inferior (p=0,008), DKP tüm (p=0,035) ve DKP perifoveada (p=0,040) anlamlı azalma gözlenirken, sağ İKA'ya stent uygulananlarda sağ koryokapillaris akım alanı (p=0,009) anlamlı artış gösterdi. Santral makula kalınlığı ve subfoveal koroid kalınlığı tüm hastalarda tedavi sonrası artış gösterdi; subfoveal koroid kalınlığı, sol gözde kliniği asemptomatik olan (p=0,032) ve sigara kullanmayan alt gruplarda anlamlı yüksek bulundu (p=0,022). Sonuç: İKA stenozu, retina ve koroid mikrovasküleritesi üzerinde anlamlı yapısal ve fonksiyonel etkiler oluşturmakta; bu etkiler OKTA ile kantitatif olarak değerlendirilebilmektedir. Özellikle RPK ve koroidal parametreler stenoz derecesine ve lokalizasyonuna duyarlı belirteçler olarak öne çıkmaktadır. KAS ile karotis revaskülarizasyonu sonrası DKP dansitelerindeki anlamlı azalma, SMK'da anlamlı artış reperfüzyon sonrası mikrovasküler adaptasyon süreçlerini düşündürmektedir. Koroidal mikrovaskülaritede ise iyileşme sağlanırken, bireysel faktörlerin bu yanıtları modüle edebildiği görülmüştür. Bulgular, OKTA'nın hem tanısal hem de tedavi yanıtının izlenmesinde potansiyel bir araç olarak kullanılabileceğini ve İKA stenozuna bağlı oküler mikrovasküler değişikliklerin izlenmesinde klinik anlam taşıyabileceğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Karotis arter stenozu, karotis anjioplasti ve stentleme, optik koherens tomografi anjiografi, retinal mikrovaskülarite, koroidal perfüzyon