Bağışçı anksiyete düzeylerinin trombosit aktivasyonu üzerine etkisinin akım sitometri yöntemi ile değerlendirilmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SONER YILMAZ
Danışman: İsmail Yaşar AVCI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Son yıllarda yapılan çalışmalarda anksiyete, sigara, diyet alışkanlıkları gibi kişisel yaşam tarzları ve alışkanlıklarının trombosit hücrelerinde aktivasyona yol açarak trombosit fonksiyonlarında değişikliklere yol açabildiği gösterilmiştir. Çalışmamızda trombosit aferez bağışçılarının durumluk ve sürekli anksiyete düzeylerini, sigara, alkol kullanımı ve spor alışkanlıklarını değerlendirilerek, bunların bağışçıdan elde edilecek aferez trombosit ürünündeki total trombosit sayısına ve bu trombositlerdeki aktive trombosit oranına etkisini incelemeyi amaçladık. Aferez trombosit bağışı yapmaya uygun 98 erkek çalışmaya dahil edildi. Aferez işlemine geçilmeden önce katılımcılara, Durumluk ve Sürekli Kaygı Ölçeği uygulandı. Ayrıca katılımcılara düzenli spor yapıp yapmadıkları, sigara ve alkol kullanıp kullanmadıklarına ilişkin sorular yöneltilerek cevapları kayıt altına alındı. Ürünlerden alınan örnekler aktive trombositler açısından akım sitometri yöntemi kullanılarak analiz edildi. Bağışçıların 86'sının durumluk kaygı düzeyi normalken, 12'sinin yüksekti. Durumluk kaygı düzeyi normal ve yüksek olan bağışçılar arasında aferez trombosit ürünlerindeki toplam trombosit sayıları (sırasıyla 5,8±1,5x1011 ve 5,5±1,4x1011) , aktive trombosit mutlak sayıları (sırasıyla 2,5±2,1x1011 ve 2,1±1,7x1011) ve aktive trombosit yüzdeleri (% 20,0±18,1 ve 16,0±12,0) ortalamaları açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmadı. Bağışçıların 42'sinin sürekli kaygı düzeyi normalken, 56'sının yüksekti. Sürekli kaygı düzeyi normal ve yüksek olan bağışçılar arasında aferez trombosit ürünlerindeki toplam trombosit sayıları (sırasıyla 6,1±1,6 x 1011 ve 5,5±1,3x1011) , aktive trombosit mutlak sayıları (sırasıyla 2,6±2x1011 ve 2,3±2,1x1011) ve aktive trombosit yüzdeleri (% 21,1±17,4 ve 18,4±17,7) ortalamaları açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmadı. Bağışçıların durumluk ve sürekli kaygı düzeyleri ortalamaları ile aferez trombosit ürün kalitesi parametreleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmadı. Düzenli spor aktivitesinde bulunanların aferez trombosit ürünü toplam trombosit sayısı ortalaması, bulunmayanlara göre istatiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek saptandı (sırasıyla 6,3±1,4x1011 ve 5,5±1,4x1011,p <0,30). Hematolojik hastalıklarla ilgilenen sağlık personelinde, bağışçı anksiyetesinin yüksek oluşunun aferez trombosit ürünü kalitesini olumsuz etkileyebileceğine dair endişeler yaygın olarak bulunmakla birlikte, bu bilimsel olarak şimdiye kadar araştırılmamıştır. Elde ettiğimiz sonuçlar, bağışçıların durumluk ve sürekli kaygı düzeylerinin trombosit aferez ürün kalitesine herhangi bir anlamlı etkilerinin bulunmadığını ortaya koymuştur.