Preterm dönemde doğum yapan plasenta akreata spektrumu olan gebeliklerin perinatal sonuçlarının; preterm ve term dönemde doğum yapan plasenta akreata spektrumu olmayan gebelikler ile karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: YİĞİT AKSOY
Danışman: İbrahim POLAT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Preterm dönemdeki plasenta akreata spektrumu (PAS) tanılı gebeliklerde perinatal sonuçları incelemek ve bulguları aynı gestasyon haftasında doğum yapan preterm kontrol ve ayrıca term dönemdeki kontrol grupları ile karşılaştırmak ve elde edilen bulgularla maternal risk durumu da gözetilerek perinatal sonuçları iyileştirmek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız retrospektif kohort olarak tasarlandı. 2020–2024 yılları arasında üçüncü basamak bir merkezde doğum yapan 127 preterm PAS, 127 preterm kontrol ve 160 term kontrol olgusu incelendi. Solunumsal ve sistemik perinatal komplikasyonlar, yenidoğan yoğun bakım (YYBÜ) yatış oranı ve süresi, mekanik ventilasyon ihtiyacı, doğum ağırlığı ve persentil değerleri, Apgar skorları, parenteral beslenme ihtiyacı, tam enteral beslenmeye geçiş süresi ve kordon kan gazı parametreleri değerlendirildi. Haftalara göre alt grup analizleri yapıldı. Genel anestezi yapılması, anestezi-doğum arası süre ve antenatal kortikosteroid uygulamasının etkileri korelasyon ve lojistik regresyon analizleri ile incelendi. Çoklu grup karşılaştırmalarında Kruskal-Wallis testi, ikili karşılaştırmalarda Mann-Whitney U testi, korelasyon analizlerinde Pearson's testi, nedensellik analizlerinde ise lojistik regresyon kullanıldı. Bulgular: Preterm PAS grubunda; doğum ağırlığı ve persentil değerleri anlamlı şekilde daha düşüktü. Bu grupta RDS, solunum sıkıntısı nedeniyle yoğun bakım yatışı ve NIMV ihtiyacı daha yüksekti. TTN ve konjenital pnömoni gibi diğer solunumsal komplikasyonlar, sistemik komplikasyonlar ve parenteral beslenme ihtiyacı yönünden fark gözlenmedi; ancak tam enteral beslenmeye geçiş süresi preterm PAS grubunda daha uzundu. Kordon kan gazı haftalar arası analizde preterm PAS grubunda 34. ve 35. haftalarda pH düzeyleri daha düşük bulundu. Preterm PAS grubunda genel anestezi uygulaması daha sık olup solunumsal destek ihtiyacı ile ilişkili bulundu. Anestezi-doğum arası sürenin etkisi sınırlıydı. Operasyonel faktörler ayarlandığında non invaziv mekanik ventilasyon ihtiyacı PAS varlığında anlamlıydı. Kortikosteroid uygulamasının etkili olması, öngörülen uygun zamanda ve tam kür yapılmasına rağmen erken haftalarda RDS oranı yüksekti. Solunumsal parametreler özellikle 36. Haftadan itibaren belirgin şekilde iyileşti. Sonuç: Preterm PAS olgularında, neonatal solunumsal morbidite ve fetal büyüme kısıtlılığı belirgindir. Bu sonuçlar yalnızca prematüriteden değil, plasental invazyon ve operasyonel faktörlerin etkileşiminden kaynaklanabileceğini işaret etmektedir. Bu nedenle, doğumun planlandığı hafta ile birlikte klinik koşullar, anestezi yöntemi ve antenatal müdahale zamanlaması dikkate alınarak doğumun mümkünse 35. hafta ve sonrasına planlanması perinatal sonuçları iyileştireceğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Plasenta akreata spektrumu, prematürite, RDS, TTN, morbidite, genel anestezi, kortikosteroid, kordon kan gazı, pH