Primer ve metastatik invaziv lobüler karsinomlarda PD-L1 ekspresyonunun; tümör infiltre eden lenfosit (TIL), hormon reseptör durumları, HER2 ekspresyonu ve klinikopatolojik parametreler ile ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DR. ABDURRAHMAN YURTASLAN ONKOLOJİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SELMA AYBİKE DURAN
Danışman: Sibel YENİDÜNYA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: İnvaziv lobüler karsinom (ILC), meme kanserlerinin %5–15'ini oluşturan ve genellikle yavaş seyirli olmakla birlikte geç nüks ve uzak metastaz eğilimi gösteren bir alt tiptir. Bu çalışmada, ILC ve mikst invaziv duktal/lobüler karsinom olgularında tümör infiltre eden lenfosit (TIL) düzeyi ile Programlanmış Hücre Ölümü Ligandı-1 (PD-L1) ekspresyonunun histomorfolojik ve prognostik parametrelerle ilişkisini değerlendirmek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Kasım 2019 – Mayıs 2025 tarihleri arasında Dr. Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Hastanesi Tıbbi Patoloji Kliniğinde tanı almış 18 yaş üzeri 298 kadın hastaya ait toplam 310 doku örneği retrospektif olarak incelendi. Olguların 278'i primer, 32'si metastatik dokuydu. Histomorfolojik değerlendirmede tümör varyantı, patern tipi, grade, lenfovasküler ve perinöral invazyon, lenf nodu ve uzak metastaz durumu kaydedildi. TIL oranı 2014 Uluslararası TIL Çalışma Grubu kriterlerine göre değerlendirildi. PD-L1 ekspresyonu Cell Marque (28-8) klonu ile Ventana Benchmark Ultra cihazında çalışıldı ve tümör (TPS), immün hücre (IC) ve kombine pozitif skor (CPS) yöntemleriyle <%1, %1–9, %10–49, %50–100 şeklinde sınıflandırıldı. Elde edilen veriler hormon reseptör durumu, HER2, Ki67, moleküler alt tip ve klinik değişkenlerle karşılaştırıldı. Bulgular: Tanı medyan yaşı 55 (IQR 46–63; aralık 30–90) olup aksiller lenf nodu metastazı %51, uzak metastaz %15,8'di. Primer tümörlerde TIL <%1: %61,9; %1–5: %24,5; ≥%10: %7,5'ti. PD-L1 dağılımları TPS <%1: %90,0; %1–9: %8,5; %10–49: %1,5; IC <%1: %69,0; %1–9: %20,1; %10–49: %9,7; CPS <1: %64,2; 1–9: %32,4; 10–49: %3,5 şeklindeydi. TIL ve IC arasında zayıf pozitif korelasyon vardı (rho=0,135; p=0,030). Pleomorfik varyant ve solid patern, TPS/IC/CPS düzeylerini artırmaktaydı (tümü p≤0,020; pleomorfik için p≤0,002). Primer ve metastatik dokularda TPS dağılımları benzerdi. Sağkalım; ≥50 yaş (log-rank p=0,016), ileri TNM evresi (p=0,020), artmış pT (p<0,001) ve nükleer skor 3 (p≤0,050) ile daha kısaydı, saf ILC'de mikst NST/ILC'ye göre daha uzundu (p=0,038). Uzak metastaz en sık kemik ve karaciğerdeydi. Sonuçlar: ILC'de PD-L1 ekspresyonu genel olarak düşüktür; ancak pleomorfik varyant, solid patern, yüksek nükleer skor ve yüksek grade daha yüksek PD-L1 ekspresyonu ilişkilidir. Bu bulgular seçilmiş alt gruplarda immünoterapi duyarlılığını düşündürür. Yaş, pT ve nükleer skor sağkalım açısından güçlü prognostik göstergelerdir. Anahtar Kelimeler: İnvaziv Lobuler Karsinom, PD-L1