Obsesif kompulsif bozukluk ile izlenen ergenlerin pandemi sürecinde semptom şiddetlerinin yeniden değerlendirilmesi ve bu olguların duygu düzenleme, psikolojik kontrol ve dayanıklılık açısından incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY PROF. DR. MAZHAR OSMAN RUH SAĞLIĞI VE SİNİR HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ÇOCUK VE ERGEN PSİKİYATRİSİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CEMRE İSTANBULLU
Danışman: Gül KARAÇETİN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Obsesif kompulsif bozukluk (OKB) tanılı ergenlerde COVID-19 pandemisinin birinci ve üçüncü yılındaki semptom şiddetinin karşılaştırılması ve semptom şiddet değişiminin ergenlerin duygu düzenleme (DD) stratejileri, psikolojik dayanıklılıkları ve ebeveynlerinden algıladıkları psikolojik kontrol ile olan ilişkisinin değerlendirilmesidir. Verilerin ayrıca sağlıklı kontrollerle kıyaslanması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya pandeminin birinci yılında OKB tanısı almış 12-19 yaş arası 46 ergen dahil edildi. Kontrol grubuna, daha önce psikiyatri başvurusu olmayan 12-19 yaş arası 42 ergen alındı. Katılımcılara sosyodemografik ve klinik veri formu, Okul Çağı Çocukları için Duygudurum Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi – Şimdi ve Yaşam Boyu Versiyonu- Türkçe Uyarlaması uygulandı. Katılımcılara Ergenler İçin Duygu Düzenleme Ölçeği (EİDDÖ), Psikolojik Kontrol Ölçeği (PKÖ) ve Çocuk ve Genç Psikolojik Sağlamlık Ölçeği (ÇGPSÖ-12) özbildirim şeklinde doldurtuldu. OKB semptom şiddetleri Çocuklar İçin Yale-Brown Obsesif Kompulsif Ölçeği (ÇY-BOKÖ) ile değerlendirildi. Vaka grubu, ÇY-BOKÖ skor değişimlerine göre kötüleşme görülenler ve kötüleşme görülmeyenler olarak iki alt gruba ayrıldı. Bulgular: Pandeminin birinci ve üçüncü yılındaki ÇY-BOKÖ puanlarının değişimine bakıldığında; katılımcıların %10,86'sinin (n=5) tamamen iyileştiği, %65,21'inin (n=30) semptom şiddetinde azalma ve %23,91'inin (n=11) semptom şiddetinde artış olduğu bulundu. Semptomları kötüleşenler ile kötüleşmeyenler arasında obsesyon tipleri açısından farklılık saptanmadı. EİDDÖ puanları karşılaştırıldığında, vaka grubunda içsel DD ve işlevsel olmayan DD yöntemlerinin kontrol grubuna göre daha sık kullanıldığı görüldü. OKB'si kötüleşenlerde, kötüleşmeyenlere kıyasla daha yüksek içsel işlevsel olmayan DD puanları saptandı. Pandemi döneminde semptomları kötüleşen OKB tanılı ergenlerin anne PK ve anne PKÖ toplam puanları, kötüleşmeyenlere kıyasla daha yüksek bulundu. OKB'li ergenlerin anne PK ve içsel işlevsel olmayan DD puanları ile obsesyon, kompulsiyon ve toplam ÇY-BOKÖ skorları arasında pozitif yönde ilişki olduğu bulundu. Katılımcıların tümü değerlendirildiğinde, ÇGPSÖ puanları ile PKÖ tüm alt puanlarının negatif yönde ilişkili olduğu saptandı. Yapılan hiyerarşik regresyon analizinde; vaka grubunda anne PK puanının kötüleşme, terapi öyküsünün ise iyileşme yordayıcısı olduğu sonucuna ulaşıldı. Sonuç: Ergenlerin duygu düzenleme stratejilerinin, ebeveynden algıladıkları psikolojik kontrolün, psikolojik dayanıklılığın ve terapi öyküsünün pandemi dönemi OKB şiddet değişimi ile ilişkili olduğu gösterildi.