Ayak bileği kırıklarına eşlik eden deltoid bağ yaralanmalarında konservatif ve cerrahi tedavinin karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KAAN AKSOY
Danışman: Uğur TİFTİKÇİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Ayak bileği kırıkları ortopedi pratiğinde çok sık karşılaşılan yaralanmalardandır. Ayak bileği stabilitesinde en az kemik yapılar kadar ayak bileği çevresindeki ligamentlerde etkilidir. Çalışmamızın amacı ayak bileği kırıklarına eşlik eden deltoid bağ yaralanmalarında konservatif takip edilen ve cerrahi uygulanan hastaların fonksiyonel ve radyolojik değerlerinin karşılaştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda 2018-2021 yılları araasında Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvuran,18-65 yaş arası, cerrahi endikasyonu olan izole lateral malleol kırığı ve yine cerrahi tedavi endikasyonu olan lateral malleol ve cerrahi tedavi endikasyonu olmayan posterior malleol kırığı birlikteliği olan ve medial clear space i 4mm'nin üzerinde olan hastalardan deltoid bağ onarımı yapılan ve konservatif tedavi ile takip edilen toplam 120 hasta retrospektif olarak incelendi. Her iki hasta grubunda da lateral malleol kırığına plak vida fiksasyonu uygulanmış olup sindesmotik ligament kompleksi vida tespiti ile fikse edilmiştir. Ameliyat sonrası her iki hasta gruplarında da medial clear space 4 mm nin altına düşmüş başarılı cerrahi olma şartı aranmıştır. Her iki grupta, 4 hafta atel tedavisi ardından 2 hafta pasif hareket başlanmış ve 6. Hafta da tolere edebildiği kadar yük verdirilmiştir. Bu 2 hasta grubunun radyolojik olarak; MCS, TFO, TCA, TFCS, talar tilt, artroz değerleri incelendi. Fonksiyonel sonuçlarda ise AOFAS, VAS ve OLERUD MOLANDER skorları değerlendirildi. Bulgular: AOFAS, OLERUD ve VAS fonksiyonel skorlamalarında ortalama değer deltoid bağ onarımı yapılan grupta daha iyi bulunmasına rağmen her iki grubun fonksiyonel sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır. Her iki grup arasında radyolojik sonuçlarda TFO değerinde deltoid bağ onarımı yapılan grupta daha yüksek değer olacak şekilde istatiksel anlamlı fark bulunmuştur. (p<0.001). TCA (p=0.289), TFCS (p=0.841), talar tilt (p=0.535) ve artorz skorları (p=0.690) arasında her iki grup arasında istatiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır. Deltoid bağ onarımı yapılan hastalarla kontrol grubundaki hastaların preopa göre postop MCS değerleri benzer düzeyde azalmamıştır. Bu etkileşim anlamlı bulunmuştur. (p<0.001).Deltoid bağ onarımı yapılan hastalarda Preopa göre post op MCS değerlerinde 3.22 mm lik azalma deltoid bağ onarımı yapılmayan gruptaki hastalarda 2.14 mmlik azalma saptandı. Deltoid onarımı yapılan hastalarla onarım yapılmayan gruptaki hastaların preopa göre postop MCS değerlerinde benzer düzeyde azalma olmamıştır. Bu azalma istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Radyolojik bulguların AOFAS üzerindeki etkisi için yapılan regresyon analizinde AOFAS puanları için belirleyici faktörlerin Postop MCS ve Postop TFO değerlerinin olduğu tespit edilmiştir. ( R² =0.124 F=3.226, p=0.009) .Postop MCS değerinde 1 mm artış AOFAS puanında 3.442 puanlık azalmaya neden olmakta. Postop TFO değeri 1 birimlik mm artış AOFAS puanında 1.318 puanlık artışa neden olmaktadır. Sonuç: Bu çalışmada elde edilen en önemli sonuç, ayak bileği kırıklarına eşlik eden deltoid yaralanmalarının tedavisinde, uygun kırık redüksiyonu elde edildiğinde, deltoid ligamentin hem konservatif takibi hem de cerrahi tamirinde başarılı sonuçlar elde edilebilmesidir. AOFAS OLERUD ve VAS skorları açısından gruplar değerlendirildiğinde, deltoid tamiri yapılan hastalarda skorlar bir miktar daha yüksek bulunsa da, gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır. Her iki grupta da eklem hareket kısıtlılıkları açısından anlamlı fark oluşmamıştır. Radyolojik olarak ise, deltoid tamiri yapılan hastalarda, deltoid tamiri yapılmayan hastalara göre, medial eklem açıklığı kapanmasının ve tibiofibular örtüşmenin daha iyi sağlanabildiği ortaya konulmuştur. Çalışmada, radyolojik olarak ölçülen, MCS ve TFO değerlerinin AOFAS skorları üzerinde anlamlı etkisi olduğu çıkarımına varılmıştır.