Allojenik hematopoetik kök hücre nakli yapılan çocuklarda nakil sonrası eritrosit ve trombosit transfüzyonlarının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ÜMRANİYE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NAZ GÜÇLÜ
Danışman: Suar ÇAKI KILIÇ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Hematopoetik kök hücre nakli (HKHN), çocuklarda malign ve malign olmayan hematolojik hastalıklar (kemik iliği yetersizliği, hemoglobinopati gibi), genetik ve metabolik hastalıklar, immün yetmezlikler, otoimmün hastalıklarda bazen tek tedavi seçeneği bazen de tedavi protokolünün parçası olarak kullanılmaktadır. Allojenik HKHN hastalarının transfüzyon ihtiyaçlarına dair veriler kısıtlıdır ve bu veriler transfüzyon destek ihtiyacının arttığı ve uzadığı durumlar hakkındaki bilgiler, hasta yönetimi ve transfüzyon politikalarının geliştirilmesi açısından değerlidir. Çalışamızın amacı pediatrik allo-HKHN alıcılarında transfüzyon desteği hakkında niceliksel veri sağlamak ve artan transfüzyon yükü ve uzamış transfüzyon bağımlılığı ile ilişkilendirilen hasta veya transplantasyonla ilgili faktörleri belirlemektir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ümraniye Eğitim Araştırma Hastanesi Çocuk Kemik İliği Nakli Merkezinde, Mart 2019 ile Aralık 2022 tarihleri arasında allojenik HKHN yapılan 0- 18 yaş aralığında 60 hasta dahil edildi. Veriler retrospektik olarak değerlendirildi. Çalışmada elde edilen bulgular değerlendirilirken, istatistiksel analizler için IBM SPSS Statistics 22 (IBM SPSS, Türkiye) programı kullanıldı. Bulgular: Bu çalışma Mart 2019-Aralık 2022 tarihleri arasında HKHN yapılan 21(%35)'i kız 39(%65)'u erkek olmak üzere 60 hasta üzerinden oluşturuldu. Hastaların yaşları, 2 ila 206 ay arasında değişmekte olup ortalama değer 75,5 ay olarak görüldü. Yapılan analizlerde nakil öncesi ES transfüzyon sayısı ile yaş arasında anlamlı bir ilişki olduğu görüldü (p=.001). Benzer şekilde nakil öncesi transfüze edilen TS sayısı ile yaş arasında da anlamlı bir ilişki olduğu saptandı (p<.05). Buna göre yaş arttıkça nakil öncesi yapılan transfüzyon sayısı da artmaktadır. Malign hastalık tanısı olan hastaların, non-malign tanısı olan hastalara göre, nakil öncesinde transfüze edilen ES (p=.05) ve TS (p<.001) miktarının daha yüksek olduğu görüldü. Nakil sonrası 0-30. günler arasındaki ES ve TS transfüzyonunun, hastanın yaşı ile pozitif bir ilişkide olduğu (p<.05), 31-100. Günler aralığında bu pozitif ilişkinin ES transfüzyonu için kaybolduğu ancak TS transfüzyonu için devam ettiği görüldü. (p<.05) Non-malign hastalık tiplerine göre nakil sonrası 0-30.günler arasında transfüze edilen ES ve TS miktarında farklılıklar olduğu saptandı (p<.05). Yapılan ikili karşılaştırmalar sonucunda; immun yetmezlik tanısı olan hastalara hemoglobinopati tanılı hastalara göre nakil sonrası 0-30. Günler arasında daha az TS transfüzyonu yapıldığı (p=.028) ve hemoglobinopati tanılı hastalara nakil sonrası 0-30.gün arasında transfüze edilen ES miktarının immun yetmezliği olan hastalara kıyasla daha fazla olduğu saptandı (p=.032). Uygulanan hazırlık rejimleri incelendiğinde 49 (%81,7) hastaya MA, 6 (%10) hastaya NMA hazırlık rejimi uygulandığı görüldü. Geriye kalan 5 (%8,3) hastaya ise hiçbir hazırlık rejimi uygulanmadığı belirlendi. Yapılan istatistiksel analizler ile hazırlık rejimi uygulanma durumu ile nakil sonrası 0-30. gün aralığında hastalara transfüze edilen TS miktarı arasında anlamlı bir farklılık bulundu.(p<.05) Farklılığın tespiti için yapılan ikili karşılaştırmalarda MA hazırlık rejimi verilen hastaların hazırlık rejimi uygulanmayan ve NMA hazırlık rejimi uygulanan hastalara kıyasla nakil sonrası 0-30. günde daha fazla TS transfüzyonu aldığı görüldü. Benzer şekilde NMA hazırlık rejimi uygulanan hastaların nakil sonrası 0-30.günler arasında aldığı TS transfüzyonunun hazırlık rejimi uygulanmayan hastalara göre daha fazla olduğu görüldü. Nakil sonrası 31-100. Günler arası TS transfüzyonunun miktarının ise hazırlık rejimine göre değişkenlik göstermediği belirlendi . Nakil sonrası transfüze edilen ES miktarının ise uygulanan hazırlık rejiminden etkilenmediği görüldü.İmmunsupresif tedavi kullanımı ile transfüzyon ilişkisi incelendiğinde; nakil sonrası 0-30.gün ve 31-100. gün arasında transfüze edilen ES miktarının, immunsupresif verilip verilmeme durumundan bağımsız olduğu gösterildi. Nakil sonrası 0-30. Günler arasında transfüze edilen TS miktarının ise immunsupresif kullanılan hastalarda daha fazla olduğu gösterildi.(p=.001) Nakil sonrası 31-100 gün arasında TS transfüzyonu ile immunsupresif kullanımı arasında istatistiksel ilişki saptanmadı.Trombosit engrafman zamanı 21 günden fazla olan hastaların, engraftman zamanı 21 günden kısa olan hastalara kıyasla nakil sonrası 0-30.günde daha fazla TS transfüzyonu aldığı (p<.001) ancak bu durumun 30-100. gün arasındaki TS transfüzyon miktarına yansımadığı görüldü. Ayrıca hastalar arasında trombosit engrafmanı 21 günden önce ve sonra olanlar karşılaştırıldığında nakil sonrasındaki 0-30. Günde transfüze edilen ES miktarı arasında anlamlı bir farklılık olduğu bulundu. (p=.001) Buna göre trombosit engrafman süresi 21 günden fazla olan hastalara diğerlerine oranla nakil sonrası 0-30. günde daha fazla ES transfüze edildiği anlaşıldı. Nakil sonrası 30-100. gün arası transfüze edilen ES miktarı ile trombosit engrafman zamanı arasında ise anlamlı bir ilişki görülmedi. Tam kimerik olan 46 (%82,1) hasta, karışık kimerik olan 10(%17,9) hasta olduğu belirlendi. İstatistiksel çalışmalar sonucunda hastalara nakil sonrası 0-30. gün ve 31-100. gün arasında transfüze edilen ES miktarının kimerizme göre değişkenlik göstermediği belirlendi. Karışık kimerik hastalara, tam kimerik hastalara kıyasla nakil sonrası 0-30. günler içerisinde daha az TS transfüzyonu yapıldığı belirlendi. (p<.05) Nakil sonrası 31-100. gün arası TS transfüzyon miktarlarına bakıldığında ise karışık kimerik ve tam kimerik hastalar arasında farklılık olmadığı görüldü. Sonuç: Çalışmamızda allojenik hematopoetik kök hücre nakli (HKHN) yapılmış çocuk hastalarda nakil sonrası transfüzyon ihtiyacını belirlemek için incelenen faktörler arasından yaş, prognoz, nakil öncesi transfüzyonlar, trombosit engrafman zamanı, kimerizm durumu, hazırlık rejimi uygulanma durumu ve hastalık tanısının literatüre uyumlu olarak transfüzyon ihtiyacına etkisi olduğu belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: ''Hematopoetik kök hücre (HKHN) nakli'',''Eritrosit süspansiyonu'', "Trombosit süspansiyonu ''