Epiretinal membran cerrahisi sonrası retinal yer değiştirmenin incelenmesi ile anatomik ve fonksiyonel sonuçların değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA GÜLHANE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: RABİA ERTÜRK
Danışman: Yağmur Seda YEŞİLTAŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın temel amacı, kliniğimizde katarakt cerrahisi ile kombine ya da tek başına uygulanan epiretinal membran (ERM) cerrahisi sonrasında meydana gelen retinal yer değişimini ve cerrahi ilişkili mikroyapısal değişimlerin optik koherens tomografi (OKT) aracılığıyla ayrıntılı biçimde değerlendirilmesidir. Bu kapsamda, en iyi düzeltilmiş görme keskinliği (EİDGK), optik disk-fovea mesafesi (OFD), fovea eğim açısı (FA), ETDRS halkaları düzeyinde maküler kalınlık/volüm asimeterileri, EZ ve ELM bütünlüğü, DRIL varlığı ve foveal kontür morfolojisi analiz edilerek bu anatomik parametrelerin postoperatif görsel sonuçlarla olan ilişkisi ortaya konulmuştur. Elde edilen bulguların, cerrahi sonrası anatomik iyileşmenin dinamik sürecini daha iyi anlamaya, fonksiyonel sonuçlarla olan ilişkisini belirlemeye ve nihayetinde görsel prognozu öngörmeye katkı sunması hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışmada, 2010–2023 yılları arasında Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği'nde ERM tanısıyla takip edilen ve katarakt cerrahisi ile kombine ya da tek başına PPV + ERM + İLM soyulması operasyonu geçiren hastalar incelendi. Başlangıçta 618 hasta değerlendirildi; dışlama kriterlerine sahip 295 hasta ve uygun görüntü/veri olmayan olgular elendikten sonra, 142 idiyopatik ERM'li hastanın 142 gözü çalışmaya dahil edildi. Her hastanın preoperatif ve postoperatif 1., 3., 6. ay ve 1. yıl kontrollerine ait Heidelberg Spectralis OKT görüntüleri analiz edildi. Görme fonksiyonları logMAR cinsinden ölçülen en iyi düzeltilmiş görme keskinliği (EİDGK) ile değerlendirildi. Anatomik analizlerde, açık kaynaklı "Fiji (ImageJ)" yazılımı kullanıldı. OFD ve FA manuel olarak ölçüldü; ETDRS ızgarasına göre iç ve dış halkalardaki dört temel kadrana ait kalınlık ve volüm değerleri üzerinden horizontal ve vertikal asimetriler hesaplandı. Ayrıca her bir zaman noktasında, 1000 mikronluk foveal alanda foveal kontür morfolojisi, EZ ve ELM bütünlüğü ve DRIL varlığı değerlendirildi. Tüm ölçümler iki gözlemci tarafından bağımsız olarak yapıldı. Ölçümler arasında %5'ten fazla fark saptanması halinde kıdemli retina uzmanının görüşü esas alındı. Bulgular: Çalışmaya 142 hasta dâhil edilmiş olup, tüm evrelerde preoperatif ve postoperatif en iyi düzeltilmiş görme keskinliği (EİDGK) değerleri arasında anlamlı fark saptandı (p 0,05). OFD ve FA değerlerinin zamanla anlamlı düzeyde azaldığı görüldü. Bu azalmanın, preoperatif dönem ile postoperatif 1. yıl arasındaki tüm zaman noktalarında istatistiksel olarak anlamlı fark oluşturduğu saptandı (p 0,05). Elipzoid zon (EZ) ve eksternal limitan membran (External Limiting Membrane, ELM) bütünlüğüne göre oluşturulan gruplar ayrı ayrı değerlendirildiğinde, her iki grup için de ortak bulgu olarak görme keskinliği farkının çoğu zaman noktasında istatistiksel olarak anlamlı olmadığı görüldü (p>0,05). Bununla birlikte, her iki yapıda da zamanla anlamlı düzeyde görsel iyileşme izlendi (p 0,05); ancak her grupta zamanla anlamlı görsel iyileşme saptandı (p 0,05), her bir grupta zamanla anlamlı görsel iyileşme izlendi (p 0,05). Sonuç: Bu çalışmanın sonuçları, ERM cerrahisinin görsel kazanım açısından etkili bir yöntem olduğunu ve bu kazanımın yalnızca anatomik düzeltmelere değil, aynı zamanda mikroyapısal bütünlüklerin korunmasına da bağlı olduğunu göstermektedir. Optik disk–fovea mesafesi ve foveal açının azalması, retinal yer değiştirmeyi işaret etmekte olup, görsel kazanımla ilişkili olabilmesi nedeniyle önemli bir fenomen olarak öne çıkmaktadır. Görme keskinliği her hastada benzer düzeyde artmasa da ELM ve EZ bütünlüğünün korunması veya zamanla iyileşmesi, daha başarılı görsel sonuçlarla ilişkili bulunmuştur. DRIL'in iyileşmesi hem anatomik hem fonksiyonel iyileşmenin bir göstergesi olarak öne çıkarken, foveal kontür gibi yapılar görsel kazanımı doğrudan belirlemese de altta yatan fotoreseptör organizasyonuna dair ipuçları sunmaktadır. Bulgular, cerrahi sonrası görsel iyileşmenin tek bir belirteçle değil, zaman içinde değişen ve birbirleriyle etkileşim gösteren çok sayıda yapısal faktörle şekillendiğini ve bireyselleştirilmiş prognoz tahminlerinin bu çok boyutlu değerlendirmelerle daha sağlıklı yapılabileceğini ortaya koymaktadır.