Çocukluk çağı alerjik rinitinde tonsil ve adenoid boyutlarının hastalığın şiddeti ve semptom skoru ile ilişkisinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MERVE ERSOY

Danışman: Mehmet Halil ÇELİKSOY

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Çocukluk Çağı Alerjik Rinitinde Tonsil ve Adenoid Boyutlarının Hastalığın Şiddeti ve Semptom Skoru ile İlişkisinin Değerlendirilmesi Giriş ve Amaç: Çocuklarda adenoid hipertrofi, tonsil hipertrofisi ve adenotonsiller hipertrofinin alerjik rinit ile ilişkisi ile ilgili veriler çelişkilidir. Bu çalışmada alerjik rinitli çocuklarda adenoid ve tonsil boyutlarının hastalık üzerindeki etkisini belirlemeyi amaçladık. Materyal ve Metot: Alerjik rinitli çocuklar endoskopik laringoskopi ile muayene edilerek adenoid ve tonsil boyutları büyüklüklerine göre evrelendi. Hastaların adenoid ve tonsil boyutlarının alerjik rinit semptom sıklığı, hastalığın şiddeti ve nazal semptom skorları üzerindeki etkisi istatistiksel olarak karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya alerjik rinit tanısı konulan 169 çocuk alındı. Alerjik rinitli çocukların ortanca tanı yaşı 8 yıl (min-maks; 4-16) olup 98 (%58,0) 'i erkekti. Hastaların 125 (%73,9)'inde adenoid hipertrofisi, 96 (%58,7)'sında tonsil hipertrofisi, 81 (%47,9)'inde adenotonsiller hipertrofi vardı. Persistan alerjik rinitli grupta intermitan alerjik rinitli gruba göre orta-şiddetli alerjik rinit, burun tıkanıklığı ve nazal semptom skoru daha yüksek orandaydı (Sırasıyla p=0.001, 0.008, 0.001). Hafif seyirli alerjik rinitli grupta orta-şiddetli seyirli alerjik rinitli gruba göre tanı yaşı, semptomların başlangıç yaşı daha yüksekti (sırasıyla p= 0.020, 0.020). Orta-şiddetli alerjik rinitli grupta hafif alerjik rinitli gruba göre persistan alerjik rinit, ailede atopi öyküsü, burun tıkanıklığı, burun akıntısı ve yüksek nazal semptom skoru daha sık saptandı (Sırasıyla p= 0.001, 0.012, 0.020, 0.015, 0.001). Adenoid hipertrofisi olan alerjik rinitli grupta adenoid hipertrofisi olmayan alerjik rinitli gruba göre persistan hastalık, orta-şiddetli hastalık, animal dander duyarlılığı, serum total IgE yüksekliği ve nazal semptom skoru yüksekliği daha yüksek orandaydı (sırasıyla p= 0.045, 0.013, 0.026, 0.010, ve 0.001). Tonsil hipertrofisi olan alerjik rinitli grupta tonsil hipertrofisi olmayan alerjik rinitli gruba göre nazal semptom skoru daha yüksekti (p= 0.007). Adenotonsiller hipertrofisi olan alerjik rinitli çocuklarda tek başına tonsiller hipertrofisi olan ya da adenoid veya tonsiller hipertrofisi olmayan alerjik rinitli çocuklara göre nazal semptom skoru daha yüksek bulundu (p=0.001). Konka düzeyinde yapılan adenoid hipertrofi evrelemesine göre gruplar karşılaştırıldığında grade C AH olan hastalarda grade A AH olan hastalara göre hastalık daha orta şiddetli serediyordu (p=0.001). Kedi epiteli duyarlılığına grade A AH olan ve grade C AH olan hastalarda grade B AH olan hastalara göre daha sık rastlandı (p=0.005). Adenoid hipertrofi evresi yüksek olan grupta daha yüksek olmak üzere (grade C> grade B> grade A) her üç grup arasında nazal semptom skoru açısından istatistiksel olarak anlamlı fark vardı (p=0.001). Tonsil hipertrofisi evrelemesine göre gruplar değerlendirildiğinde; Grade 2 olan hastaların nazal semptom skoru grade 1 olan hastalara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksekti (p=0.001). Hastalar torus tubarius ile adenoid arasındaki ilişkiye göre evrelendiğinde; Semptomların başlangıç yaşı grade A AH olan hastalarda grade B AH olan hastalara göre daha yüksekti (p=0.044). Serum total IgE düzeyi grade B AH olan hastalarda grade A AH olan hastalara göre daha yüksekti (p=0.001). Eozinofil düzeyi grade B AH olan hastalarda grade A AH olan hastalara göre daha yüksekti (p=0.020). Grade B AH olan ve Grade C AH olan hastaların nazal semptom skoru grade A AH olan hastaların nazal semptom skorundan daha yüksekti (p=0.001). Grade C AH olan hastalarda grade A AH olan hastalara göre orta-şiddetli hastalık oranı istatistiksel olarak daha yüksek bulundu (p=0.040). Sonuç: Alerjik rinitli çocuklarda adenoid ve tonsil boyutları hastalığın persistansı, şiddeti ve nazal semptom skoru üzerine etki etmektedir. Anahtar Kelimeler: Alerjik Rinit, Adenoid ve Tonsil Hipertrofisi, Nazal Semptom Skoru