Akciğer tümörlerinde moleküler profil, tümör alt tipi ve sağkalım ilişkisi: Kapsamlı retrospektif analiz (2013-2025)


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE TIP FAKÜLTESİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SEÇİL KILAR KÖSEMEN

Danışman: Fügen AKER

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmanın amacı, küçük hücreli dışı akciğer kanserlerinde (KHDAK) sürücü gen mutasyonlarının (EGFR, ALK, KRAS, ROS1, BRAF) dağılımını ortaya koymak; bu moleküler değişikliklerin klinik, histopatolojik özellikler, metastaz paterni, PD-L1 ekspresyonu ve sağkalım ile ilişkisini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışmaya, 2013–2025 yılları arasında SBÜ Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Patoloji Bölümü'nde tanı almış veya moleküler inceleme amacıyla konsültasyona gönderilmiş, moleküler test uygulanmış toplam 954 primer akciğer tümörü olgusu dahil edilmiştir. Olguların histopatolojik özellikleri patoloji raporlarından; moleküler veriler PCR, FISH, immünohistokimya ve/veya NGS yöntemleriyle elde edilmiştir. Klinik, tedavi ve sağkalım verileri hastane bilgi sistemleri ve hasta dosyalarından derlenmiştir. İstatistiksel analizlerde Ki-kare/Fisher exact testleri, Spearman korelasyon analizi, Kaplan–Meier sağkalım analizi ve Cox regresyon modelleri kullanılmıştır. Bulgular: Çalışma popülasyonunun ortalama yaşı 63,8±10,3 yıl olup olguların %76,6'sı erkektir. En sık histolojik alt tip adenokarsinom (%69,3) olarak saptanmıştır. Başlıca sürücü mutasyon oranları sırasıyla KRAS %22,5, EGFR %12,5, ALK %4,9, ROS1 %2,1 ve BRAF %2,6 olarak bulunmuştur. EGFR mutasyonu kadın cinsiyet, sigara içmeme ve adenokarsinom histolojisi ile anlamlı ilişki göstermiştir. ALK füzyonu kadın cinsiyet ve sigara içmeme ile ilişkili bulunmuş; histolojik alt tipler arasında anlamlı fark izlenmemiştir. ROS1 füzyonu genç yaş ve sigara içmeme ile anlamlı ilişkilidir. BRAF mutasyonu klinik değişkenlerle anlamlı ilişki göstermemiş; sınırlı sayıda olguda patern dağılımı açısından anlamlı farklılık saptanmıştır. KRAS mutasyonu adenokarsinom histolojisi ve yüksek histolojik grade ile ilişkili bulunmuştur. EGFR pozitif olgularda plevral metastaz, ROS1 pozitif olgularda ise beyin metastazı anlamlı olarak daha sık izlenmiştir. PD-L1 ekspresyonu skuamöz hücreli karsinomda anlamlı derecede daha yüksek saptanmış; sürücü mutasyonlarla PD-L1 arasında anlamlı ilişki gösterilememiştir. Genel sağkalım analizlerinde medyan sağkalım 17 ay olarak bulunmuştur. Multivariate analizlerde N evresi en güçlü bağımsız prognostik faktör olarak öne çıkmıştır. İleri evre EGFR ve ALK pozitif olgularda hedefe yönelik tedavi alan hastalarda sağkalım anlamlı derecede daha uzun bulunmuştur. Sonuç: Bu çalışma, KHDAK'de sürücü mutasyonların klinik ve histopatolojik özelliklerle farklı ilişkiler gösterdiğini ve hedefe yönelik tedavilerin sağkalım üzerindeki belirgin katkısını ortaya koymaktadır. Moleküler profillemenin, prognoz öngörüsü ve tedavi stratejilerinin belirlenmesinde temel bir bileşen olduğu gösterilmiştir.