Tip 1 diyabetes mellitus tanılı çocuk ve adölesan olgularda başvuru 25-hidroksi vitamin D düzeyleri ve klinik, laboratuvar, izlem verileri ile ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DR. SAMİ ULUS KADIN DOĞUM ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GÖKCEN KARAMIK

Danışman: Semra ÇETİNKAYA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Tip 1 Diyabetes Mellitus (T1 DM), insidansında artış görülen, beta hücre harabiyetine bağlı, gelişiminde otoimmünite, genetik ve çevresel faktörlerin rol oynadığı otoimmün bir hastalıktır. D vitamininin immün sistem üzerinde olan etkileri T1 DM ile ilişkisini önemli hale getirmektedir. Çalışmamızda Tip 1 diyabetli çocuk ve adölesan yaş olgularımızın tanı anı 25-hidroksi vitamin D (25-OH D) düzeylerinin; klinik, laboratuvar ve izlem verileri ile ilişkisini değerlendirmeyi amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEM: 01.01.2009-31.12.2015 tarihleri arasında hastanemiz endokrin kliniğinde, T1 DM tanısı alan, izlem verileri olan olgular çalışmaya dahil edildi. Dosya bilgilerinden; başvuru, öz/soygeçmiş, klinik, laboratuvar, izlem verileri tarandı. Farklı çalışmalarda önerilen 25-OH D düzeyleri eksiklik/yetersizlik/yeterlilik eşik düzeylerine göre; tüm verilerin ilişkisi değerlendirildi. BULGULAR: Çalışmaya %53,9'u kız, tanı yaş ortalaması 8,62±4,19 yıl, en sık yaş grubunu %41,9 ile 10-14 yaşın oluşturduğu, %59,1'i prepubertal, %53,9'u diyabetik ketoasidoz (DKA) ile tanı almış, %23,4'ünde otoimmün hastalık bulunan 115 T1 DM'li çocuk ve adölesan olgu dahil edildi. Olguların en sık tanı aldığı mevsim %31,3 ile sonbahar, doğum mevsimi %28,7 ile yaz idi. %32,2 oranı ile en sık anti-adacık antikoru ve anti-GAD antikoru birlikteliği mevcuttu. Tanıda bakılan ortalama 25-OH D düzeyi 18,90±11,07 ng/ml idi ve buna göre olguların %86'sının 25-OH D düzeyinin <30 ng/ml, %60'ının <20 ng/ml olduğu saptandı. Ortalama 25-OH D düzeyleri eksik/yetersiz/yeterli durumuna göre üç farklı eşik değer alınarak değerlendirme yapıldığında; 25-OH D düzeyi <20 ng/ml olan olguların ketoz/ketoasidozdan çıkma sürelerinin daha uzun olduğu, yine 25-OH D düzeyi yeterli olan olguların ketozis ile tanı aldığı saptandı. 2±1. ay kontrollerindeki balayı durumları (%52,2'si balayı döneminde), insülin dozları ve tanı sonrası ilk iki yıldaki ortalama HBA1c düzeyleri ile ortalama 25-OH D düzeyleri arasında bir ilişki bulunmadığı belirlendi. SONUÇ: Literatürde T1 DM ve 25-OH D düzeyi ilişkisini değerlendiren pek çok çalışma bulunmaktadır. Çalışmamız klinik ve izlem verilerinin ve özellikle 2±1. ay kontrollerindeki balayı durumlarının da değerlendirildiği bir pilot çalışmadır. Çalışmamızda D vitamini düzeylerinin tanı anındaki verileri etkilediğini, izlemde anlamlı etkisi olmadığını saptadık. Ancak iyi kurgulanmış prospektif çalışmalara ihtiyaç olduğu kanaatine ulaştık.