Bipolar bozukluk tanılı hastalarda erken relaps ile ilişkili klinik ve sosyodemografik özelliklerin belirlenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE TIP FAKÜLTESİ, RUH SAĞLIĞI VE PSİKİYATRİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZELİHA NUR METİN

Danışman: Özcan UZUN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bipolar bozukluk sık relapslar ve relaps arasındaki dönemlerde rezidüel/subsendromal belirtilerle giden kronik seyirli bir psikiyatrik bozukluktur. Relapsların yaşam kalitesini, sosyal işlevleri ciddi şekilde etkilediği ve hastalığın geleneksel görüşün aksine olumsuz bir seyir izlediği bilinmektedir. Bu nedenle relaps önleme bipolar bozukluk tedavisinde kritik bir öneme sahiptir. Relaps riskini potansiyel olarak artırabilecek birçok faktör tanımlanmıştır. Fakat relaps riskini artırabilecek faktörlere ilişkin veriler ülkemizde sınırlıdır. Bu çalışmada, bipolar bozukluk hastalarının remisyon sonrası erken relaps oranı ve erken relaps ile ilişkili olası klinik ve sosyodemografik özelliklerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Mevcut çalışmanın örneklemini, Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri kliniğine çalışmanın yapıldığı tarihlerde başvuran DSM-5 tanı ölçütlerine göre bipolar bozukluk (BPB) tanısı alan 143 hasta oluşturmaktadır. Katılımcıların sosyodemografik ve klinik özellikleri klinisyen tarafından hasta ve yakınları ile yapılan görüşmeler sırasında kaydedildi ve her hastaya bir yaşam çizelgesi (life-chart) oluşturuldu. Olgulara Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği (HDDÖ), Young Mani Derecelendirme Ölçeği (YMDÖ) ve hastalık şiddetini ve yan etki şiddetini ölçmek amacıyla Klinik Global İzlenim Ölçeği (KGİO) uygulandı. Erken relaps için kesme değeri olarak bir yıl belirlendi. Elde edilen veriler, veri setine kaydedilerek uygun istatistiki analizler uygulandı. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 37,42±11,8 yıldı ve %53,8'i (n=77) kadındı. Erken relaps oranı %63,6 olarak bulundu. Çalışmamızda tedavi uyumunun kötü olmasının tek başına erken relaps riskini 2,5 kat artırdığı tespit edildi. Çalışmamızda cinsiyetin, eğitim durumunun ve bipolar alt tipin (BPB-1, BPB-2) erken relaps ile ilişkisinin olmadığı gösterilmiş oldu. Erken relaps olan grupta önceki depresif atak sayısı, önceki hipomanik atak sayısı, önceki hastane yatış sayısı anlamlı olarak yüksekti. Erken relaps olanlarda ilk atağın depresif polaritede olması, manik veya hipomanik polaritede olmasına göre anlamlı olarak daha yüksekti. Tek değişkenli lojistik regresyon modelinde ek psikiyatrik hastalık varlığının ve mevcut antidepresan kullanımının erken relaps riskini bağımsız olarak artırdığı gösterildi. Erken relaps olan ve olmayan gruplardaki çalışmaya alınma sırasındaki KGİ Ölçeği-Hastalık Şiddeti skorları sırasıyla 3,73±1,55 ve 3,25±1,79'du. Erken relaps olan grupta HDDÖ skorları anlamlı olarak daha yüksek bulundu. Erken relaps olan ve olmayan gruplar arasında sigara, alkol, psikoaktif madde, intihar girişimleri ve self-mutilasyon açısından anlamlı fark saptanmadı. Sonuç: Çalışmamızdaki bu bulgular bipolar bozukluğun depresif ağırlıklı bir hastalık oluşunu ve daha sık relaps yaşayan hastaların 'manik relaps ağırlıklı' yerine 'depresif relaps ağırlıklı' bir hastalık yaşadıklarını ve tedavi uyumunun erken relapsın değiştirilebilir prediktörleri arasında olduğu gösteriyor. Bipolar bozuklukta relapsın prediktörlerinin anlaşılabilmesi ve etkili müdahale stratejilerinin geliştirilebilmesi için uzun süreli ileriye yönelik izlem çalışmalarına ihtiyaç duyulmaktadır. Anahtar Sözcükler: Bipolar bozukluk, prediktör, relaps, tedavi uyumu, erken.