Osteopenik/osteoporotik hastalar ve normal kemik dansitometresine sahip hastalarda instabil distal radius kırığı sonrası volar kilitli plak ile osteosentez uygulamarının klinik ve radyolojik sonuçlarının prospektif olarak karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SALTUK BUĞRA TEKİN

Danışman: Yusuf ÖZTÜRKMEN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Distal radius kırıkları erişkin üst ekstremite kırıkları arasında en sık görülen kırıklardan biridir. Yaş grupları arasında bimodal dağılım özelliğine sahip olan bu kırık, 50 yaş sonrası hasta grubunda osteoporozun negatif etkisiyle sık görülmektedir. Son yıllarda bu yaş grubundaki hastalara distal radius kırığı sonrasında volar kilitli plak uygulaması artmıştır. Literatürde bu yaş grubunda volar kilitli plak uygulama tedavisinin başarısı ile alakalı tartışmlar devam etmektedir. Biz de çalışmamızda, distal radius kırığı olan 50 yaş üzeri hastalarda, volar kilitli plak uygulama sonrasında klinik, radyolojik ve fonksiyonel sonuçları ve osteoporozun tedaviye etkisini prospektif olarak araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza hastanemiz acil servisine distal radius kırığı sonrası başvuran 50 yaş üzerindeki 80 hasta dahil edildi. Hastaların radyografik ölçümleri ve dual-energy x-ray absorptiometry (DEXA) tetkikleri operasyon öncesi yapıldı. Hastalar DEXA omurga ve ön kol sonuçlarına göre osteoporoz, osteopeni ve normal olmak üzere 3 gruba ayrıldı. Hastların tamamına volar kilitli plak uygulandı. Hastalar periyodik aralıklarla klinik muayeneleri yapılarak ve standart AP ve lateral grafiler çekilerek takip edildi. 12. ay sonunda hastalar, the disabilities of the arm, shoulder and hand (DASH), patient rated wrist evaluation (PRWE) ve MAYO el bileği klinik skorlama sistemleri ve The Visual Analogue Scale (VAS) skoru ile değerlendirildi. Kavrama güçleri ve el bileği hareketleri standart yöntemler kullanılarak ölçüldü. Takip sonunda radyografik ölçümler tamamlandı. Bulgular: Çalışmamızda osteoporoz grubuna dahil olan hastaların DASH ve PRWE klinik skorları normal grubuna dahil hastalara göre daha kötü ve istatiksel olarak anlamlı farklı bulundu. Ayrıca el bileği fleksiyon dereceleri ve kavrama güçleri de iki grup arasında aynı şekilde istatiksel olarak anlamlı farklı bulundu. Kemik mineral yoğunluğundaki (KMY) artışın, özellikle DEXA ön kol bölgesi için, DASH skorunu anlamlı pozitif olarak etkilediği tespit edildi. Yaş değişkenin negatif, cinsiyet ve preoperatif (preop) volar tilt ölçüm değerlerinin pozitif ve anlamlı şekilde DASH skorunu etkilediği tespit edildi. Tüm hastaların postoperatif (postop) radyografik ölçüm değerleri standardize edilmiş değerler ile aynı veya bu değerlere yakın olarak bulundu. Postop ve preop radyografik ölçüm değerleri arasında istatiksel olarak anlamlı farklılık bulundu. Sonuç: 50 yaş üzerinde osteoporoz tanısı almış ve distal radius kırığı olan hastalarda volar kilitli plak uygulaması sonrasında klinik sonuçlar normal KMY'na sahip hastalara göre daha kötüdür. Bu yaş grubunda distal radius kırığı olan hastalarda cerrahi tedavi seçiminde dikkatli olunmalıdır. DEXA ön kol tetkiki bu kırığa sahip 50 yaş üzeri hastalarda prognoz açısından rutin olarak kullanılabilir ve bu tetkik tedavi seçiminde bize yol gösterici olacaktır.