Meme kanserinde preoperatif serum matriks metalloproteinaz-2 (MMP-2) düzeyi ile klinikopatolojik faktörlerin ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DR. ABDURRAHMAN YURTASLAN ONKOLOJİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AHMET KARAYİĞİT

Danışman: Lütfi DOĞAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

GİRİŞ Oldukça heterojen bir tümör grubu olan meme kanserlerinde geleneksel prognostik faktörlerin kullanımı sınırlı tümör alt grupları için geçerlidir. Tümörogenezis aşamasında rol oynadığı düşünülen ve ölçüm kolaylığı olan değişik biyobelirteçler uzun süredir prognostik faktör olarak araştırma konusu olmuşlardır. Bazı proteinler, nükleik asitler, metabolitler, dolaşan tümör hücrelerinin kuantitatif ölçümleri bu amaçla kullanılmıştır. Matriks metalloproteinaz (MMP)' lar temel kimyasal (protein) yapıları birbirine benzeyen 20 değişik molekülden oluşan büyük bir endopeptidaz ailesidir. Pekçok dokuda bulunabilen biyolojik maddelerdir. Tümöral dokulardan salgılanabildikleri gibi peritümöral stromal dokudan ve enflamasyonda rol alan hücrelerden de salgılanabilirler. AMAÇ Bu çalışma meme karsinomlu hastalarda preoperatif dönemde periferik kanda MMP2 seviyelerini araştırmak ve yaş, cinsiyet, vücut kitle endeksi (VKİ), hastalık evresi, tümör boyutu, lenfatik yayılım durumu, grade, hormon reseptör durumu, CerbB2 reseptör durumu, gibi klinikopatolojik parametreler ve bilinen prognostik faktörlerle ilişkisini incelemek amacı ile planlanmıştır YÖNTEM VE GEREÇ Çalışmaya tanıları konularak cerrahi tedavileri yapılan ve çalışmaya katılmayı kabul eden 126 ardışık meme kanserli hasta dahil edildi. Aynı kliniğe değişik sebeplerle başvurmuş olan ve yapılan fiziksel, radyolojik gerekirse patolojik incelemelerinde memenin malign ya da benign proliferatif lezyonlarına rastlanmayan 42 hasta kontrol grubunu oluşturdu. Hastalar postoperatif dönemde takip edilerek patoloji sonuçları ile birlikte klinik (yaş, cinsiyet, menapoz durumu,vücut kitle endeksi) ve patolojik ( TNM evresi,T boyutu,a ksiller nodal durumu, grade, hormon reseptör durumu, ki67 skoru ) özellikleri kaydedildi. BULGULAR Çalışmaya katılan Hasta ve kontrol grubundaki bireylerin serum MMP2 değerleri incelendiğinde, hasta grubundakilerde istatistiksel olarak anlamlı düzeyde MMP2 değerlerinin yüksek olduğu görülmektedir.MMP2 seviyeleri ile meme kanserli hastaların klinikopatolojik özellikleri arasındaki ilişki değerlendirildiğinde; MMP2 ile tümörün histolojik gradi ve cerbb2 seviyeleri arasında anlamlı ilişki olduğu saptandı. Yüksek gradeli (grade3) ve cerbB2 pozitif hastalarda MMP2 seviyeleri anlamlı olarak yüksek saptanmıştır SONUÇ Bu çalışmada, meme kanseri ya da benign proliferatif meme lezyonu bulunmayan bireylere göre meme kanserli hastaların serum MMP2 seviyelerinin anlamlı olarak yüksek olduğu teyit edilmiştir. Yüksek gradeli ve Her2 overekspresyonu olan tümörlerin agresif özellikleri ve erken rejyonel ve uzak metastaz yapmaya olan eğilimleri bilinir. Bu çalışmada, yüksek gradeli ve Her2(+) tümörlerin bu davranışlarına MMP2 nin aracılık edebileceği ortaya konulmuştur. Gerek yüksek gradeli gerekse Her2 ekspresyonunun bulunduğu tümörlerde, MMP2 genlerinin upregülasyonu aracılığı ile bu enzimin seviyesi ya da proteolitik kapasite artıyor olabilir. Bu bilgiler ışığında günümüzde meme kanserinin sistemik tedavisinde önemli bir yeri olan anti-Her2 tedavilerin, MMP inhibitörleri ile birlikte kullanımı gibi yeni klinik araştırma alanları açılabilir.