Otoimmün hepatit tanılı hastaların erken dönem tedavi yanıtlarının geç dönem remisyonu tahmin etmedeki rolü
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MELİKE YAKUT
Danışman: Meral AKDOĞAN KAYHAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Otoimmün hepatit (OİH), nadir görülen bir immün aracılı karaciğer hastalığıdır ve plazmada dolaşan otoantikorlar, hipergammaglobulinemi ile karaciğer biyopsi bulgularında ara yüz hepatiti ve lenfoplazmositik infiltrasyon ile karakterizedir. OİH, immünsupresif tedaviye genellikle iyi yanıt verir ancak biyokimyasal yanıt ve tam remisyon bazen sağlanamayabilir. Bunun sonucunda hastalarda karaciğer hastalıklarına bağlı mortalite artmaktadır. Bu çalışma ile tedavi yanıtının erken dönemde tahmin edilebilir olmasının; hastaların remisyon yanıtını beklemek ya da tedavi değişikliği yapmak için bize yol göstermesini amaçladık. Gereç ve Yöntem: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Gastroenteroloji Kliniğine Mart 2019 ve Mart 2024 tarihleri başvuran OİH tanılı hastalar, dahil edilme kriterlerine göre çalışmaya alınmıştır. Hastaların yaş, cinsiyet, tedavi rejimi ve tedavi başlangıcından itibaren 1,2,4,6,8. haftalarda, tedavinin 3,6 ve 12. ayında mevcut biyokimyasal tetkikleri retrospektif olarak hastane sistemi üzerinden taranmıştır Bulgular: Çalışmaya OİH tanılı 73 hasta dahil edildi. Bu hastaların yaş ortalaması 50,89±15,91 yıldı. Cinsiyet dağılımında 58'i (%79,4) kadın, 15'i (%20,6) erkekti. Tedavi rejimleri değerlendirildiğinde, en sık prednizolon+AZA kombinasyon tedavisinin tercih edildiği görüldü (%91,8). 6. ayda 63 hastanın kontrolü sağlandı. Kontrol değerlendirmesi yapılan 40 hastada (%63,5) tedaviye tam biyokimyasal yanıt olduğu gözlenirken, 23 hastanın (%36,5) tedaviye yetersiz yanıt mevcuttu. 12. ay kontrolü bulunan 68 OİH tanılı hastanın %66,2'sinde (45 hasta) tam biyokimyasal yanıt olup, %33,8'sinde (23 hasta) da tedavide yetersiz yanıt mevcuttu.6. ayda iki grup arasında IgG ortanca değerlerinin 1. Hafta, 6. hafta ve 6. ay ölçümleri için tam biyokimyasal yanıt grubu ve tedavi yanıtı yetersiz olan grupla arasında istatistiksel olarak anlamlı olarak farklıydı (sırasıyla p = 0,025, p = 0,037, ve p = 0,006). Regresyon analizi sonuçlarına göre, IgG düzeyinin hastanın yaşı, cinsiyeti, doku transglutaminaz IgA ve ANA pozitifliği ve direk bilirubin seviyesinden bağımsız olarak 12. Ay remisyonu ile bağımsız olarak ilişkili olduğu gözlendi. Çalışmada ALT değerindeki düşme oranlarının 6. Ay ve 12. ay remisyonunu öngörmede etkin olup olmadığı değerlendirildi. ALT değerinde 3. ayda izlenen düşüş oranının yaş ve cinsiyetten bağımsız olarak 6. ay remisyonu ile ilişkili olduğu izlendi. 3. ayda ALT değerinde izlenen %92,7'lik düşüşün %63,9 sensitivite ve %59,1 spesifisite ile 6. Ay remisyonunu öngördüğü izlendi. ALT değerinde 4. hafta ve 8. haftada meydana gelen düşüş oranlarının yaş ve cinsiyetten bağımsız olarak 12. ay remisyonu ile ilişkili olduğu bulundu. 4. haftada ALT düzeyinde izlenen %83,8'lik düşüş oranının %65,9 sensitivite ve %60,0 spesifisite ile ve 8. Haftada izlenen %88,6'lık düşüş oranının %76,2 sensitivite ve %59,1 spesifisite ile 12. ay remisyonunu predikte ettiği gösterildi. Sonuç: Çalışmamız OİH hastalarında remisyona gidişi ve tedavi yanıtsızlığını erken değerlendirmek amaçlı, tedaviye yanıtı predikte eden faktörleri değerlendiren tek merkezli gözlemsel retrospektif bir çalışmadır. Çalışmamızda başlangıç IgG değerlerinin ve bu değerlerin 1. ve 6. haftadaki düşüşlerinin tedavi yanıtına etkin olduğunu gösterdik. Doku Transglutaminaz IgA pozitifliğinin tedaviye yetersiz yanıt riskini ile ilişkili olduğunu kanıtladık. Ayrıca 4. ve 8. haftalardaki düşüş oranlarının 12. ay remisyonu ön gördüğünü, 3. aydaki ALT düşüş oranının 6. ay tedavi yanıtını predikte ettiğini gösterdik. Anahtar Kelimeler: Otoimmun Hepatit, Tam Biyokimyasal Yanıt, Remisyon, IgG, Transaminaz