Makrozomik bebeklerde neonatal morbidite
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ASUMAN GÜNEY
Danışman: Gamze ÖZGÜRHAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:ÖZET Giriş ve Amaç: Makrozomi; doğum ağırlığının 4000 g'ın üzerinde olması şeklinde tanımlanır. Makrozomik bebeklerde neonatal komplikasyonlarla sık karşılaşılmaktadır. Biz bu çalışmamızda makrozomik bebeklerle 2500-4000 g arasında olan normal tartılı bebekleri neonatal morbidite açısından karşılaştırmayı amaçladık. Yöntem: Hastanemizin 01/01/2015–31/08/2015 tarihleri arasındaki doğum kayıtları retrospektif olarak incelendi. Çalışma grubu yenidoğan ağırlığı 4000 g ve üstü makrozomik olarak tanımladığımız 100 olgudan (Grup I), kontrol grubu yenidoğan ağırlığı 2500-4000 g arasında doğan normal tartılı olan 100 olgudan (Grup II) oluşuyordu. Çalışma ve kontrol grubuna 37 hafta 6/7günden büyük term bebekler ve anne ve bebek dosyalarında eksiği olmayanlar dahil edildi. 37 hafta 6/7günün altındaki preterm bebekler, çoğul gebelikten olan bebekler ve IUGR olan bebekler çalışmaya dahil edilmedi. Çalışmamızda makrozomik ve normal tartılı bebeklerin annelerinin yaşı, gravida ve paritesi, gestasyonel diyabet (GDM) veya hipertansiyon (GHT) varlığı, gebelik öncesi vücut kitle indeksi (VKİ), gebelikteki kilo alımı, makrozomik kardeş öyküsü, doğum şekli, bebeklerin gestasyonel yaşı, cinsiyeti, antropometrik ölçümleri, doğum travması sıklığı, Apgar puanı, solunum sıkıntısı varlığı, hipoglisemi gibi metabolik sorunları, polisitemi, tedavi gerektirecek hiperbilirubinemi varlığı, patolojik tartı kaybı, hastaneye yatış gereksinimi olup olmadığı retrospektif olarak değerlendirildi ve kıyaslandı. İstatistiksel değerlendirme Windows SPSS 22.0 programı ile yapıldı. P<0.05 olması anlamlı olarak kabul edildi. Bulgular: Makrozomik grupta anne yaşı, makrozomik kardeş öyküsü, gebelik öncesi VKİ, gebelikteki kilo alımı istatistiksel olarak anlamlı yüksek (p=0.047, p=0.001, p=0.003 ve p=0.007)saptandı. Bebeklerin gestasyon haftası (39.8'e 39), erkek cinsiyet oranı (%70'e % 49) makrozomik grupta daha yüksekti. Makrozomik grupta 1. dakika Apgar değeri anlamlı olarak daha düşükken, 5. dakika Apgar değerinde anlamlı farklılık saptanmadı. Pozitif basınçlı ventilasyon uygulama oranı (p=0.04) makrozomik grupta daha yüksek idi. Klavikula kırığı, kaput suksadeneum ve ekimoz görülme oranı makrozomik grupta daha yüksek(p=0.004,p=0.005 ve p=0.022) iken pleksus brakialis paralizisi ve sefal hematom açısından anlamlı fark bulunmadı. Hipoglisemi ve patolojik tartı kaybı makrozomik grupta anlamlı oranda yüksek(p=0.03,p=0.038) iken diğer değişkenler açısından gruplar arasında fark yoktu. ix Sonuç: Annenin yaşının yüksek olması, makrozomik doğum öyküsü, gebelik öncesi artmış vücut kitle indeksi, gebelikte fazla kilo alımı ve annenin gestasyonel diyabetinin olması makrozomik doğum için risk oluşturur. Makrozomik bebeklerde doğum travmasına, hipoglisemi ve patolojik tartı kaybına sık rastlanmaktadır. Bu nedenle makrozomik bebeklerde doğum sonrası dönemde dikkatli fizik muayenelerinin yapılması, kan şekeri ve tartı kontrolü ile yakın biçimde izlenmeleri önem arz etmektedir.